Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/646 E. , 2022/3389 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/646
Karar No : 2022/3389
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): Tasfiye Halinde … Danışmanlık Otomotiv ve Gıda İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından ithal edilen araçların kıymetinin ithalat aşamasında eksik beyan edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2010 yılının Ocak ilâ Haziran ile Ağustos ilâ Kasım dönemlerine ilişkin tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca, tüzel kişilere ilişkin tebligatın, şirket adresinde müdür veya kanuni temsilcilere yapılmasının gerektiği, bu kişilerin iş yerinde bulunmaması halinde ise memur veya müstahdemlerinden birine yapılabileceği, davaya konu ihbarnamelerin ise şirket müdürünün ikamet adresinde annesine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, usulüne uygun bir tebligattan bahsedilemeyeceği, bu durumda, davacının 20/07/2017 olarak beyan ettiği ıttıla tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davalı idarenin süre itirazının yerinde görülmediği; olayda, takdir komisyonu kararlarının, komisyonca yapılmış bir vergi incelemesine dayanmadığı, herhangi bir araştırma ve somut bir tespit de içermediği, dolayısıyla matrahların yasaya uygun şekilde takdir edildiğinden söz edilemeyeceği, öte yandan, 2010 yılına ait tarh edilen vergi ve kesilen cezaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 20/12/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihbarnamelere karşı davanın süresinde açılmadığı, takdire sevk ile işlemeye devam eden süre durduğundan, vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.