Danıştay Kararı 4. Daire 2019/4978 E. 2022/5043 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/4978 E.  ,  2022/5043 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4978
Karar No : 2022/5043

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında alınan haciz kararı ile davacının banka hesapları üzerine konulan e-hacizlerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; hacze dayanak ödeme emirlerinin …sayılı ödeme emri hariç usulüne uygun tebliğ edilmediğinden hukuka uyarlık bulunmadığı; …sayılı ödeme emri davacının eşine tebliğ edilmiş ise de davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin ve diğer ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi karşısında davacı hakkında tüm takip yollarının usulüne uygun tüketilmediği sonucuna ulaşıldığından davacının takibe alınmasında ve banka hesabına haciz konulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının 2006 ila 2009 yıllarında sahte fatura düzenleme faaliyetinden elde ettiği komisyon gelirinin tahsili amacıyla tanzim edilen … tarih, … nolu ödeme emrinin … tarihinde davacının ikamet adresinde eşine tebliğ edildiği, ancak bahse konu ödeme emri içeriği amme alacağı için düzenlenen ihbarnamelerin 2013 yılında davacıya tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ alındılarının sadece posta dağıtıcısının imzasıyla iade edildiği, tutanak haline getirilmediği, bu nedenle ihbarnamelerin 2014 yılında ilanen tebliğinin de usulsüz olduğu, dolayısıyla dava konusu ödeme emri içeriği 2008 yılına ilişkin amme alacağı için 01/01/2009 tarihinde başlayan tarh zamanaşımı süresinin 31/12/2013 günü dolduğu anlaşıldığından, dava konusu haciz işleminin bahse konu ödeme emrinden kaynaklanan kısmında bu gerekçe ile hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı ve 58. maddesinde; ödeme emrine karşı böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava açılabileceği öngörülmüş, 62. maddesinde de; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; kamu alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın, borcu ödemediği gibi, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle dava da açmayan veya açmış olduğu davası reddedilen kamu borçlusu hakkında alacaklı tahsil dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak haciz uygulanabileceği, dolayısıyla hacze karşı açılan davalarda, ancak haciz işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile haciz işleminin sebep unsurunun ödeme emri olması nedeniyle ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği, bu haliyle bakılmakta olan davanın konusunun haciz işlemi olduğu dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince yapılan değerlendirmenin ancak tarhiyat aşamasında dava açılması halinde irdelenebilecek bir husus olduğu açıktır.
Bu durumda; dava konusu haciz işleminin … sayılı ödeme emrine isabet eden kısmına ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle verilen kabul kararında, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ışığında belirtilen gerekçe ile yasal isabet bulunmadığından, kararın bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.