Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/8386 E. 2014/16511 K. 22.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8386
KARAR NO : 2014/16511
KARAR TARİHİ : 22.05.2014

MAHKEMESİ : YALOVA İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/11/2013
NUMARASI : 2013/170-2013/346

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde reyon elamanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 15/04/2013 tarihinde herhangi bir geçerli hukuki sebep gösterilmeksizin fesih edildiğini, fesih şeklinin kanuna aykırı olduğunu, iş akdinin kanuni süresi olan 6 gün içerisinde fesih edilmediğini, iş akdinin İş Kanununun 25/II maddesi uyarınca fesih edildiğinin davacıya bildirildiğini, sendika ile işveren arasında yapılan TİS’ne göre disiplin kurulunca savunması alınıp, disiplin kurulu kararı ile işten çıkarılması gerekirken, müvekkilinin direk olarak davalı işveren tarafından çıkarıldığını, işçiyi disiplin kurulunca savunması alınmadan ve kararı olmaksızın çıkarmanın işyerinde geçerli TİS hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilinin 09/03/2013 Cumartesi günü çok hasta olduğunu, işe gidemediğinden o günkü nöbetçi müdürü ve aynı zamanda kendisinin bölüm şefini arayarak hasta olduğunu, ateşinin olduğunu ve yataktan çıkabilecek durumda olmadığını bildirdiğini, hastaneye gidemediğini, işyeri hekimini arayıp, o gün için rapor yazdırıp yazdıramayacağını amirine sorduğunu, o günkü nöbetçi müdürün ve departman şefi Serap’ın telefonda olur verdiklerini, müvekkilinin rapor aldığı günün ertesi günü, yani Pazar günü de işine başladığını, hastaneye gidemediğinden dolayı işyeri hekimince Cumartesi günü için rapor yazıldığını, ancak davalı işyeri tamamen kötü niyetli olduğundan bu durumu sanki geçmişe yönelik rapor hazırlamış gibi göstermek istediğini, bu sebebe dayanarak da haksız ve hukuksuz bir şekilde müvekkilini işten çıkardığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, ertesi gün yani Pazar günü işe başladığını, herhangi bir kötü niyeti olsa olağan hayat akışı çerçevesinde bakıldığında bir gün rapor almasının düşünülemeyeceğini, bu nedenlerle öncelikle müvekkilinin işe iadesi ile boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve yasal süresi içinde işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davacının iş akdinin İş Kanununun 25/II maddesi gereği haklı nedenle derhal fesih edildiğini, davacının reyon elamanı görevini yürütmekte iken 09/03/2013 tarihindeki planlı vardiyasına gelmediğini, bununla birlikte mağaza işyeri hekiminin de haftalık iznini kullandığı günde arayarak kendisine rapor yazmasını istediğini, sonuç olarak fiziki muayene yapılmadığı halde 12/03/2013 tarihinde geriye dönük rapor alarak müvekkili şirkete verdiğini, bu hususun gerek davacının alınan ve yeterli bulunmayan savunması ile gerek iş yeri hekiminin yazılı savunması ile gerekse de dosyada mübrez belgeler ve durum tespit tutanağı ile sabit olduğunu, konuyla ilgili yazılı savunması alınan davacının özlük dosyasında mübrez mezkur savunmasının yeterli ve inandırıcı bulunmadığını, savunmasında rahatsızlığının 09/03/2013 tarihinde olduğunu, ancak doktor raporunun 12/03/2013 tarihinde düzenlendiğini ikraren belirttiğini, işyeri hekimi savunmasında, davacıyı fiziken muayene etmeden, beyanlarını esas alarak rapor verdiğini beyan ettiğini, müvekkili şirket ile davacı arasındaki iş ilişkisinin devamı için varlığı zaruri bulunan güven ilişkisi tamamen davacının kusurlu hareketleriyle ortadan kalktığından, iş ilişkisi artık çekilmez hale geldiğinden ve bu durumun apaçık şekilde İş Kanununun 25/II-e maddesine mümas sebeplerden olduğundan feshin kaçınılmaz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K).
Somut olayda reyon elemanı olarak görev yapan davacının 09.03.2013 tarihinde işyerini arayarak hasta olduğunu işe gelemeyeceğini, işyeri hekiminin kendisine rapor yazacağını belirttiği, o gün izinli olan işyeri hekimini de telefonla arayarak hasta olduğunu söylediği, tanık beyanları, davacının ve işyeri hekiminin savunmasından davacının işyeri hekimine kendisini fiziki olarak muayene ettirmeden aldığı raporu davalı işverenliğe sunduğunun anlaşıldığı, davacının usulsüz olarak alınan raporu davalıya sunarak işçi işveren arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu, olayın 12.03.2013 tarihinde tespit edildiği, işyeri hekiminin savunmasının 18.03.2013 tarihinde, davacının ise 19.03.2013 tarihinde alındığı, feshin ise 15.04.2013 tarihinde yapıldığı, işverence feshin altı iş günlük hak düşürücü içerisinde yapılmadığı gibi fesih tarihinde yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesine aykırı olarak disiplin kurulu kararı alınmadan davacının iş sözleşmesinin feshedildiği, buna göre feshin haklı olmamakla birlikte geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 124.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 22.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.