YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/122
KARAR NO : 2014/34510
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
MAHKEMESİ : SİLİVRİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2011/722-2012/675
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalıca istifa dilekçesi imzalamaya zorlandığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile istifa dilekçesi vererek işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, sübut bulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
A-) Davacı vekilinin temyiz talebi açısından;
6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Yine geçici 1. Madde 2. Fıkrasına göre; “Bu Kanunun, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz.”
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK.’nun 434/3. Maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen(HUMK.432/4), temyiz defterine kaydı yapılmayan(HUMK. 434/2) veya verilen kesin süre içinde temyiz harç ve gideri yatırılmayan(HUMK. 434/3) kararlar kesinleşmiş olur.
Davacı vekilinin süresinde temyiz dilekçesi vermesine rağmen nispi temyiz harcının karşılamaması sebebiyle Mahkemece usulüne uygun olarak muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın usulünce tebliğ edilmesine rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde eksiğin giderilmediği anlaşıldığından, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B-) Davalı vekilinin temyiz istemi açısından;
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda, dosyaya mübrez giriş-çıkış kayıtları davacı taraftan ve davalı taraftan sorularak, gerekirse taraf şahitleri yeniden dinlenip davacının giriş -çıkış kayıtlarının tutulduğu tarihlerde giriş -çıkış kayıtlarının nasıl düzenlendiği tespit edilip, lüzumu halinde bu yönde keşif yapılıp, varsa kayıtların tutulma usulüne dair ilgili bilgi ve belgeler ihtiyaç olması halinde getirtilip, giriş -çıkış kayıtlarının fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti açısından gözetilip gözetilmeyeceğinin irdelenmemesi hatalıdır.
2- Yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ihbar tazminatı alacakları için yasal faiz yürütülmesi gerekirken en yüksek mevduat faizi yürütülmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.