Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/8762 E. , 2022/7842 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/8762
Karar No : 2022/7842
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Çatalca ilçesi, … Mahallesi, … mevki, … sayılı parselde yer alan taşınmazın yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, 2560 sayılı İSKİ Kanunu ve İSKİ İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği kapsamında “Dere Mutlak Koruma Alanı”nda kalması nedeniyle taşınmazın mülkiyeti üzerindeki tasarruf hakkının kısıtlandığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 472.500,00-TL hukuki el atma bedelinin adli yargıda dava açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 14/11/2018 tarih ve E:2017/3774, K:2018/9245 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı üzerine, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacılardan … yönünden “22/12/2015 tarihinde işbu davanın açıldığı 08/02/2016 tarihinden önce vefat ettiğinin anlaşıldığı” gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine; davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden “Davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu taşınmazın bir kısmının mutlak koruma alanında kaldığından bahisle bu kısma isabet eden hissenin değerinin tespiti ile mülkiyetinin her türlü takyidattan arındırılmış olarak davalı idare adına tescil edilmesi istemiyle 29/11/2017 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … esasına kayden kamulaştırma (bedel tespiti ve tescil) davası açıldığı ve bu davada Mahkemenin … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın dere işletme bandı sınırları içerisinde kalan 2.603,54 m²’lik kısmının davacı İSKİ tarafından kamulaştırıldığından davalılar adına olan tapusunun iptali ile kamulaştırılan kısmın İSKİ adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin 844.412,45-TL olduğunun tespitine karar verildiği; söz konusu yargı kararına istinaden dava konusu taşınmaz üzerinde ifraz işlemi nedeniyle tapudan terkin edildiği, ifraz işlemiyle anılan taşınmazın ikiye bölünerek … ve … parsel sayılı taşınmazlara dönüştüğü, … parsel sayılı dere ıslah ve işletme bandı nitelikli 2.603,54 m² yüzölçümlü taşınmazın davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi adına tescil edildiği, … parsel sayılı tarla vasıflı 4.396,46 m² yüzölçümlü taşınmazın ise davacılar adına tescil edildiğinin görüldüğü belirtilerek; davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazın, dere ıslah ve işletme bandı nitelikli 2.603,54 m² yüzölçümlü kamulaştırmakla yükümlü olduğu kısmına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiği dava konusu taşınmazın dere ıslah ve koruma bandında kalan 2.603,54 m²’lik kısmına ilişkin olarak İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden davanın konusu kalmadığı, öte yandan, işbu davanın 08/02/2016 tarihinde, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili istemiyle açılan davanın ise 29/11/2017 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, bakılan davanın açılmasına sebebiyet verilme durumu gözetilerek yargılama giderlerinin sorumluluk kısmı yönüyle davalı idare üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı” gerekçesiyle dava konusu eski … parselin ifrazından oluşan 2.603,54 m² yüzölçümlü dere ıslah ve işletme bandında kalan … parsel yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu eski … parselin ifrazından oluşan 4.396,46 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmaza ilişkin olarak davacılar …, …, … ve … yönünden tazminat isteminin kabulüne, kabul edilen 472.500,00-TL maddi tazminatın; dava tarihi olan 08/02/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılar tarafından tapuda ferağ verilmesi koşuluyla davalı Çatalca Belediye Başkanlığı’nca adı geçen davacılara hisseleri oranında ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından davacı vekiline maktu olarak belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; istinafa konu Mahkeme Kararının, davacıların, davanın … yönünden ehliyet nedeniyle reddine yönelik kısmına ilişkin itirazlarıyla, davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün, yargılama giderleri ve vekalet ücreti kısmına ilişkin itirazlarının, bu kısımlarla ilgili olarak kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların da sözkonusu kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden davacıların ve davalı idarelerden İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Çatalca Belediye Başkanlığı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise; “Davanın, dava konusu taşınmazın, 2560 sayılı İSKİ Kanunu ve İski İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği kapsamında dere mutlak koruma alanında kaldığından bahisle ve davalı mevkiinde yalnızca İSKİ Genel Müdürlüğü gösterilerek açıldığı, yargılama sürecinde taşınmazın tamamının dere mutlak koruma alanı dahilinde kalmadığının görüldüğü, bu defa Mahkemesince 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı incelenerek taşınmazın anılan plandaki kısıtlılık halinden hareketle uyuşmazlığın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1. maddesi kapsamına sokularak Çatalca Belediye Başkanlığının da hasım mevkiine alınarak bu idare aleyhine hüküm kurulduğu, böylelikle davacıların dava dilekçesinde ortaya koydukları iradeyi, başka bir ifadeyle talebini aşacak ve talebi genişletecek nitelikte hukuki irdeleme yapıldığının anlaşıldığı, davada esasen davacıların talebi ile sınırlı olarak İSKİ Genel Müdürlüğü’nün kamulaştırmadan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluğunun hangi oranda olduğunun tespiti ve bu idareyle sınırlı olarak karar verilmesi gerekirken, taşınmazın İSKİ Genel Müdürlüğü’nün kamulaştırma sorumluluğunun bulunmadığı kısmı ile ilgili olarak Çatalca Belediye Başkanlığı’nın hasım mevkiine alınmasında usul hükümlerine uyarlık görülmediği, ancak, gelinen aşamada, Mahkemece re’sen hasım mevkiine alınan Çatalca Belediye Başkanlığı’nın istinaf aşamasında hasım mevkiinden çıkarılmasının usul hükümleri uyarınca uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, taşınmazın İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılan kısmı dışında kalan ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında getirilen fonksiyonlar nedeniyle taşınmazdaki mülkiyet hakkının kısıtlanmasından dolayı yukarıda yer alan 2942 sayılı Kanun’un Ek 1.maddesi uyarınca mülkiyet hakkındaki kısıtlılık durumu devam ettiği sürece kamulaştırmadan sorumlu olan Çatalca Belediye Başkanlığına karşı kamulaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle bu kısmın kamulaştırma bedelinin tazmini istemiyle dava açılabileceğinin de mümkün olduğu belirtilerek, davacıların talepleri kapsamında Çatalca Belediye Başkanlığı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu taşınmaza 2560 sayılı İSKİ Kanununun 2. maddesi ile İSKİ İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği kapsamında, 1/1000’lik uygulama imar planındaki 100 metre esasına göre dere mutlak koruma alanı uygulaması nedeniyle hukuken el atıldığı, davalı idarece, derelerle ilgili yeni yönetmelik değişikliği kapsamında yapı yaklaşma mesafesi yerine ‘’ ……….en az 10 metrelik işletme bandı ayrılır’’ şeklinde düzenleme yapılsa da, değişikliğin henüz imar planlarına işlenmediği, imar planında 100 metre dere mutlak koruma alanı uygulamasının geçerliliğini koruduğu ileri sürülerek Mahkemesince, keşif ve bilirkişi incelemesi, bilirkişi kurulu kök ve ek raporları esas alınarak, 100 metre esasına göre dere mutlak koruma alanı kamulaştırma sorumluluğu bulunan davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden, davanın esastan kabulü ile davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’ne tazminat yüklenmesi gerektiği iddiasıyla ve re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle Bölge İdare mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıların hissedarı oldukları, “İstanbul ili, Çatalca ilçesi, … Mahallesi, … mevki, … sayılı parsel”de yer alan taşınmazın yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, 2560 sayılı İSKİ Kanunu ve İSKİ İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği kapsamında “Dere Mutlak Koruma Alanı”nda kalması nedeniyle taşınmazın mülkiyeti üzerindeki tasarruf hakkının kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık tazminat istemiyle ilk olarak … Asliye Hukuk Mahkemesinde … tarihinde … esasa kayıtlı tazminat istemli açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddi üzerine, aynı istemle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 472.500,00-TL hukuki el atma bedelinin adli yargıda dava açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde dava dilekçelerinin husumet yönünden inceleneceği, 15/1-c maddesinde ise; davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda dava dilekçesinin belirlenecek gerçek hasma tebliğ edileceği, aynı Kanunun 14. maddesinin 6. fıkrasında; yukarıda belirtilen usule aykırılığın ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; bakılmakta olan davanın, davacıların da hissedarı oldukları “İstanbul ili, Çatalca ilçesi, … Mahallesi, … mevki, … sayılı parsel”de yer alan taşınmazın yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, 2560 sayılı İSKİ Kanunu ve İSKİ İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği kapsamında “Dere Mutlak Koruma Alanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindeki mülkiyet haklarının süresi belirsiz şekilde kısıtlanmak suretiyle taşınmazlarına hukuken el atıldığı, bu nedenle taşınmazın değerinin tespit edilerek davacılara ödenmesi istemiyle ilk olarak … tarihinde, … esasına kayıtlı olarak … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı ve anılan davada, davanın görevsizlik nedeniyle reddi üzerine, o davanın devamı niteliğinde bakılmakta olan davanın açıldığı; bu davada İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 22/09/2016 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın “23/09/2003 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Muratbey Havzası Koruma amaçlı Nazım İmar Planı sınırları içerisinde, Dere Mutlak Koruma Bandı kapsamında ‘Park Alanı’ fonksiyonunda kaldığı, 21/01/2007 onay tarihli 1/1000 ölçekli Muratbey Mahallesi Havza Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planında büyük bir kısmının dere mutlak koruma bandında ‘Park Alanı’ fonksiyonunda, bir kısmının 10 metrelik ‘Yol Alanı’nda, küçük bir kısmının da ‘Tarımsal Niteliği Korunacak Alan’da kaldığı, dava konusu taşınmazın büyük bir bölümünün 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ‘Park Alanı’ fonksiyonunda, bir kısmının 10 metrelik ‘Yol Alanı’ fonksiyonunda kalması nedeniyle kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Çatalca Belediye Başkanlığında olduğu kanaatinin oluştuğu” hususlarının tespit edildiği, ilk derece Mahkemesince de 16/09/2019 tarihli hasım düzeltme kararı ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca Çatalca Belediye Başkanlığının da hasım mevkiine alınmasına karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda verilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca dava konusu işlemi tesis eden idarenin ve bunlara bağlı olarak husumet yöneltilen tarafın açık ve kesin bir şekilde dava dilekçesinde belirtileceği, yargı yerince yapılan inceleme sonucunda ise, davanın konusu esas alınmak suretiyle, davalı tarafın hatalı gösterilmiş olması halinde husumetin düzeltilmesine re’sen karar verileceği ve eksik hasım gösterilmesi halinde, davanın konusuyla ilgili tarafın hasım mevkiine alınarak, davanın doğru hasımla görülmesine davanın her aşamasında karar verilebileceği tabiidir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca Çatalca Belediye Başkanlığının da, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile birlikte hasım mevkiine alınması kararında usul hükümlerine aykırılık bulunmadığı gibi, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, gelinen aşamada usul hükümleri uyarınca Çatalca Belediye Başkanlığının husumetten çıkarılamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmayıp; Bölge İdare Mahkemesi İdari dava Dairesi tarafından, Mahkeme kararı istinafen incelenerek, davanın esasına yönelik bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.