YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17285
KARAR NO : 2014/22306
KARAR TARİHİ : 30.06.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/04/2012
NUMARASI : 2006/66-2012/251
DAVA : Davacı vekili, davacı gemiadamının kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, ikramiye, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait Yıldız 2 Gemisinde kaptan olarak çalıştığını, gemide 5 kişiden fazla personel bulunduğundan hakkında 854 sayılı Deniz İş Kanunun uygulanması gerektiğini, işverenlikçe ücretlerin düzenli ödenmediğini ve son 5 aylık ücretinin ödenmemesi üzerine bankaya kredi borcu biriktiğinden 13.12.2005 tarihinde davalı işverene ihbar keşide etmek zorunda kaldığını ve o tarihten itibaren de işe gitmediğini, iş akdini feshettiğini yazılı olarak işçiye bildirmek zorunda olan davalı işverenin herhangi bir yazılı bildirimde bulunmadığı gibi, ihtar konusu alacak ve tazminatlarını da ödemediğini ve 5 aydır ücretini alamayan müvekkilinin işi bırakmak zorunda kaldığını, müvekkilinin kaptan olarak mesai, bayram ve hafta tatili gözetmeksizin çalışmasına rağmen bu çalışma karşılıklarının ödenmediğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, ikramiye, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, şirkette çalışan davacının Aralık 2005 tarihi itibariyle işten ayrıldığını bildirdiğini, bu tarih itibariyle ücret alacağı toplamının 5.400.00.YTL. olduğunu, davacının Antalya 10 Noterliğinden keşide ettiği 13,12.2005 günlü ihtarnamede de 5.400.00.YTL. alacağı olduğunu ve bildirdiği hesaba yatırılmasını istemesi üzerine şirketin 18.1.2006 ve 2.3.2006 tarihlerinde 1.000.00.’er YTL.’den toplam 2.000.00.YTL’yi davacının hesabına yatırdığından bakiye 3.400.00.YTL. ücret alacağı kaldığını, işyerinde 15 Mart-30 Ekim tarihleri arasında faaliyet gösterildiğini, işin niteliği gereği davacının yıllık ve haftalık izinlerini bu dönemde kullandığını, davacının genel tatil ve bayram tatil günlerinde çalışmadığını, bayram tatillerinin çalışılmayan döneme rastladığını, fazla çalışma yapmasının söz konusu olmadığını, işyerinde ulaşım, yemek yardımı ve ikramiye uygulaması bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacı iş akdinin muaccel hale gelen ücret alacağının ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından eylemli olarak fesih yoluna gidildiği ve feshin haklı sebebe dayandığı, kıdem tazminatına hak kazandığı, kendi feshettiği için ihbar tazminatına hak kazanmadığı, ödenmeyen ücret, fazla mesai ve tatil çalışmaları olduğu, izin kullandırılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanununa tabidir. Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan, 4857 sayılı Yasanın kapsamı dışında bırakılmıştır. Deniz İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemiadamlariyle bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.
Deniz İş Kanunu 1. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin Deniz İş Kanunu’nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de:
a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu” takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar Deniz İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır.
b) İşverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde” başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi Deniz İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonalitonluk değilse yada diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıkta ise görevli mahkemeler genel mahkemelerdir.
İş ilişkisine dayalı bir uyuşmazlıkta işçi deniz taşıma işinde çalışır, ancak çalıştığı gemi Deniz İş Kanunu kapsamında kalmaz ise uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemede çözümleneceği açıktır.
Dosya içeriğine göre gemi yeterlilik belgesi gereğince kaptan olan davacının gemi adamı olduğu ve gemi tasdiknamesine göre davalıya ait yolcu taşımacılığı yapan gemide çalıştığı, geminin sunulan tasdiknamesine göre 42,32 groston hacmine sahip olduğu, davacı gemiadamının bu gemide gemide birden fazla çalışan olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Somut bu hukuki ve maddi olgulara göre;
1. Davacı gemi adamının davalıya ait gemide deniz taşıma işinde çalıştığı, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kalmadığından talep edilen ve hüküm altına alınan tazminat ve işçilik alacaklarının 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uyarınca belirlenmesi hatalıdır.
2. Davacının gemiadamı olduğu uyuşmazlık dışıdır. Ancak davacının çalıştığı geminin ve gemiye sahip işverenin Deniz İş Kanunu kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması gerekir. Sunulan kayda göre davalıya ait gemi 100 grostonilatonun altındadır. Ancak davacı gemide beşden fazla çalışan olduğunu iddia ettiğinden, gemiden çalışan personel sayısının da araştırılması gerekir. Zira gemide beş veya daha fazla gemiadamı bulunması halinde de tonaja bakılmaksızın davacı Deniz İş Kanunu hükümlerinden yararlanacak ve iş mahkemesi de uyuşmazlıkta görevli olacaktır.
Görev kamu düzenine ait olduğundan resen dikkate alınmalıdır. O nedenle özellikle davalı işverenin ve sahip olduğu geminin yukarda belirtilen hükümlere göre Deniz İş Kanunu kapsamında olup olmadığı araştırılmalı, davalı işverenin ve sahip olduğu geminin Deniz İş Kanunu kapsamında kalmadığı ve bu nedenle davacı deniz taşıma işinde çalışan gemiadamının İş Kanunu yanında Deniz İş Kanunundan yararlanamayacağı saptandığı takdirde, genel hukuk mahkemeleri uyuşmalıkta görevli olacağından görevsizlik kararı verilmelidir. Aksi halde ise davacı gemiadamının tazminat ve alacakları Deniz İş Kanunu’nun 14, 16, 20, 28, 40 ve 43. Maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanmalı, gerekçelendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.