Danıştay Kararı 4. Daire 2019/6109 E. 2022/4825 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/6109 E.  ,  2022/4825 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6109
Karar No : 2022/4825

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen …sayılı ödeme emrinin, 2014 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin yer aldığı 4, 5, ve 6. satırlarına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davalı idare tarafından hem şirket müdürüne hem de şirket ortağı davacıya aynı tarihte ödeme emri düzenlediği, kanuni temsilci tarafından düzenlenen ödeme emrinin dava konusu edildiği anlaşıldığından, sözkonusu borcun tahsili için önce kanuni temsilcinin sonrasında davacının takip edilmesi gerekirken, bu sıra gözetilmeden, yani kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinin kesinleşmesini müteakip malvarlığı araştırması, haciz gibi yapılması gereken takip işlemleri sonuçlandırılıp kamu alacağının temsilciden tahsil edilemeyeceği tespit edilmeden ortak olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; limited şirket borçlarının önce şirket kanuni temsilcisinden takibi gerektiği yolundaki Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı, asıl borçlu şirket adına kayıtlı …, …, …,…, … ve …plakalı araçlar üzerinde çok sayıda hacizler bulunduğu, …, …ve …plakalı araçlar üzerine alacaklı idare tarafından haciz konulduğu ve araçların yakalandığına ilişkin bir bilgi bulunmadığı, yine borçlu şirket adına Ankara Çankaya Mahallesinde kayıtlı iki taşınmazdan birinin 2013 yılında satıldığı, …ada …parseldeki taşınmaz üzerinde 96 kurumun haczinin bulunduğu bilgisinin verildiği, söz konusu taşınır ve taşınmaz mallarla ilgili herhangi bir değer tespiti veya satış yapılmadığı, dava konusu amme alacağının miktarı da dikkate alındığında şirket mal varlığından tahsil edilemeyeceği yolunda bir tespit bulunmadığı, Mahkeme kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. İstinaf isteminin belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, … Ltd. Şti. Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2012 yılından izleyen döneme devreden geçmiş yıl zararlarının “0” olarak dikkate alınması gerektiği belirtildiğinden dava konusu 2014 yılına ilişkin tarhiyatların yapıldığı, oysa 2014 yılına ilişkin beyannamede önceki yıllardan herhangi bir zarar devredilmediği için mükerrer olarak Kurumlar Vergisi matrahı tarh edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Kanundaki terimler” başlıklı 3. maddesinde; tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, …Ltd.Şti.’den tahsil edilemeyen vergi borçları için davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin, 2014 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin yer aldığı 4, 5, ve 6. satırlarına ilişkin kısmının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, asıl borçlu şirket adına kayıtlı …, …, …,…, …ve … plakalı araçlar üzerinde çok sayıda hacizler bulunduğu, …, … ve … plakalı araçlar üzerine alacaklı idare tarafından haciz konulduğu ve araçların yakalandığına ilişkin bir bilgi bulunmadığı, borçlu şirket adına Ankara …Mahallesinde kayıtlı iki taşınmazdan birinin 2013 yılında satıldığı, …ada …parseldeki taşınmaz üzerinde 96 kurumun haczinin bulunduğu bilgisinin verildiği, söz konusu taşınır ve taşınmaz mallarla ilgili herhangi bir değer tespiti veya satış yapılmadığı, dava konusu amme alacağının miktarı da dikkate alındığında şirket mal varlığından tahsil edilemeyeceği yolunda bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası ve dairemizin E.2020/1744 sayılı dosyası birlikte incelendiğinde, borçlu şirketin bankalarda haczedilen paralarının cüzi miktarda olduğu, şirket adına kayıtlı Ankara İli Çankaya İlçesi …Mahallesinde …Ada ve …parsel ile, Ankara İli Çankaya İlçesi …Mahallesi …Ada …parseldeki iki taşınmazdan, …nolu parselde bulunan harç matrahı 1.500.000,00-TL olan taşınmazın 2013 yılında satıldığı ve vergi dairesince haczedilmesinin mümkün olmadığı, …ada …parseldeki taşınmaz üzerinde 96 kurumun haczinin bulunduğu, … A.Ş. Adına 660.000,00-TL tutarında ipotek tesis edilmiş olduğu, şirket adına kayıtlı otomobiller üzerinde de çok sayıda haciz bulunduğu, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin 1.183.950,26-TL tutarında olduğu dikkate alındığında, şirket borcunun bu miktardan daha az olamayacağı, amme alacağının tutarı göz önünde bulundurulduğunda, gayrimenkul ve araç satışı ile elde edilecek paranın garameten taksimi durumunda dahi davalı idarece tahsil edilecek tutarın amme alacağını karşılamayacağı anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, Vergi Dava Dairesince yapılacak incelemede, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği, dava konusu edilip edilmediği, davacının esasa ilişkin iddiaları dikkate alındığında, asıl borçlu şirket hakkında 2014 yılına ilişkin olarak tarh edilen kurumlar vergisi ve vergi ziyaı cezasının dava konusu edilip edilmediği hususunda araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiği tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının Üye …’nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.