YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7066
KARAR NO : 2014/21106
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2013/485-2013/967
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 1999 yılından iş akdinin feshedildiği 12/08/2013 tarihine kadar İ.. Ü.. İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştığını, 1999 yılında davalı üniversite nezdinde çalışmaya başlayıp 2003 yılından itibaren kadroya alındığını, iş akdinin davalı tarafından vermiş olduğu derslerin kapanması nedeniyle fesh edildiğini, davalı işveren tarafından keyfi olarak işine son verildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin haksız ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği yönündeki iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, öğretim görevlilerinin süreli veya ders saat ücreti ile görevlendirilebildiğini, ayrıca kanun gereği en çok iki yıl süre ile atanabilecekleri ve bu sürenin sonunda görevin kendiliğinden sona ereceğinin belirtildiğini , YÖK mevzuatı çerçevesinde davacının iş akdinin belirli süreli iş akdi olup , davacının iş akdi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının iş akdinin geçerli ve usule uygun şekilde ve geçerli nedenlerle feshedildiğini, davacının iş akdinin feshinden önce yalnızca bahar döneminde yer alan Sinema Görüntü Yönetmenliği dersini verdiğini, üniversite tarafından yapılan revizyon sonucu müfredattan kaldırıldığını bu nedenle davacının iş akdine son verildiğini, davacının vermiş olduğu ders ile birebir aynı içerik ve donanım ile yürütülmediğinden davacıya tam zamanlı bir görev verilmesinin mümkün olmadığını, iş akdinin feshinden sonra aynı alanda başka bir öğretim görevlisinin işe alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 2547 sayılı yasada öğretim görevlilerinin belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılabileceği yönündeki düzenlemeye uygun olarak davacının da davalı üniversite ile yaptığı sözleşmenin 2547 sayılı yasanın 31 ve 2880 sayılı yasa ile değişik 14. madde kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi olduğu ,4857 sayılı İş Kanunun 18. maddesine göre davacının iş güvencesinden yararlanabilmesi ve bu bağlamda işe iade davası açılabilmesi için davalı ile yaptığı sözleşmenin belirsiz süreli olması gerektiği buna göre 4857 sayılı yasanın 18. maddesinde belirtilen koşulların bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 31. maddesi ile üniversitelerde görev yapacak öğretim görevlilerinin görevlendirme şekli belirtilmiştir. Buna göre “Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim – öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler. Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür”.
36.madde de Öğretim elemanlarının (ki içinde öğretim görevlileri de vardır), üniversitede devamlı statüde görev yapacakları belirtilmiş ve böylece süre sınırlaması kaldırılmıştır. Dolayısıyla, 4857 sayılı yasanın 11. maddesindeki objektif ve esaslı nedenler Vakıf Üniversitelerinde çalışan öğretim elemanları için de aranmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı üniversitede 1999 yılından itibaren birden fazla belirli süreli iş sözleşmeleri ile öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Yukarıdaki maddeler uyarınca davacının iş sözleşmesi belirsiz süreli olup mahkemece işin esasına girilerek işverence gerçekleştirilen feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığının buna göre değerlendirilmesinin düşünülmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.06.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.