Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2937 E. , 2022/5019 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2937
Karar No : 2022/5019
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek davalı idarece aleyhine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …Özel Eğitim Öğretim Spor ve Sağlık Hizmetleri İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kanuni temsilcisi sıfatıyla re’sen tarh edilen vergi ve kesilen cezaların tahsili amacıyla düzenlenen …tarih ve …sayılı, …tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edildiği ve kamu alacağının dava açılmamak suretiyle kesinleşmiş olduğu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinde belirtilen iddialardan olmadığı anlaşıldığından, kesinleşmiş amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu …sayılı ödeme emri içeriği 2015/11 dönemine ait vergi borçları yönünden; istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, istinafa konu kararın buna ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; …sayılı ödeme emri içeriği 2015/11 dönemine ait vergi borçları dışında kalan vergi borçları ile …sayılı ödeme emri yönünden; …sayılı ödeme emrinin 2016 yılına ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin olduğu, …sayılı ödeme emrinin 2015/11 dönemine ait vergi borçları dışında kalan kısımlarının ise, 2016/1-12, 7-9, 8(2 adet), 9(2 adet) dönemlerine ait özel usulsüzlük cezaları, 2016/8,9 dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2016 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2016/7-9 dönemine ait vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin olduğu ve bu borçlardan takdir komisyonu kararlarına istinaden tarh edilen vergilere ilişkin kısımların beyanname verilmemesi nedeniyle gerçekleştirildiği, özel usulsüzlük cezalarının da yine ilgili dönemlere ait beyannamelerin verilmemesi fiili esas alınarak kesildiği, asıl borçlu şirketin 12/08/2016 tarihinde kapatıldığı dikkate alındığında, belirtilen tarih itibarıyla şirket adına verilmesi gereken beyannamelerin verilmemesi nedeniyle tarh edilen vergilerden ve kesilen cezalardan davacının kanuni temsilci sıfatıyla kusur sorumluluğu bulunmadığından, ödeme emirlerinin ilgili kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun, …sayılı ödeme emri içeriği 2015/11 dönemine ait vergi borçları yönünden reddine, …sayılı ödeme emri içeriği 2015/11 dönemine ait vergi borçları dışında kalan vergi borçları ile …sayılı ödeme emri yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının anılan kısmı kaldırılarak, bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : OHAL KHK kapsamında ticaret sicil kaydı re’sen terkin edilen şirketlerin terkin edildikleri tarih itibarıyla tüzel kişiliklerinin sona erdiği dikkate alındığında, ticaret sicil kaydının re’sen terkin edildiği tarihten önceki dönemlere ilişkin her türlü tarh ve ceza kesme işleminin ilgili dönemlerdeki kanuni temsilciler adına yapılacağı, bu kapsamda davacı adına re’sen tarh edilen vergi ve kesilen cezaların usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen dava açılmayarak kesinleşmeleri ve herhangi bir ödeme de yapılmaması üzerine düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.