Danıştay Kararı 6. Daire 2019/2114 E. 2022/7807 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/2114 E.  ,  2022/7807 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/2114
Karar No : 2022/7807

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parsele ilişkin büyükşehir belediye meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerle yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, plan değişikliğinin yapı yoğunluğunu arttırıcı nitelikte olduğu, bu durumun otopark ihtiyacını arttıracağı ve ulaşıma ek yük getireceği, yapılaşma yoğunluğunun arttırılmasıyla ilgili gerekçenin davalı idarece ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporundaki tespitlerin yetersiz olduğu, bölgenin gelişme potansiyeli çok yüksek bir bölge olduğu ve sağlık tesis alanlarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu taşınmazın yer aldığı bölgede sağlık tesislerinin yeterli olup olmadığı, söz konusu sağlık tesisinin büyütülmesine bölgede ihtiyaç olup olmadığı, yapılan değişikliğin çevre kullanımlarla uyumlu olup olmadığı ve çevre bütünlüğünün bozup bozmadığının araştırılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parsel 17/03/2008 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile KAKS:2.07, TAKS:0.40, H:serbest yapılaşma koşullu özel sağlık tesis alanı olarak belirlenmiştir.
Dava konusu 15/01/2015 tarihli plan değişikliği ile yapılaşma koşulları KAKS:2.20, TAKS:0.40, Hmax:12 kat olarak düzenlenmiştir.
Davacılar tarafından, plan değişikliğine yapılan itirazın zımnen reddedilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde, “İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda, plan değişikliğinin ulaşım ve otopark ihtiyacını arttıracak olması nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Müdürlüğünce bölgesel ulaşım sistemi açısından uygun bulunmadığı, bu sebeple yapılaşma yoğunluğunu arttırdığı gerekçesiyle plan değişikliğinin yerinde olmadığı belirtilmişse de dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, taşınmazın yapılaşma koşulunun önce KAKS:2.90 olarak belirlendiği, ulaşım planlama müdürlüğünce bu yapılaşma koşulunun uygun olmadığı yönünde olumsuz görüş bildirilmesi üzerine KAKS:2.20 olarak belirlenerek plan değişikliğinin belediye meclisince onaylandığı ve bu değişikliğe herhangi bir olumsuz görüş verilmediği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, söz konusu bilirkişi raporunda, 2040 metrekare olan parsel üzerinde mevcutta 4224 metrekare olan yapılaşmanın 4490 metrekareye çıkarılarak 265 metrekare yapılaşma artışı sağlandığı belirtilmiş, bu tespit dışında herhangi bir tespite yer verilmemiştir.
Ancak, plan değişikliği açıklama raporunda, Ataşehir bölgesinin ticaret ve hizmet alanlarındaki gelişen yapısı ve bölgenin nüfus potansiyeli dikkate alındığında mevcut sağlık tesislerinin yetersiz olduğu, konut alanlarının gelişiminin devam etmesi nedeniyle sağlık tesislerinin de gelişmesi gerektiği belirtilerek parsel üzerinde mevcutta yer alan sağlık tesisine yeni fonksiyonların eklenmesine ihtiyaç olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Bu bakımdan, dava konusu taşınmazın yer aldığı bölgede sağlık tesislerinin yeterli olup olmadığı, söz konusu sağlık tesisinin büyütülmesine ihtiyaç olup olmadığı, yapılan değişikliğin çevre kullanımlarla uyumlu olup olmadığı ve çevre bütünlüğünün bozulup bozmadığı yönünde yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.