YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5746
KARAR NO : 2014/38703
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ : MİHALIÇÇIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
TARİHİ : 07/11/2012
NUMARASI : 2012/5-2012/91
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirkete ait olan Kavak Krom İşletmelerinde Mayıs 1994 yılında işe başladığını, işyerinde çalışmakta iken emeklilik prim gün sayısının dolmuş olması sebebiyle, işten ayrılmak ve kıdem tazminat hakkının ödenmesi bakımından SGK Müdürlüğü’ne 17.05.2011 tarihinde dilekçe verdiğini, SGK Müdürlüğü’nce verilen cevabi yazıda hizmet süresinin 16 yıl, 10 ay, 9 gün olduğunun, prim gün sayısının da 5037 gün olduğunun davalı şirkete bildirildiğini, müvekkilinin bu yazı ile birlikte işi bıraktığını ve kıdem tazminatının ödenmesini işverenden talep ettiğini, bugüne kadar tazminatının kendisine ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı alacağının iş akdinin fesih tarihi olan 24.05.2011 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkette 01.12.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının davalı şirketteki iş akdini ise 24.05.2011 tarihli dilekçesi ile şahsi nedenlerden, kanunen yaş dolayısıyla emeklilik şartlarının yerine getirildiği iddiası ile SGK’ya ait kıdem tazminatına esas yazıyı da sunarak işyerinden 25.05.2011 tarihi itibarı ile ilişiğinin kesilmesini talep ederek sona erdirdiğini, davalı şirketin de işbu sebeple davacı ile mevcut iş akdini sonlandırmak durumunda kaldığını, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/5. maddesi gereği, iş sözleşmesini işçinin bağlı bulunduğu kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malüllük aylığı veya toplam ödeme almak amacıyla feshedilmesi halinde işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağını, işçinin 506 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 60/1-A. Maddesinin alt a ve b bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartların mevcudiyeti veya aynı kanunun geçici 81. maddesi gereği yaş şartı aranmaksızın sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının tamamlanması halinde de kendi isteği ile işten ayrılabileceğini ve işbu halde kıdem tazminatı alacağına hak kazanacağını, kanunun burada taşıdığı amacın işçinin prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık gününü doldurması halinde yaş şartını yerine getirmeksizin kıdem tazminatı alacağına hak kazanmasını sağlamak olduğunu, ancak işçi tarafından her ne kadar izah edilen şartlar sağlanmış ise de, eğer işçinin işten ayrılma anındaki iradesi yani işçinin işten ayrılma amacı bir başka iş yerinde çalışmak ise işçinin kıdem tazminatına hak kazanmasının söz konusu dahi olamayacağını, bu hakkın işçinin çalışma zorunluluğunu ortadan kaldırmak için tanındığını, başka bir iş bulan işçinin kıdem tazminatını alarak işten ayrılmasını sağlamak, işvereni bu şekilde hem zarara uğratmak hem de çalışma düzenini bozmak için tanınmadığını, işçinin, işten ayrılırken ki niyetinin burada önem arz ettiğini, kıdem tazminatı alacağına konu işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davayı davalı şirket aleyhine ikame eden davacı tarafın da müvekkili şirketle mevcut iş akdini emeklilik amacı ile sonlandırmadığını aksine kanunun tanıdığı hakları kendisine araç edinerek başka bir işe başlamadan önce kıdem tazminatı alacağına hak kazanmayı amaç edindiğini, bu sebeple davacının kıdem tazminatını almaya hak kazanmasının da söz konusu olmadığını, davacının davasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumadığını, davacının açıkça hakkını kötüye kullanmakta olduğunu savunarak davacının davalı şirket aleyhine açtığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı 01.12.2006-25.05.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde 4 yıl 5 ay 24 gün çalışmıştır. Davacının, 17.05.2011 tarihi itibariyle toplam hizmet süresi 16 yıl, 10 ay, 9 gün olup, prim gün sayısı da 5037 gün olduğundan, davacının 15 yıllık hizmet süresini doldurduğu, 3600 günden fazla sigorta priminin bulunduğu ve yaş koşulu hariç emekli olmaya hak kazandığı anlaşılmaktadır.
Davacı, iş sözleşmesini sona erdirirken davalı işverene verdiği 24.05.2011 tarihli istifa dilekçesinde 17.05.2011 tarihi itibariyle 15 yıllık kıdeminin dolduğunu açıkça beyan etmiştir. Davacı iş sözleşmesini yaş koşulu hariç emekliliğe hak kazanma nedeniyle feshetmiştir. Mahkemece yasal hakkını kullanan davacının kıdem tazminatı talebinin hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.