Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/27257 E. 2014/38768 K. 19.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27257
KARAR NO : 2014/38768
KARAR TARİHİ : 19.12.2014

MAHKEMESİ : DARGEÇİT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2013/37-2014/154

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A)Davacı vekili, müvekkilinin 02.03.2010 tarihinden beri işverenlerin yüklenici olarak yapımını üstlendiği Ilısu Barajı ve Hes Projesi İnşaatında 0600013121309 sicil numarası ile işe başladığını, yüklenici firmada ekskavatör olarak çalıştığını, hizmet süresinin sonunda brüt ücretin 3.104,08 TL ücretle hizmet akdinin 15.02.2013 tarihinde hiçbir haklı neden yok iken feshedildiğini, davalı işverenlerin hukuka ve aykırı mesnetsiz işlemlerden dolayı iş bu davanın tespit, tazminat ve boşta geçen süreye ilişkin ücret talepli olarak 4857 sayılı İş Kanunun 20 ve 21. maddesi gereğince kanuni süre içinde açma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkilinin davalılar nezdinde çalıştığı işe karşılık olarak en son aldığı brüt ücret tutarının 3.104,08 TL olduğunu, müvekkilinin çalıştığı dönem itibarıyla davalı işverende çalışan kişi sayısının 4857 sayılı kanunun ilgili maddesinde iş bu davanın kabulü için aranan sayıdan fazla olduğunu, müvekkilinin çalıştığı süre içerisinde iş akdinin ne haklı ne de geçerli bir sebeple feshine sebep olabilecek herhangi bir davranışının olmadığını, müvekkilin çalıştığı dönem içerisinde akdin feshine ilişkin işverence geçerli sebep gösterilmediği gibi müvekkiline herhangi bir ihtar yada uyarı yazısı tebliğ edilmediğini, müvekkilinin iş akdi davalı işveren tarafından hiçbir sebep gösterilmeksizin ve haksız, hukuka aykırı bir şekilde sonladırıldığını, fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmemiş olduğunu ve yazılı olarak yapılmadığını, yasanın bu emredici kuralına uygun olmayan bir feshin geçerli bir nedene dayanmadığını, davalı işverenler usulüne uygun olmayan fesih bildirimi ile feshin son çare olması ilkesinin ihlal edildiğini, feshin geçersizliğinin tespiti ile tazminat ve boşta geçen süreye ilişkin ücret taleplerinin davanın kabulü için kanunun aradığı tüm şartların vuku bulunduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının baki kalmak şartı ile yapılan fesih işleminin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin aynı işe aynı görev tanımı ve ünvanı, özlük haklarında herhangi bir değişiklik olmaksızın iadesini, işe iade kararına uyulduğu ve uyulmadığı durumlarda müvekkilin fesihten itibaren boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretinin ve sosyal haklarının davalılardan tahsilini, dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte işe iade kararına uyulmadığı takdirde iade kararına aykırılıktan dolayı dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlamama tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde kalmasını talep ve dava etmiştir.
B)Davalı vekili, ; iş akdinin geçerli bir sebeple ve usulüne göre feshedildiğini, iş sözleşmesinin davacının çalıştığı tünel işinin sonuna gelinmesi nedeniyle 15/02/2013 tarihinde feshedildiğini, davacının imzadan imtina etmesi sonucunda Mardin 1. Noterliği 20/02/2013 tarih 1027 yevmiyeli bildirim ile bu durumun davacıya tebliğ edildiğini, fesih bildiriminin usulüne uygun olarak yazılı ve gerekçeli olarak yapıldığını, davacının iş akdinin müvekkil firmanın davacıyı çalıştırdığı işin sonuna gelinmesi nedeniyle ve davacının hizmetine ihtiyaç kalmaması nedeniyle feshedildiğini, davacının iş akdinin feshinden sonra bu pozisyona herhangi bir çalışan alınmadığını, bu hususların göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Mahkemenin feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermesi isabetlidir.Ancak Mahkemece, davacının, davalı iki şirketin oluşturduğu adi ortaklıktaki işine iadesine karar verilmesi ve işe başlatmama tazminatından adi ortaklığı oluşturan şirketlerin birlikte sorumlu tutulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Belirtilen sebeplerle hükmün, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının N..- C.. Adi Ortaklığı’ndaki İŞE İADESİNE,
4-Davacının yasal sürede işverene başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine karar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının adi ortaklığı oluşturan N.. İnş. Ve Tic. AŞ ile C.. İnş. San ve Tic. AŞ tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5-Davacının yasal sürede işverene başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak adi ortaklığı oluşturan N.. İnş. Ve Tic. AŞ ile C.. İnş. San ve Tic. AŞ tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,.
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 70.35 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 19.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.