Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/23409 E. 2014/35615 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23409
KARAR NO : 2014/35615
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2014
NUMARASI : 2014/138-2014/297

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde ilk kez 1996 yılında çalışmaya başladığını, bu çalışmasının fesih tarihi olan 21/03/2014 tarihine kadar sürdüğünü, davalı işverenin davacının iş sözleşmesini “uzun zamandan beri süregelen verimsiz çalışmasının iş gücü planlamasına olumsuz etkiler yarattığını, iş gücü açığını kapatmak üzere yerine çağırılan elemanlara gereksiz fazla mesai ödendiğini ve onların daha fazla yorulmasına sebebiyet verildiğini, bu durumda da üretim kaybına sebep olduğu” gerekçesiyle fesih ettiğini, yapılan bu fesih işleminin geçersiz olduğunu, zira fesihten önce davacının verimsizliği ile ilgili savunmasının alınmadığını, kaldı ki davacının verimsiz çalıştığı iddiasının da doğru olmadığını, işyerinde performans değerlendirme sisteminin objektif kriterlere göre yapılmadığını, davalı işverenin eşit işlem prensiplerine aykırı davrandığını, aynı bölümde yaklaşık 40 kişi çalıştığını ve bunların performansının aynı olduğunu, bunlardan sadece davacının işsözleşmesinin fesih edildiğini, yapılan fesih işleminin bu yönü ile de geçersiz olduğunu, bu nedenle davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete ait lastik fabrikasında 11/04/1996 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının iş sözleşmesinin daha önceden pek çok defa uyarılmasına rağmen işyerindeki düşük performanslı çalışmalarını sürdürmesi üzerine 4857 sayılı yasanın 17. maddesine istinaden ve 19. maddesinde öngörülen usule uygun bir biçimde fesih sebebi açıkça belirtilerek 21/03/2014 tarihinde fesih edildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatının kendisine ödendiğini, davacının çalışırken görevinde yeterli performansı gösteremediğini, sık sık istirahat alıp işinde devamsızlık yaptığını, işine devam ederken de kendisine verilen üretim hedeflerine ulaşamayarak verimsiz çalıştığını, işveren tarafından bu hususta daha önce uyarılmasına ve yetersiz çalışmalarının zamanla düzeleceği umut edilerek istihdamının devam edilmesine rağmen aradan geçen zaman içinde davacının performansında herhangi bir iyileşme olmadığını, bu çalışma karşısında mevcut iş ilişkisinin daha fazla sürdürülmesinin işveren yönünden beklenemez bir hal aldığından iş sözleşmesinin geçerli bir sebeple fesih edildiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının 6 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının 5 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500.-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 349.60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 26/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.