Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/4182 E. 2014/38079 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4182
KARAR NO : 2014/38079
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ : TÜRKOĞLU ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2012
NUMARASI : 2012/244-2012/299

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Müvekkilinin davalı işyerinde 24/10/2005 tarihinden itibaren elektrikçi ustabaşı olarak çalışmaya başladığını. 15.03.2006 tarihinde -sigortasının ilgili kuruma bildirildiğini, müvekkilinin 08.10.2010 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz Arak çalıştığını, müvekkilinin haklı sebeple iş sözleşmesini Kahramanmaraş 1. Noterliğinin 10.08.2010 tarih yevmiye numaralı ihtarı ile iş akdini haklı olarak feshettiğini ve işçilik alacaklarının ve tazminatının yedi gün içinde ödenmesini işverenden talep ettiğini ancak bir netice alamadığını, müvekkilinin işe girdiği tarihten bu güne fark ücretini iş veren tarafından ödenmediğini, bunun sonucu olarak da ücret alacağı gerçekleştiğini, ayrıca müvekkilinin sigortasını kuruma eksik bildirildiğini, müvekkiline dini ve milli bayramlarda izin kullandırılmadığını haftanın altı günü işbaşı yaptığını, hafta tatili alacağının bulunduğunu, müvekkiline işveren tarafından yıllık izin kullandırılmadığını, çalışmış olduğu sürelere ilişkin yıllık izin ücreti alacağının verilmediğini, asgari geçim indirimi adı altında 2008 yılı Ocak ayından itibaren yürürlüğe giren yasa hükmü uyarınca fiş parası diye bilinen 33 hafta alacağının da davalı tarafından ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi, genel tatil, yıllık izin ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının alacağının olmadığını, yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma ve asgari geçim indirimi alacakları talebi mahkemece kabul edilerek hüküm altına alınmışsa da, davalı tarafın ibraz ettiği, davacının imzasını da taşıyan bordrolarda bu alacakların tahakkuk ettirildiği görülmektedir.
Mahkemece bu belgeler davacıya gösterilip imzaya itiraz etmediği takdirde bu aylara ilişkin fazla çalışma ve asgari geçim indirimi ücretlerinin ödendiği kabul edilerek ödemenin yapıldığı aylar dışlanmak suretiyle alacakların hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Hükme esas alına bilirkişi hesap raporunda, davacının 56 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu belirtilerek ücretli izin alacağı hesaplanmıştır.
Dosya içerisinde davacının da imzası bulunan yıllık ücretli izin çizelgesinde davacının 2007-2010 yılları arasında yıllık izin kullandığı görülmektedir. Mahkemece yapılacak iş, imzalı bu izin çizelgesine karşı davacıdan diyeceklerini sormak, bir değerlendirmeye tabi tutmak ve oluşacak sonuç doğrultusunda yıllık ücretli izin alacağı hakkında karar vermektir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
4-Dava dilekçesinde, davacı işçinin 24/10/2005-10/08/2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı ileri sürülerek talepte bulunulmuştur. Bilirkişi ise, davacının 07/05/2004-10/07/2004 ile 15/03/2006-08/10/2010 tarihleri arasında çalıştığını belirterek hesaplama yapmıştır.
Bu durumda, 6100 sayılı HMK.nun 26 (1086 sayılı HUMK. 74) maddesindeki taleple bağlılık kuralı uyarınca, 24/10/2005-10/08/2010 tarihleri arası için hesaplama yapılması gerekirken talepten fazla süre üzerinden yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması yerinde değildir.
5-Davacı, dava dilekçesinde haftada 6 gün çalışma yaptığını belirterek fazla çalışma talebinde bulunmuş, bilirkişi ise davacının haftanın 7 günü çalıştığını kabul ederek hesaplama yapmıştır.
Bu durumda, 6100 sayılı HMK.nun 26 (1086 sayılı HUMK. 74) maddesindeki taleple bağlılık kuralı uyarınca, haftanın 6 günü için fazla çalışma hesaplaması yapılması gerekirken talep aşılarak haftada 7 gün üzerinden yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması isabetsizdir.
6-Hüküm fıkrasının 1 numaralı maddesinin b ve e bentlerinde iki kere fazla mesaiye hükmedilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.