Danıştay Kararı 2. Daire 2020/1813 E. 2022/4343 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2020/1813 E.  ,  2022/4343 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1813
Karar No : 2022/4343

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : …
3- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : (Mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığında uzman olarak görev yapan davacı tarafından; 13/01/2007 günlü, 26402 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelik”in 10. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Mesleki yeterlilik sınavı sözlü sınav şeklinde yapılır.” hükmü ile 11/1. maddesinin ve bu Yönetmelik’e göre (mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavının iptali istemiyle dava açılmıştır.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu düzenleyici işlemlerin personel arasında öznel değerlendirmelere ve hak ihlallerine neden olduğu ileri sürülerek, hukuka aykırı olduğu iddia edilen söz konusu düzenleyici işlemler ile bu düzenlemelere göre (Mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
Cumhurbaşkanlığı (mülga Başbakanlık) ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından; dava konusu Yönetmelik hükümlerinin üst normlara uygun olduğu, söz konusu düzenleme doğrultusunda gerçekleştirilen mesleki yeterlilik sınavında da hukuka aykırılık bulunmadığı, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Dışişleri Bakanlığı tarafından; davacının tabi olduğu mesleki yeterlilik sınavının, ilgilinin bağlı olduğu (Mülga) Hazine Müsteşarlığınca oluşturulan sınav komisyonu tarafından gerçekleştirildiği; sınav komisyonunun oluşturulması ve aldığı kararlarla Bakanlıklarının ilgisinin olmadığı; yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 13/01/2007 günlü, 26402 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelik’e göre (mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği öngörülmüş olup 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
(Mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığında uzman olarak görev yapan davacı tarafından, 13/01/2007 günlü, 26402 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelik”in 10. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Mesleki yeterlilik sınavı sözlü sınav şeklinde yapılır.” hükmü ile 11/1. maddesinin ve bu Yönetmelik’e göre (mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2009 günlü, E:2007/3880, K:2009/5786 sayılı kararıyla; davanın düzenleyici işlemlere ilişkin kısmının reddine; mesleki yeterlilik sınavının ise iptaline karar verildiği; bu kararın iptale ilişkin kısmının temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/04/2014 günlü, E:2010/918, K:2014/1537 sayılı kararıyla; Daire kararında, sözlü sınavda verilen yanıtların, teknolojik imkanlardan yararlanılarak kayıt altına alınmasının (elektronik ortamda görüntülü ve/veya sesli kayıt gibi) uygun olacağı belirtilmekte ise de; bu konuyla ilgili bazı yasalarda da (örneğin 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 9. maddesi, 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu’nun 2/A maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 41. maddesi gibi) belirtildiği üzere, sözlü veya mülakat sınavlarıyla ilgili olarak, adaylara komisyon başkan ve üyelerince verilen puanların ayrı ayrı tutanağa geçirileceği, bunun dışında sınavla ilgili herhangi bir kayıt sisteminin kullanılmayacağı hükümlerine yer verildiği; buna göre, sözlü veya mülakat sınavlarında verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak kayıt altına alınmasını öngören bir yasal düzenleme bulunmadığı, aksine değinilen yasa hükümlerinde tutanak düzenlenmesi dışında bir kayıt öngörülmediği dikkate alındığında, sözlü sınavda verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanılarak kayıt altına alınması konusuyla ilgili olarak Daire kararında yer alan gerekçede mevzuata uygunluk görülmediği; bu durumda, sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi hukuken zorunlu olduğundan, davacının girdiği sözlü sınavın belirtilen hususlara uygun yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır.
