Danıştay Kararı 8. Daire 2019/4797 E. 2022/4967 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4797 E.  ,  2022/4967 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4797
Karar No : 2022/4967

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi, … Fakültesi’nde yardımcı doçent olarak görev yapan davacının, iş sözleşmesinin yenilenmeyerek üniversiteden ilişiğin kesilmesine ilişkin 14/09/2017 tarihli işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında verilen ‘Kınama’ disiplin cezasının Mahkeme kararı ile iptal edildiği, ayrıca … Fakültesi Dekanlığı, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanlığı’nca davacının sözleşmesinin uzatılmamasına yönelik ileri sürülen sebeplerle ilgili olarak her hangi bir soruşturma başlatılmadığı, dolayısıyla belirtilen hususların sübuta ermediği, yine davacının görevinde başarısız olduğu veya hizmetine ihtiyaç duyulmadığının somut olarak ortaya konulmadığı hususları göz önüne alındığında, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, hukuka aykırılığı ortaya konulan işlem nedeniyle Anayasa’nın 125. maddesi’nin son fıkrası uyarınca, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Davacının 3-9 gün arası izinsiz işe gelmediğinden bahisle verilen ‘3 Yıl Kademe İlerlemesinin Durdurulması’ cezasının her ne kadar Daire kararı ile iptal edilmiş ise de, göreve gelmeme fiilinin özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün gerçekleşmediği gerekçesiyle iptal edildiği, sözkonusu kararda davacının 20-22-24-27/02/2017 ve 06/03/2017 tarihlerinde özürsüz ve mazeretsiz göreve gelmediği tespitine yer verildiği, davacının bu fiilinin disiplin cezasını gerektirdiği, bu durumda, davacı ile davalı idare arasında kurulan hizmet sözleşmesindeki ders verme yükümlülüğünün davacı tarafından bazı günlerde aksatıldığı, mesaiye devam yükümlülüğünün yerine getirilmediği, göreve gelinmeyen günlere ilişkin herhangi bir mazeret veya özür de beyan etmeyen davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi’nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Akademik personel hayatında kişiliğinden kaynaklanan bir şekilde titizlikle işine devam ettiği, sağlık sorunlarının yoğun olduğu bir dönemde bir iki günlük dönem için insafsızca değerlendirme yapıldığı ve bu değerlendirmenin sadece kendisine uygulandığı diğer personele uygulanmadığı, hizmetine ihtiyaç bulunmadığı iddiasının soyut bir ifade olduğu, atamasının üç yıllık süre ile yapılmasına rağmen kendisiyle sürekli üçer aylık sözleşmeler yapıldığı, takdir yetkisinin kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararına aykırı olarak kullanıldığı ileri sürülerek, İstinaf Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının işe gelmediği günlerin bulunduğu, hizmet sözleşmesindeki ders verme yükümlülüğünü aksattığı, mazeret veya özür beyan etmediği, takdir yetkisinin hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : İstinaf Mahkemesi kararının, hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması talebi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul Üniversitesi, … Fakültesi’nde Yardımcı Doçent olarak görev yapan davacı hakkındaki soruşturma dosyaları ve verilen görevleri gereği gibi yapmadığından bahisle ve hizmet süresi dolduğu gerekçesiyle 15/09/2017 tarihinde hizmet sözleşmesinin yenilenmeyerek, kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından anılan işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1982 Anayasası’nın 130. maddesinde; çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı; kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumlarının kurulabileceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yardımcı Doçentliğe Atama” başlıklı 23. maddesinde; “a. Bir üniversite biriminde açık bulunan yardımcı doçentlik, isteklilerin başvurması için rektörlükçe ilan edilir. Fakültelerde ve fakültelere bağlı kuruluşlarda dekan, rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokullarda müdürler; biri o birimin yöneticisi, biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür kendi yönetim kurullarının görüşünü de aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama, rektör tarafından yapılır. Yardımcı doçentler bir üniversitede her seferinde ikişer veya üçer yıllık süreler için en çok 12 yıla kadar atanabilirler. “ hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Kanunun ”Öğretim görevlileri” başlığını taşıyan 31. maddesinde; öğretim görevlilerinin; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim – öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda, öğretim elemanlarının mesaiye devam durumlarının kontrolü konusunda getirilmiş bir düzenleme bulunmadığı gibi, öğretim elemanları ile ilgili disiplin cezalarına ilişkin düzenlemelerde herhangi bir özür ve mazeret bulunmaksızın göreve geç gelme veya belirli günler hiç gelmeme gibi fiiller bakımından ilgiliye uygulanacak çeşitli disiplin cezaları öngörülmüştür.
