YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3955
KARAR NO : 2014/16959
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 15. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2012
NUMARASI : 2012/51-2012/1347
DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı kurum arasında 17.12.2007, 12.01.2009 ve 11.02.2010 tarihli temizlik hizmetlerinin yaptırılmasına ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, sözleşmede belirtilen işlerin ifası aşamasında davalı tarafından müvekkili şirketin hak edişlerinden 5510 sayılı kanun 81. maddesinin (ı) bendine göre malullük yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanacağı yolundaki düzenleme gerekçe gösterilerek hak edişlerden yasal olmayan kesintiler yapıldığını, sözleşmenin ifası aşamasında 31.12.2008 – 02.08.2010 tarihleri arasında farklı tarihlerde kesilen toplam 45.502,47 TL’nin tahsili amacıyla davalı idareye yapılan başvurulardan sonuç alınamadığı bahsi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davanın görev ve zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, İç Anadolu Orman Araştırma Müdürlüğünün Orman Genel Müdürlüğünün Orman Genel Müdürlüğüne bağlı bir kuruluş olmadığını ve Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde teşkilatlanmış bir kuruluş olması nedeni ile de 11.02.2010 tarihinde imzalanan sözleşme ile ilgili talepler yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, 25.10.2008 tarih ve 27035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kamu İhale Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 4.maddesi ile 25.07.2005 tarihli ve 25886 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin Birinci Bölümünün 13. Maddesinde fiyat farkı hesaplaması öngörülen ihalelerde, sözleşmenin yürütülmesi aşamasında yüklenicinin prim teşvikinden yararlanması, sosyal sigorta priminde ve işsizlik sigortası priminin toplam tutarında, sigorta primi alt sınırdan ve prim oranlarında değişiklik olması halinde 506 sayılı kanun gereğince işveren nam ve hesabına hazinece yapılacak olan ödemelerde dikkate alınarak bu tutarların yükleniciden kesilmesi gerektiğinin belirtildiğini, hazinece karşılanan prim tutarlarının müvekkili idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu bahisle davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, sunulan sözleşmeler ve içeriğine göre, davalı idarenin husumet, görev ve zaman aşımı itirazları yerinde olmadığından davanın esasına geçilmiş, alınan ve gerekçesi yeterli bilirkişi raporuna göre idarenin 5510 sayılı yasanın 81/ı maddesi gereği istihdamı teşvik amacıyla işverenin yatırması gereken primin % 5lik bölümünün hazinece karşılanması gerektiği ve davacı şirketin 01.03.2011 tarihinden önce bu yasaya dayalı olarak prim ödemesini yaptığı, sonradan çıkarılan yasa ve bu yasaya göre çıkartılan Kamu İhale Genel Tebliğine dayanılarak davacıya tanınan 5 puanlık prim indiriminden kaynaklanan miktarların hak edişlerinden kesilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, davalı idarenin davacının hak edişinden yapmış olduğu kesinti toplam miktarının 45.732,45 TL olduğu anlaşılmış, bu nedenle açılan davanın kabulüne, reeskont faizi istemi yerinde olmadığından yasal faiz uygulanmasına ve faizin her bir kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işletilmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesini esas alarak belirleyecektir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Somut olayda taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunmadığı gibi uyuşmazlık iş sözleşmesinden ya da İş Kanunundan da kaynaklanmamaktadır.
Davaya konu istek; davacı şirketin hak edişlerinden değişik tarihlerde yapılan kesintilerin iadesine ilişkin alacağın tahsiline ilişkindir.
Buna göre uyuşmazlığın çözümünde genel hukuk mahkemeleri görevlidir. İşin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.