YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17161
KARAR NO : 2014/21856
KARAR TARİHİ : 25.06.2014
MAHKEMESİ : ALANYA İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2012
NUMARASI : 2009/131-2012/56
DAVA :Davacı, manevi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, TİS’nin 32.maddesi gereğince ödenmesi gereken iş güvencesi bedeli alacakları ile ve manevi tazminat istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, belediye araçlarına mazot alınırken kullanılan mazot fişlerinin dip koçanları ile birlikte yırtılarak alındığının anlaşılması üzerine yapılan incelemede bu fişlerin davacı tarafından alındığının ortaya çıktığını, fişlerden bir kısmının da davacının üzerinden çıktığını, ceza mahkemesinin beraat kararının kesinleşmediği gibi hukuk Mahkemesini de bağlamadığını, davacının yetkisi ve görevi olmadığı halde ve üzerinde bulunmaması gereken dip koçanı yırtık akaryakıt fişleri ile kendisinin kullanmadığı araçlara akaryakıt alınmış gibi gösterdiğini, davacının bu eylemi mesai saatleri dışında gerçekleştirdiğini, mesai saati dışında alınan akaryakıtın veresiye alınması gerektiğini bildiği halde dip koçanını yırttığını kabul ettiği fişlerle akaryakıt aldığını, bu eylemin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış olduğunu, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yapılan ceza yargılaması sonunda davacının atılı suçu işlediği ispatlanamamakla beraatine karar verildiği ve hatta zamanaşımı durumunda bulunduğu görülmekle her ne kadar kesinleşmemiş ise de zamanaşımı nedeni ile hüküm kurulma ihtimali bulunmakla iş bu beraat kararının vakıa olarak bağlayıcı özelliği olması ve TİS’in 63.maddesi de birlikte değerlendirilmekle taraflar arasındaki iş ilişkisinin davalı işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ücreti, TİS’nin 32.maddesi gereğince ödenmesi gereken iş güvencesi bedeli ve manevi tazminat istemi hüküm altına alınmış, diğer istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Bilindiği üzere, Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi maddesi, “Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz.”
Kaldı ki, somut olayda, Alanya Ağır Ceza Mahkemesi, sanık (Davacı) hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/II-b maddesi uyarınca değil de 223/II-e maddesi uyarınca beraat kararı vermiştir. Eğer ki, ceza mahkemesi suçun sabit olmadığı kanaatine varsa idi uygulayacağı hükmün CMK’nun 223/II-b maddesi olacağı açıktır. Halbu ki, adı geçen ceza mahkemesi, sanığın (İşbu dosyada davacının) mahkumiyetine yeter kanıt bulunamadığı gerekçesiyle (Yani, delil yetersizliği sebebiyle) CMK’nun 223/II-e maddesi uyarınca beraat kararı vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı işçinin eyleminin doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığı ve işverence yapılan feshin haklı olduğu anlaşılmakla davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı istemlerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.