Anayasa’nın 130. maddesinde bilimsel özerkliğe sahip olduğu belirtilen üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının, bilimsel araştırma ve incelemeler yapmaları, derslere girmeleri gibi hususlar ile akademik hayatın niteliği göz önünde bulundurulduğunda, mesaiye devamları açısından, kamu görevlileri gibi değerlendirilmelerine olanak bulunmamaktadır.
Öğretim elemanlarının, üniversitedeki görevlerini aksatmamaları koşuluyla bilimsel çalışmalar için kaynak araştırma, toplantılara katılma ve benzeri nedenlerle görev alanı dışında bulunmaları, akademik faaliyetin ayrılmaz bir unsurudur. Bu açıdan, akademik personele mesai kontrolü yapılması akademik faaliyetin niteliğine aykırı bulunmaktadır. Öğretim elemanlarının verilen görevleri yerine getirdiği, eğitim-öğretim faaliyetinin yürütülmesinde bir aksaklık yaşanmadığı sürece, salt göreve geç gelmenin veya belirli günler hiç gelmemenin sözleşmenin feshedilmesine yol açmayacağı kabul edilmelidir. Nitekim, göreve geç gelme veya belirli günler hiç gelmeme gibi fiillerin sübuta ermesi durumunda, disiplin kuralları uyarınca fiile uyan disiplin cezasının verilebileceği tabidir.
Dava dosyasının incelenmesinde; Davacının görev yaptığı … Fakültesi Dekanlığı Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanlığı, Reklam Anabilim Dalı Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısında; davacı hakkında iki adet soruşturma açıldığı, bu soruşturmalarda kınama ve üç yıl süre ile kademe durdurma cezaları verildiği, kendisine verilen akademik görevlendirmeleri kabul etmediği ya da gereği gibi yapmadığı, adı geçen öğretim üyesinin sözleşmesinin uzatılmasının uygun olmadığı Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanlığı’na bildirilmiş, bu yazıya istinaden Bölüm Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısında; 12/08/2016 tarihinde açılan soruşturmada kendisine görevle ilgili bilgi ve belge istemini mazeretsiz olarak zamanında yerine getirmediğinden kınama cezasının verildiği, 21/04/2017 tarihinde açılan soruşturmada, aldığı sağlık raporlarını zamanında kuruma vermediği, Dekanlık ve Bölüm Başkanlığına haber vermeden 8 gün işe gelmediğinin kamera kayıtlarından tespit edilmesi nedeniyle üç yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verildiği, ayrıca akademik sorumluluklarını yerine getirmediği, Sempozyum Koordinarörlüğü görevini aksattığı, öğrencilerin sıklıkla sözlü olarak şikayetçi oldukları, belirtilerek, Yrd. Doç. Dr …’in sözleşmesinin uzatılmasının uygun olmadığı … Fakültesi Dekanlığı’na bildirilmiş ve Dekanlıkça da adı geçenin görev süresinin uzatılmaması nedeniyle kadro ile ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.
Olayda; dava konusu işleme dayanak olan kınama ve üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezaları yargı kararlarıyla iptal edilmiştir. Davacının akademik faaliyeti aksattığı, Anabilim Dalının akademik gelişimine gerekli desteği vermediği Sempozyum Koordinatörlüğü görevinde sorumluluk almadığı, öğrencilerin sıklıkla sözlü olarak şikayetçi olduğu gibi iddiaların ise somut tespite dayalı olmadığı açıktır.
Öte yandan, davacının hukuka aykırı işlem sebebiyle uğradığı parasal haklarının sözleşme süresini geçmeyecek şekilde hesaplanarak davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, Reklam Anabilim Dalı Başkanlığı ve Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanlığı görüşlerine dayalı olarak, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık,aksi yöndeki İstinaf Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …- TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.