Danıştay Kararı 4. Daire 2022/3969 E. 2022/4946 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/3969 E.  ,  2022/4946 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3969
Karar No : 2022/4946

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ: Av. …
2- … Bakanlığı … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, iş akdinin 2016/Haziran döneminde sona erdirilmesi üzerine, kendisine verilen hizmet ödülü ve ek ödemeden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya verilen ek ödemenin, karşılıklı anlaşmaya bağlı olarak yasal zorunluluk olmadan işsizlik sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ödeme olduğu, dolayısıyla ücret olarak nitelendirilemeyeceği ve bu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği; ek ödeme üzerinden haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği; öte yandan, davacıya yapılan hizmet ödülü ödemesinin işsizlik sebebiyle ve sosyal güvenlik kapsamında yapılan bir ödeme olmadığı, aynı neviden bir işte çalışmaması karşılığında yapılan bu ödemenin, ilgili mevzuat hükümlerine göre ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğini taşıdığı, evvelce yapılmış hizmetler karşılığında sağlanan bir menfaat olması sebebiyle de ücret niteliği taşıdığı ve vergilendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, hizmet ödülü adı altında ödenen tutar üzerinden tevkif edilen gelir vergisinde ve dolayısıyla dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği; ayrıca, hizmet ödülü üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinin iadesi istemiyle işveren tarafından açılan davada … Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla iadede mükerrerliğe sebebiyet vermemek üzere davanın kabulüne karar verildiği, bundan mütevellit her halükarda paranın daha önce işverene iade edilmesi sebebiyle, hizmet ödülüne ilişkin kısım için işçi yönünden davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisine yapılan ödemeler üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin ve dolayısıyla düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ikale sözleşmesine istinaden yapılan ücret niteliğindeki ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi; davacının temyiz isteminin ise kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
30/01/2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 18/01/2019 tarih ve 7162 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 89. maddede, 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği, bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği, hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmünün uygulanmayacağı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu kurala bağlanmış; bu kapsamda mükelleflere istisnai bir hak tanınmış ve 15/03/2019 tarih ve 30715 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 306 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile de söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya, iş akdinin 2016/Haziran döneminde sona erdirilmesi üzerine verilen hizmet ödülü ve ek ödemeden gelir vergisi tevkifatı yapıldığı, davacı tarafından, söz konusu ödemelerin ücret niteliği taşımadığı ve gelir vergisinden muaf olduğu iddiasıyla 11/11/2020 tarihinde Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına düzeltme, 02/02/2021 tarihinde de Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet başvurusunda bulunulduğu, belirtilen düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı tarafından, yukarıda yer verilen maddede öngörülen 27/03/2018 tarihinden önce imzalanan ikale sözleşmesine istinaden kendisine yapılan ödemeler üzerinden tevkif edilen gelir vergisinin iadesi istemiyle düzeltme şikayet başvurusunda bulunulduğu, başvurunun reddi tarihinde anılan maddenin yürürlükte olduğu görülmüş olup, uyuşmazlık hakkında, Gelir Vergisi Kanununun söz konusu geçici 89. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacının iş akdinin 2016/Haziran döneminde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirildiği, davaya konu ek ödeme ve hizmet ödülü ödemesinin, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 89. maddesinde iade kapsamında değerlendirileceği sayılarak belirtilen ödemelerden olduğu ve söz konusu ödemeler üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin iadesi için gerekli olan diğer şartların sağlandığı dikkate alındığında, düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu haliyle, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin ek ödeme üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasında, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık; hizmet ödülü üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptali isteminin reddine dair hüküm fıkrasında ise hukuka uygunluk görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, ek ödeme üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasına dair temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrasında, fazla veye yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihinden, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği düzenlenmiştir.
Bakılmakta olan davada, her ne kadar ek ödeme üzerinden fazladan kesilen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiş ise de, tahsil tarihinde davalı idarenin kusurunun bulunmadığı anlaşılmış olup, davacıya, ek ödeme üzerinden tahsil edilen gelir vergisinin, idareye düzeltme başvurusunda bulunulan 11/11/2020 tarihinden düzeltme fişinin kendisine tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Vergi Dava Dairesince yeniden verilecek kararda, davacının, hizmet ödülü üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine dair faiz istemi yönünden de yeniden değerlendirme yapılacağı tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin ek ödeme üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin hizmet ödülü üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptali isteminin reddine dair hüküm fıkrası ile faiz istemine ilişkin hüküm fıkralarının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, iş akdinin 2016/Haziran döneminde sona erdirilmesi üzerine, kendisine verilen hizmet ödülü ve ek ödemeden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi yönünde verilen Vergi Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden;
Davacıya hizmet ödülü adı altında ödenen tutarın ücret niteliği taşımadığı, söz konusu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu, dolayısıyla tevkif edilen verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ve tahsil edilen verginin faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin hizmet ödülü üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin ek ödeme üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasının aynı gerekçe ve nedenlerle onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının, gerekçe değiştirerek onamaya ilişkin kısmına da katılmıyoruz.

(XX) KARŞI OY :
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, ek ödeme üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının aynen onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyoruz.