Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/13380 E. 2014/16883 K. 26.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13380
KARAR NO : 2014/16883
KARAR TARİHİ : 26.05.2014

MAHKEMESİ : AKSARAY İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/12/2011
NUMARASI : 2010/266-2011/256

DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde itfaiye eri olarak çalışırken iş sözleşmesinin emeklilikle sona erediğini, 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme esası ile çalışdığını ancak hak ettiği ücretlerini alamadığını ileri sürerek, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, bayram çalışma ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, taleplerin zamanaşımına uğradığını, ayrıca fazla çalışma, pazar ve bayram çalışmasının bulunması halinde resmi kayıtlarda yer alması gerektiğini, kamu kurumu niteliğindeki belediye kayıtları karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işyerinde 24 saat çalışıp, 48 saat dinlendiğinin anlaşıldığı, çalıştığı günlerde günlük 11 saati aşan çalışmalarının bulunduğu, yine aynı şekilde davacının çalışmasının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de devam ettiği, bu çalışmalar karşılığı davacıya ödeme yapıldığının davalı işveren tarafından yazılı belge ile ispatlanamadığı, bunun yanında davacının hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti taleplerinin ise yersiz olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alacakları hesaplanırken, bilinen son ücret asgari ücrete oranlanarak dönem ücretleri tespit edilip buna göre hüküm kurulmuştur.
Kamu Kurumu niteliğindeki davalı Belediye Başkanlığından uyuşmazlık konusu dönemleri kapsayan davacının aldığı ücretleri gösterir kayıtlar istenip, ayrıca davacının, işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesine taraf sendikaya üyelik tarihi de belirlenerek, hesaplama yapılması gerekirken eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
3- Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bir işçinin günde en fazla fiilen 14 saat çalışabileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda bir hafta 3 gün diğer hafta ise 4 gün çalışma yapılacağından, yukarıda bahsedilen 63 üncü madde hükmü gereğince, haftalık normal çalışma süresi dolmamış olsa dahi günlük 11 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılması nedeniyle, bu çalışma sisteminde işçi ilk bir hafta (3×3=) 9 saat takip eden hafta ise (4×3=) 12 saat fazla çalışma yapmış sayılmalıdır.
Çalışma şeklinin 24 saat mesai 48 saat dinlenme şeklinde olduğu durumlarda ise, işçi birinci hafta 3 gün ikinci ve üçüncü haftalar 2 gün dördüncü hafta yine 3 gün çalışacağından, ilk hafta (3×3=) 9 saat, ikinci ve üçüncü haftalarda (2×3=) 6 saat, dördüncü hafta ise yine (3×3=) 9 saat fazla çalışmış sayılacaktır.
1475 sayılı önceki İş Yasasında günlük 11 saati aşan çalışmaların fazla çalışma sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından, söz konusu Yasanın yürürlükte olduğu dönemde gerçekleşen, 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda, haftalık 45 saatlik normal çalışma süresinden fazla çalışma yapılması mümkün olmadığından, işçinin fazla çalışma yaptığının kabulü mümkün değildir. Ancak değinilen Yasa döneminde gerçekleşen 24 saat mesai 24 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda, 4 gün çalışılan haftalarda (4×14=) 56 saat çalışma yapılacağından, sadece bu haftalarda işçinin haftalık (56‑45=) 11 saat fazla çalışma yaptığının kabulü gerekir.
Somut olayda, davacının 24 saata çalışıp 48 saat dinlendiği kabul edildiğine göre hesaplamanın yukarıdaki ilke kararında belirtildiği şekilde yapılması ayrıca dosya kapsamından belirlenen davacının izinli olduğu günler de dışlanarak denetime elverişli hesap raporu alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
4- Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 47. maddesinde, kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Somut olayda, kamu kurumu niteliği taşıyan davalı Belediye Başkanlığı tarafından uyuşmazlık konusu döneme ilişkin vardiya defterleri ibraz edilmiş olup, bu defterlerin davacı tarafından itirazi kayıtsız imzalandığı görülmektedir. Bu durumda, davacının çalıştığı ulusal bayram, genel tatil günleri, vardiya defterlerine göre çalıştığı sabit olan günler esas alınarak hesaplamalıdır. Hükme esasa alınan bilirkişi raporunda, ulusal bayram genel tatil günlerine ilişkin yapılan hesaplamanın, imzalı vardiya defterleri doğrultusunda yapıldığı denetime elverişli şekilde gösterilmemiştir. Mahkemece bu hususta bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.