Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/1438 E. 2014/13115 K. 17.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1438
KARAR NO : 2014/13115
KARAR TARİHİ : 17.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 19. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2013/449-2013/428

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 11/12/2007- 29/02/2012 tarihleri arası davalı şirketin Bayrampaşa şubesinde kasa bölümünde çalıştığını, 28/11/2011 tarihinde işyerinde örgütlenmekte olan K. Sendikasına üye olduğunu ve sendikaya en çok destek olan, en faal üyelerden olduğunu, iş akdinin sendikal faaliyetlerde bulunması nedeniyle sözlü olarak feshedildiğini, davacının diğer kasiyer personelin amiri konumunda olduğunu, ancak sendikaya üye olmasının üzerinden bir hafta geçtikten sonra 05/12/2011 tarihinde davacıya görevinin artık kasiyerlik olduğunun işveren tarafından bildirildiğini, daha önce sendika üyesi olanların istifaya zorlandığını, istifa etmeyenlerin ise son çare olarak işten çıkarıldığını, 29/02/2012 günü davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin sözlü olarak feshedildiğini, hiçbir şekilde yazılı bildirim yapılmadığını beyan ederek feshin geçersiz sayılarak davacının işe iadesi talep ve dava edilmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 10/12/2007- 29/02/2012 tarihleri arası müvekkili şirketin B. şubesinde ekip üyesi olarak çalıştığını, yazılı fesih belgesi ile iş akdinin feshedildiğinin davacıya elden sunulduğunu, ancak davacının söz konusu belgeyi imzalamaktan imtina etmesi sebebiyle noter aracılığıyla fesih bildirimi yapıldığını, davacının işyeri disiplinine ve çalışma düzenine zarar veren, işverenin emir ve talimatlarına uygun davranma yükümlülüğüne aykırı olan davranışlar sergilediğini, bu hususta 10/02/2012 tarihinde yazılı savunmasının alındığını, davacının iş akdinin geçerli nedenlerle ve son çare olarak feshedildiğini, davacıya bir çok kez uyarı yapıldığını, savunmasının alındığını, son olarak 28/02/2012 tarihli ihtar ile kendisinden bu davranışlarına son vermesinin talep edildiğini, ancak davacının söz konusu ihtarı tebellüğden imtina ettiğini, bunun üzerine iş akdinin son çare olarak feshedildiğini, davacıya baskı yapıldığı şeklindeki iddiaların tamamen asılsız ve gerçek dışı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda davacının iş sözleşmesi işyeri düzenini ve iş akışını olumsuz yönde etkileyen davranışları gerekçesiyle 28.02.2012 tarihinde ihtar verildiği ancak davacının bunu tebliğ almadığı bu konuda tutanak düzenlendiği, davacının uyarıyı tebliğ almamasının
işyerinde olumsuz davranışlarına devam edeceği inancını pekiştirdiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle geçerli nedenle 29.02.2012 tarihinde feshedilmiştir. Davacının davranışları konusunda fesihten önce en son 10.02.2012 tarihinde savunması istenmiş davacı da aynı gün el yazılı savunmasını vermiştir. Bu savunma üzerine davacıya 28.02.2012 tarihinde uyarı verilmiş, ancak davacının bu uyarıyı tebliğ almaması üzerine tebliğden imtina tutanağı düzenlenmiştir. Bu uyarıdan sonra ertesi gün davacının iş sözleşmesinin feshedildiği görülmektedir.
4857 Sayılı İş Kanunu m.109’a göre “Bu Kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması gerekir. Bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir. Ancak, 7201 sayılı Kanun kapsamına giren tebligat anılan Kanun hükümlerine göre yapılır.” Uyarıdan sonra davacının çalışma düzenini bozucu herhangi bir davranışta bulunduğunun kanıtlanmadığı, uyarı verildikten sonra fesih yapılmasının aynı eyleme ikinci ceza verilmesi anlamına geleceği gibi, uyarıyı tebliğ almaktan imtina etmek de geçerli bir fesih nedeni olmayacaktır. Bir an için uyarıyı tebliğ almaması işyeri düzenini bozucu bir davranış olarak kabul edilse bile söz konusu davranışı konusunda savunması alınmadan iş sözleşmesi de feshedilemeyecektir. Buna göre feshin geçerli olmadığının kabulü gerekir.
Davacı her ne kadar feshin sendikal nedene dayandığını iddia etmişse de, dosya içerisinde aralarında davacının da çalıştığı Bayrampaşa mağazasının bulunduğu davalıya ait işyerlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince yapılan denetim sonucu düzenlenen raporlarda sendikal baskı uygulandığının tespit edilmediğinin belirtildiği; davacının üyesi olduğu sendika tarafından mahkemeye gönderilen yazıda, fesih tarihinde 207 sendikalı işçi olduğu, 11.02.2013 yazı tarihi itibariyle 172 sendika üyesi olduğunun belirtilmesine göre halen çalışmaya devam eden sendikalı işçiler bulunduğu gözetildiğinde feshin sendikal nedene dayandığı iddiasının kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yapmış olduğu 209.60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 17.04.2014 gününde oybirliği karar verildi.