Danıştay Kararı 7. Daire 2020/3777 E. 2022/3413 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/3777 E.  ,  2022/3413 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3777
Karar No : 2022/3413

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı … Başkanlığı

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2007 yılının Ocak ilâ 2008 yılının Temmuz dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, yürüttüğü faaliyeti dolayısıyla davacının banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olmadığı, olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 118. maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan ve vergilendirme hatası olarak kabul edilen “mükellefiyette hata”nın varlığının kabulü zorunlu olduğundan, düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; faiz istemi yönünden ise, bozma kararı üzerine, tahsil edilen tutarın faiziyle davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile ödenen verginin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Beyana karşı dava açılamayacağı, olayda açık vergi hatasının bulunmadığı, talebin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı ve Kanun’a aykırı olduğu, faiz ödenmesine ilişkin kanuni bir düzenlemenin bulunmadığı ve bu durumun Anayasa’nın 73. maddesinde düzenlenen “kanunilik ilkesine” aykırılık oluşturacağı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, “Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 29/03/2019 tarih ve E:2014/3016, K:2019/2163 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, ödenen tutarın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.