Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/4270 E. 2014/38121 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4270
KARAR NO : 2014/38121
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2012
NUMARASI : 2011/341-2012/580

DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarını, birleşen dosyada ise ikramiye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının tüm haklarının karşılığı ödenerek iş akdinin feshedildiğini, davalı şirkette fazla çalışma sisteminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki vekalet ücreti yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma ve hafta tatili için açılan asıl davada takdiri indirim dışındaki reddedilen miktar 2976,28 TL olup, bunun nisbi vekalet ücreti tutarı maktu tutarın altında olmakla maktu vekalet ücreti olan 1.200,00 TL’na hükmedilmesi yerinde ise de, birleştirilen davada talebe konu olan ve ıslah neticesi 800,00 TL’na yükseltilen ikramiye alacağı istemi reddedilmesine karşın AAÜT’nin 12/2.maddesi uyarınca bunun için de 800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece asıl davadaki redden dolayı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin, fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma ücreti konusunda hesap yapılırken sadece davacı şahit anlatımları dikkate alınmıştır. Ancak taraf şahitlerinin anlatımına göre davalı işyerinde normalde 08:30-19:00 arasında çalışıldığı; istisnai olarak ekonomik kriz döneminde çalışmanın saat 19:00 sonrasında da devam ettiğini beyan etmeleri karşısında taraf şahitleri yeniden dinlenerek ekonomik kriz döneminin hangi tarihlerde olduğu ve bu dönemle sınırlı olarak davacının saat 19:00 sonrasında çalıştığı kabul edilerek davacının fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.