YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11609
KARAR NO : 2014/13025
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ : GEBZE 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2012/76-2014/93
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma kararına uyularak toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya kapsamından Mahkeme’nin 31/03/2009 tarihli ve 2005/131 Esas, 2009/268 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı Dairemizin 23/11/2011 tarih ve 2009/26288 Esas 2011/45385 Karar sayılı ilamında; ” Dosya içerisindeki hizmet cetvelinden işverenin 2004 yılının 9. ayında tüm ayı kapsayacak şekilde prim ödemesi yaptığı ve davacının 04.10.2004 tarihinde başka bir işveren tarafından işe girişinin yapıldığı anlaşılmaktadır. 04.10.2004 tarihi pazartesi gününe rastlamakta olup, bu tarih itibariyle girişin SSK’na bildirilmesi için işe giriş bildirgesinin en geç 01.10.2004 cuma günü verilmesi gerekir. Bu tespitler karşısında davacının yeni işveren yanında işe başlamasıyla ilgili olarak işe giriş bildirgesi getirtilerek, işe giriş bildirgesi hakkında diyecekleri sorularak ve dava dilekçesinde belirtilen fesih tarihi ile daha sonra davacı vekilince verilen 12.11.2007 havale tarihli dilekçede belirtilen fesih tarihleri arasındaki farklılıklar davacıya açıklattırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Herne kadar Mahkemece, bozma kararına uyulduğu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; bozma kararında davacının dava dilekçesinde belirttiği fesih tarihi ile daha sonra 12.11.2007 havale tarihli dilekçede belirtilen fesih tarihleri arasındaki farklılıkların davacıya açıklattırılması istenilmiş olmakla bu istemden kasıt davacının isticvabı olup, bozmadan sonra Mahkeme’nin 3 nolu celsede davacı vekiline konunun sorulması “davacının isticvabı” olarak kabul edilemez.
Uyuşmazlığın niteliğine göre, davanın aydınlatılması için davacının sonradan beyan ettiği fesih tarihinde samimi olup olmadığının tespiti önem arz etmekte olup, bu durumun saptanması ancak hakimin isticvap edilen ile yüz yüze gelmesi ve tarafı bizzat dinlemesi ile mümkündür.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair itirazların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.