Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1744 E. , 2022/4824 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1744
Karar No : 2022/4824
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen …sayılı ödeme emrinin, 2013 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin yer aldığı 8, 9 ve 10. satırlarına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; …Ltd. Şti.’den tahsil edilemeyen amme alacaklarına ilişkin olarak anılan şirketin kanuni temsilcisi adına düzenlenen ödeme emirlerinin, … Vergi Mahkemesi’nin …esas sayılı dosyasında dava konusu edildiği ve davanın henüz hükme bağlanmadığı, kanuni temsilci hakkındaki takip kesinleştirilmeden şirket ortağı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; asıl borçlu şirketin banka hesaplarında bulunan paraların tahsil edildiği, şirket adına kayıtlı 7 adet motorlu araçtan, 3 adet araç üzerine dairelerince haciz konulmadığı, borçlu şirket adına Ankara İli, Çankaya İlçesi, …pafta, …ada, …parsel no.da kayıtlı, harç matrahı 1.500.000,00.-TL olan bir taşınmaz ile Ankara İli, Çankaya İlçesi, …Mah. …ada, …parselde kayıtlı, 40.000,00.-TL harç matrahlı bir taşınmaz bulunduğu, Çankaya …Mahallesinde bulunan taşınmaz üzerinde şerh konulduğu, ancak, Ankara İli, Çankaya İlçesi, …paftadaki taşınmaz ile ilgili bir bilgi bulunmaması karşısında, yazıda haciz işlemi yapılmadığı belirtilen taşınmazın, bu taşınmaz olduğu sonucuna ulaşıldığı, diğer yandan gerek bu taşınmazlar, gerekse motorlu araçlarla ilgili değer tespiti, satış gibi işlemlerin yapıldığına yönelik dosyada başkaca bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu durumda, borçlu şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilerek amme alacağının tahsil edilemediğinin ya da edilemeyeceğinin ortaya konulmadığı, Mahkeme kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. İstinaf isteminin belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, … Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2012 yılından izleyen döneme devreden geçmiş yıl zararlarının “0” olarak dikkate alınması gerektiği belirtildiğinden dava konusu 2013 yılına ilişkin tarhiyatların yapıldığı, oysa 2013 yılına ilişkin beyannamede önceki yıllardan herhangi bir zarar devredilmediği için mükerrer olarak Kurumlar Vergisi matrahı tarh edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …DÜŞÜNCESİ : Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Kanundaki terimler” başlıklı 3. maddesinde; tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, … Ltd.Şti.’den tahsil edilemeyen vergi borçları için davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin, 2013 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin yer aldığı 8, 9, ve 10. satırlarına ilişkin kısmının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilciyle birlikte şirket ortağı olan davacı adına takibe geçildiği, bankalara yönelik haciz işlemleri yapılarak hesaplarda bulunan paraların tahsil edildiği, şirket adına kayıtlı 7 adet motorlu araçtan, 3 adet araç üzerine vergi dairesince haciz konulmadığı, bu araçlar üzerinde icra kanalıyla satış şerhi bulunduğu, diğer üç araç üzerine e-haciz konulduğu, borçlu şirkete ait bir adet taşınmaz üzerine haciz işlemi yapılmadığının sistem kayıtları ve tarh dosyasının tetkikinden anlaşıldığı, amme alacağının tahsil edilemediğinin ya da edilemeyeceğinin ortaya konulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası ve dairemizin E.2019/6109 sayılı dosyası birlikte incelendiğinde, her ne kadar Yahya Galip Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulan … tarih ve …sayılı yazıda; bankalara yönelik haciz işlemleri yapılarak hesaplarda bulunan paraların tahsil edildiği belirtilmiş ise de, borçlu şirketin bankalarda haczedilen paralarının cüzi miktarda olduğu, şirket adına kayıtlı Ankara İli Çankaya İlçesi … Mahallesinde … Ada ve … parsel ile, Ankara İli Çankaya İlçesi … Mahallesi … Ada … parseldeki iki taşınmazdan, … nolu parselde bulunan harç matrahı 1.500.000,00-TL olan taşınmazın 2013 yılında satıldığı ve vergi dairesince haczedilmesinin mümkün olmadığı, … ada … parseldeki taşınmaz üzerinde 96 kurumun haczinin bulunduğu, … A.Ş. Adına 660.000,00-TL tutarında ipotek tesis edilmiş olduğu, şirket adına kayıtlı otomobiller üzerinde de çok sayıda haciz bulunduğu, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi adına düzenlenen …sayılı ödeme emrinin 1.183.950,26-TL tutarında olduğu dikkate alındığında, şirket borcunun bu miktardan daha az olamayacağı, amme alacağının tutarı göz önünde bulundurulduğunda, gayrimenkul ve araç satışı ile elde edilecek paranın garameten taksimi durumunda dahi davalı idarece tahsil edilecek tutarın amme alacağını karşılamayacağı anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, Vergi Dava Dairesince yapılacak incelemede, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği, dava konusu edilip edilmediği, davacının esasa ilişkin iddiaları dikkate alındığında, asıl borçlu şirket hakkında 2013 yılına ilişkin olarak tarh edilen kurumlar vergisi ve vergi ziyaı cezasının dava konusu edilip edilmediği hususunda araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının Üye …’nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.