Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/12548 E. 2014/17152 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12548
KARAR NO : 2014/17152
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2011
NUMARASI : 2009/1143-2011/602

DAVA :Davacı, maddi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı şirket vekili, davalı işçinin sevk ve idaresinde bulunan davacı Şirket’e ait 34 … plakalı çekici ve 34 … plakalı römork ile seyir halinde iken 27/09/2008 tarihinde sebebiyet verdiği tek taraflı trafik kazası neticesinde, araçta taşınmakta olan ve davacı şirket müşterisi E.. Pazarlama ve Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi’ne ait ürünlerin hasar gördüğünü, 34 … plakalı çekici ile ilgili olarak K.T.K. uyarınca 353 TL. idari para cezasının davalıca ödendiğini, E.. Pazarlama ve Dağıtım Ticaret Anonim Şirketi’ne taşınan emtianın hasar bedeli olarak 18084,43 TL., branda tamiri olarak 118 TL. ödendiğini ileri sürerek oluşan bu maddi zararın tazminini istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı şirket’in davalıyı kazadan 8 ay sonra işten haksız çıkarılması üzerine davalı işçinin tazminatları için dava açtığını, bu davanın devam ettiğini, davacı şirket’in davalı işçiyi zor durumda bırakmak ve davasından vazgeçmesini sağlamak amacı ile kazadan 1 yıl sonra eldeki davayı açtığını, kazadan sonra 8 ay daha çalışmasının eldeki davanın haksız olduğunu gösterdiğini, kazanın kusurunun davalı işçide olmadığını, kusurun ve hasarın %100 aracın römorkunun direklerindeki hasardan, aracın trafiğe uygunsuzluğundan kaynaklandığını, davalı işçinin kaza raporunu ve ifadesini kabul etmediğini, zira, şirket yetkilisinin sigortadan tazminat alabilmeleri için işçinin bu şekilde ifade vermesini söyleyerek ve işçinin işten çıkarılacağı korkusundan istifade ile davalı işçiyi kandırması ve işçiye baskı yapması sonucunda davalı işçinin suç kendisinde imiş gibi ifade verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, 18/08/2010 tarihinde alınan raporda davacının olayda %50 kusurunun bulunduğu, diğer %50 kusurun da araç sürücüsü davalının olduğunun belirtildiği, hasar tespitinde ise piyasadan yapılan araştırmaya göre bira kasaları ve şişe kaybı zararının 15500 TL., idari para cezasının 353 TL., branda tamiratının 118 TL. olduğunun belirtildiği, piyasa araştırmasının dayanakları ile ilgili ek rapor istendiği, ancak ek raporunda bilirkişinin önceki raporunu tekrar ettiği, davacı Şirketçe dosyaya sunulan faturalarda toplam zararın 18555,43 TL. olduğu, bunun kusur durumuna göre davalıya 9277,71 TL.’sının isabet ettiği, davalının bu rakam üzerinden sorumlu olmasının gerektiği, sigorta şirketince herhangi bir ödemenin yapılmadığı gerekçesi ile davanın 9277,71 TL. için kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda, kazaya karışan römork ve tır için ayrı ayrı taraflardan ve ilgili kurumlardan gerekli tüm sigorta tipleri açısından ayrı ayrı hem var ise sigortayı yapan sigorta şirketinin adı, yapılan sigortaların nitelikleri sorulup, araştırma ile tespit edilip poliçeler ve gerekli belgeler de getirtilerek, herhangi bir sigorta şirketince davacı şirkete veya taraflardan biri lehini ödeme yapılıp yapılmadığı etraflıca araştırılmadan eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
Davacı şirket tarafından kasko ve trafik sigortaları yaptırılıp yaptırılmadığı araştırılmalı, herhangi bir sigorta yaptırmadığı veya yaptırmakla birlikte kendi kusuru ile bu sigortalardan parasını tahsil etmediğinin tespiti halinde, davacı şirket’in kendi kusuru ile ödenmeyen zarar miktarının tespiti ile, davalı işçinin bu miktardan sorumluluğu, davacı Şirket’in sigorta açısından yaptığı ihmal de gözetilerek belirlenmelidir. Bu yönde yeterli araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmesi yerinde değildir.
Ayrıca davacı şirket’in “yurt içi nakliyecilik sorumluluk sigorta poliçesi” getirtilerek incelenmeli, dava veya icra takibi ile alabileceği sigorta parası olup olmadığı tespit edilmelidir. Davacı şirket’in kendi kusuru ile bu şekilde sigorta şirketince ödenebilecekken ödenmeyen zarar karşılığının bulunup bulunmadığı saptanıp, varsa davalı işçinin bu miktardan sorumluluğu, davacı şirket’in sigorta açısından yaptığı ihmal de gözetilerek belirlenmelidir.
3- Mahkemece yeni bir rapor almak yerine bilirkişi raporunda “piyasa araştırmasının dayanakları” olarak belirtilen hususun açıklamaması gerekçe gösterilerek sadece davacı Şirket’in ibra ettiği faturalar esas alınmak suretiyle karar verilmesi isabetsizdir.
4- Davacı şirket, idari para cezasını ödediğini ileri sürmüş ise de buna dair dosyaya yazılı bir belge ibraz etmemiştir. O halde, davacının bu iddiasının sübut bulduğunun, araştırma yapılmaksızın kabulü ile hesaba dahil edilmesi doğru değildir. Diğer yandan, davalı işçi idari para cezasını kendisinin ödediğini savunmakta olup, temyiz dilekçesi ekine bu savunmasını desteklediğini ileri sürdüğü bir vergi dairesi ödeme alındısı da sunmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, taraflardan idari para cezasının kim tarafından ödendiğine ilişkin beyanları ve delilleri sorulup ilgili kurumlardan da usulüne uygun şekilde araştırılıp, gerekli belgeler getirtilerek, idari para cezasına hükmedilip hükmedilemeyeceğini ortaya koyarak sonuca gitmektir.
5-Dava dilekçesinde faiz talep edilmemesine rağmen faize hükmedilmesi, ayrıca, infazda karışıklığa neden olaracak şekilde faiz başlangıç tarihinin de hüküm fıkrasında yazılmamış olması da hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.