Savcılıkça yazılan 23/12/2020 tarihli İstem Yazısı ile ‘Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavına ilişkin olarak sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanarak tutanağa bağlanıp bağlanmadığı hususunun cevaplandırılması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin birer örneğinin 15 (On beş) gün içerisinde gönderilmesi”nin istenilmesi üzerine Maliye ve Hazine Bakanlığının 11/01/2021 tarihli yazısı ekinde (zaten daha önceden de dosyaya sunulmuş olan) Mesleki Yeterlik Sınavı sonuçlarına ve davacıya sorulan sorular ve verilen puanlara ilişkin olarak iki ayrı tutanağın gönderildiği görülmekte olup; anılan İstem Yazımızla istenilen ”Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavına ilişkin olarak sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanarak tutanağa bağlanıp bağlanmadığı” hususunun cevaplandırılmamış olması nedeniyle bu yönde bir tutanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; her adaya sorulan soruların kayda geçirildiği ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterildiği; ancak sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanarak tutanağa bağlanmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dava konusu mesleki yeterlik sınavında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu mesleki yeterlilik sınavının iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 10/06/2020 günlü, E:2020/2945, K:2020/2315 sayılı gönderme kararıyla Dairemize iletilen dosyada; Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2009 günlü, E:2007/3880, K:2009/5786 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/04/2014 günlü, E:2010/918, K:2014/1537 sayılı kararı ile (mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavı yönünden bozulduğundan ve 2577 sayılı Kanun’un 49/4 maddesi uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyulması zorunlu olduğundan, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Dava; (mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığında uzman olarak görev yapan davacı tarafından, 13/01/2007 günlü, 26402 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelik”in 10. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Mesleki yeterlilik sınavı sözlü sınav şeklinde yapılır.” hükmü ile 11/1. maddesinin ve bu Yönetmelik’e göre (mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavının iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Beşinci Dairesince, davanın düzenleyici işlemlere ilişkin kısmının reddi, dava konusu mesleki yeterlilik sınavının iptali yolunda verilen 26/10/2009 günlü, E:2007/3880, K:2009/5786 sayılı kararın, davalı idareler tarafından, iptale ilişkin kısmı yönünden temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/04/2014 günlü, E:2010/918, K:2014/1537 sayılı kararıyla; sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi hukuken zorunlu olduğundan, davacının girdiği sözlü sınavın belirtilen hususlara uygun yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş; davacının kararın düzeltilmesi talebi de 16/11/2017 günlü, E: 2015/956, K: 2017/3768 sayılı kararla reddedilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- (Mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavının iptali istemi yönünden;
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
Bununla birlikte, bu konuyla ilgili bazı yasalarda da (örneğin 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 9. maddesi, 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu’nun 2/A maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 41. maddesi gibi) belirtildiği üzere, sözlü veya mülakat sınavlarıyla ilgili olarak, adaylara komisyon başkan ve üyelerince verilen puanların ayrı ayrı tutanağa geçirileceği, bunun dışında sınavla ilgili herhangi bir kayıt sisteminin kullanılmayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi hukuken zorunlu olduğundan, Danıştay Başsavcılığınca yazılan 23/12/2020 tarihli İstem Yazısı ile Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavına ilişkin olarak sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların hazırlanarak tutanağa bağlanıp bağlanmadığı hususunun cevaplandırılması, buna ilişkin bilgilerin ve belgelerin birer örneğinin gönderilmesinin istenilmesi üzerine, Hazine ve Maliye Bakanlığının 11/01/2021 günlü yazısı ekinde Mesleki Yeterlik Sınavı sonuçlarına ve davacıya sorulan sorular ile verilen puanlara ilişkin olarak iki ayrı tutanağın gönderildiği anlaşılmakta olup; anılan İstem Yazısıyla istenilen, sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların hazırlanarak tutanağa bağlanıp bağlanmadığı hususunun cevaplandırılmamış olması nedeniyle bu yönde bir tutanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; her adaya sorulan soruların kayda geçirildiği ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterildiği; ancak sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların hazırlanarak tutanağa bağlanmadığı anlaşıldığından, dava konusu mesleki yeterlik sınavında hukuka uyarlık görülmemiştir.

II – Vekalet Ücreti Yönünden
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği belirtilmiş; anılan Kanun’un 168. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 03/09/2022 günlü, 31942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2. maddesinde, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücreti karşılığı olduğu; 3. maddesinde ise, avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı kuralı getirilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davanın, davacı asil tarafından açıldığı; davalı idarelerin dilekçelerinin ve ilk derece ile temyiz aşamalarına ilişkin gerekçeli kararların davacı asile tebliğ edildiği; dosyanın tekemmülünün sağlanmasının ardından, yine davacı asil tarafından, dava dosyasına 08/09/2022 havale tarihli dilekçe eki vekaletnamenin sunulduğu, ancak davacı vekili tarafından dosyanın esasını etkileyebilecek yahut davacı lehine hak doğurabilecek herhangi bir beyanda bulunulmadığı ya da bilgi veya belgenin dava dosyasına sunulmadığı, vekilin dava aşamalarında herhangi bir katkısının olmadığı görülmüş olup, davaya katkısı bulunmayan avukat lehine anılan Tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 13/01/2007 günlü, 26402 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yurtdışında Sürekli Görevlendirilecek Personel Hakkında Yönetmelik’e göre (mülga) Başbakanlık Hazine Müsteşarlığınca 25-27 Mayıs 2007 tarihlerinde yapılan mesleki yeterlilik sınavının İPTALİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine; davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı (mülga Başbakanlık) tarafından yapılan ….-TL yargılama giderinin anılan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.