Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/16487 E. 2014/21462 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16487
KARAR NO : 2014/21462
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ : İSCEHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2012/120-2013/210

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ikramiye alacağı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ikramiye alacağı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve izin ücreti alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Dairemizce bozulan ilk kararda mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin bozma ilamında özetle, fazla çalışma süre ve ücretinin hatalı hesaplandığı belirtilmiştir. Yerel mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucu (hüküm fıkrası) kısmının çelişip çelişmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için HMK’nun ilgili maddelerinin incelenmesi gerekmektedir;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi gerekmektedir.
Aynı yasanın 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında, gerekçeli kararın, tehfim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Buna göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
10.04.1992 gün ve 1991/7  Esas, 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucu (hüküm fıkrası) kısmının çelişmesinin başlı başına bir bozma sebebi olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, kısa kararda “3. Brüt 1.321,00 TL. fazla mesai alacağının 600,00 TL’lik kısmının dava tarihinden, 721,00 TL’lik kısmının ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,” denmişken, gerekçeli kararın hüküm fıkrası kısmında “3-Brüt 3.758,00 TL fazla mesai alacağının 600,00 TL’ sinin dava tarihinden itibaren bakiye 3.158,00 TL’ sinin 01/10/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” denmiştir.Bu şekilde duruşmada tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucu (hüküm fıkrası) kısmı arasında çelişki bozma nedenidir. Her ne kadar mahkemece bu çelişki tavzih yoluyla düzeltilmiş ise de tavzih ile kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası değiştirilemez, mahkemece yapılan tavzih geçersizdir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.