Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3730 E. , 2022/3220 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3730
Karar No:2022/3220
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU :… Anonim Şirketi (…) Genel Müdürlüğü Satın Alma ve Malzeme Yönetimi Daire Başkanlığı – İç Satın Alma Müdürlüğü’nce 04/02/2022 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “18 Mart Çan Termik Santralı İşletme Müdürlüğü Bünyesinde Bulunan Bakım Servislerinde Teknik Şartnamede Belirtilen İşlerin 174 Kişi ile 3 Yıl Süreli Yaptırılması Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine tesis edilen … tarih ve … sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının başvurunun reddine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Kanuni süresi içinde temyiz isteminde bulunulmadığından, istemin süre yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye …’ın; “2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hâllerde dosyanın gönderildiği Danıştay’ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak karar verileceği kuralı uyarınca, kesin olarak temyiz süre ret kararı verilmesi hâlinde temyiz eden tarafın temyiz talebinin süresinde olduğunu savunma imkânı kalmamaktadır. Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen hak arama hürriyetinin tesisi için herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olması, adil yargılanma hakkı kapsamında tarafların aleyhine olan durumlara ilişkin görüş ve itirazlarının alınarak yeterli tartışma imkânının tanınması gerektiği dikkate alındığında, temyiz istemi süre yönünden reddedilen tarafa itiraz imkânının tanınmaması Anayasa’da öngörülen adil yargılanma hakkına aykırı olduğundan, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 7. fıkrasının “temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı” ibaresi yönünden iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerektiği” yolundaki görüşüne karşılık, söz konusu düzenleme Anayasa’ya aykırı görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ”İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasında ivedi yargılama usulü uygulanacak uyuşmazlıklar sayılmış, (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında, ivedi yargılama usulünde uygulanacak süreler belirtilmiş, (g) bendinde, verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, (h) bendinde, temyiz dilekçelerinin üç gün içinde inceleneceği ve tebliğe çıkarılacağı, bu Kanun’un 48. maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kural altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâlinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşılması hâlinde, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, Danıştay’ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin dördüncü fıkrasında, “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” kuralına yer verilmiştir.
Temyizen incelenerek bozulması istenen Mahkeme kararının 21/06/2022 tarihinde davacı vekilinin elektronik tebligat adresine ulaştığı ve bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda 26/06/2022 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiş sayıldığı, temyiz süresinin 15 (on beş) gün olduğu ve bunun İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği dikkate alındığında, bu karara karşı 15 (on beş) günlük temyiz süresinin son günü (Kurban Bayramı’nın son günü olan 12/07/2022 salı gününü izleyen ilk iş günü) olan 13/07/2022 tarihine kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra elektronik imzalı dilekçe üzerindeki kayıt kaşesi ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) evrak işlem kütüğü kayıtlarına göre 25/07/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin esasının incelenmesi mümkün değildir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.