Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/1311 E. , 2022/7768 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1311
Karar No : 2022/7768
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırşehir ili, Özbağ ilçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan parselasyon işlemine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile dayanağı 06.06.2014 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu uygulama imar planının geneline yönelik olarak yer verilen kanaatlerin dava konusu uyuşmazlığı doğrudan ilgilendirmediği, davacının menfaatini olumsuz yönde etkileyebileceği, aleyhe hüküm kurulması sonucunu doğurabileceğinden bu kısmın hükme esas alınmayarak uygulama imar planında iptali gerektiren bir husus bulunmadığı, dava konusu parselasyon işleminde düzenlemeye alınan kadastral parsellerde, düzenleme ortaklık payının kapanan kadastral yol düşüldükten sonra hesaplanması gerekirken davalı idarece buna uyulmayarak kapanan yollar nedeniyle kendi adına parseller oluşturduğu ve böylece parselasyona tabi tutulan taşınmazlardan daha fazla düzenleme ortaklık payı alındığı yönündeki değerlendirmelerin hükme esas alınacak nitelikte bulunduğu, dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu parselasyon işleminin iptaline, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Parselasyon işleminde düzenleme sınırının hukuka uygun olarak geçirilmediği, parselasyonun … ada … ve …parsel sayılı taşınmazların maliki tarafından serbest harita mühendisine yaptırıldığı, kadastral parselinin iki kısma ayrılarak bir kısmının parselasyon dışında bırakıldığı, parselasyon sonucu oluşturulan parsellerin yapılaşmaya elverişli olmadığı, parselasyon işleminin bu nedenle de iptali gerektiği, dava konusu uygulama imar planının hukuka aykırı olduğu, sadece yol genişliği ve aleyhe hüküm kurmama hususları yönünden ele alınan imar planının tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiği, kararın bireysel ve kamu menfaatine aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Kırşehir ili, Özbağ ilçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Özbağ Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işlemine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile dayanağı Özbağ Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanununun 19. maddesinde, “imar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu imar planının onay tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 29. maddesinde; “İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde 1) Devamlığı olan bir yol belli bir kesimde daraltılamaz. 2) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu esas alınır. 3) İmar planlarındaki gelişme alanlarında (7,00) metreden dar yaya, (10,00) metreden dar trafik yolu açılamaz, Meskun alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. 4) İmar planı değişikliği ile çıkmaz sokak ihdas edilemez. 5) İmar planı içinde kalan karayolu, kent içi geçişinin değiştirilmesi durumunda, Karayolları Genel Müdürlüğü’nden alınacak görüşe uyulur.” kuralı yer almıştır.
14/06/2014 tarihli, 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26. maddesinin 6. fıkrasında, “İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde:
a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz.
b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır.
c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.
ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez.
d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur.
e) Plan alanındaki trafik hacimleri ile yeni getirilen kullanımların trafik üretme ve trafik çekme hacimleri dikkate alınarak yol ve kaldırım genişlikleri belirlenir.
” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda; dava konusu uygulama imar planının üst ölçek plan kararını oluşturan 1/2000 ölçekli nazım imar planında davacının …ada … parsel sayılı kadastral taşınmazının gelişme konut alanı olarak tanımlı iki farklı konut bölgesinde kaldığı, konut bölgeleri arasında 1/2000 ölçekli nazım imar planı üzerinde ölçü verilmemiş yaya yolu bulunduğu, taşınmazın bu yaya yolu ile birlikte güney kısmında kısmi bir parçasının da anılan plan üzerinde 10 metre olarak belirtilen taşıt yoluna isabet ettiği, parselasyon işlemine dayanak alınan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kadastral … ada … parsel sayılı taşınmazın ayrık nizam 2 kat yapılaşma koşullu iki farklı imar adasına isabet ettiği, bu imar adaları arasından 6 metrelik yaya yolu geçtiği, taşınmazın güneyinde kısmı bir parçasının da 10 metrelik taşıt yoluna isabet ettiği, davacı taşınmazının üzerinden geçen yol kullanımına planlama alanının bu bölgesinde ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmekle birlikte, gelişme alanında kalan ve planlama alanının bu bölgesinde oluşturulan konut kullanımlı imar adaları içerisinde oluşturulması öngörülen imar parsellerine mahreç veren yol genişliğinin yürürlükteki imar mevzuatı uyarınca en az 7 metre olarak belirlenmesi gerekirken 6 metre olarak belirlenmesinin planlama ilke ve tekniklerine uygun olmadığı, davacı taşınmazı üzerindeki plan kararları açısından olmasa da alanın yakın çevresinde ve parselasyon işlemine tabi tutulan alan sınırları içerisinde uygulama imar planının nazım imar planı kararlarına aykırılık oluşturduğu, bu durumun ulaşım aksları ve buna bağlı olarak imar adası oluşumlarını etkilediğinden nazım imar planı kararlarına aykırılık teşkil eden uygulama imar planı kararları dayanak alınarak parselasyon planı yapılmasının da üst ölçek plan kararlarına aykırılık teşkil ettiği, parselasyon sonrası davacıya kadastro parselinin bulunduğu yerden hisseli olarak tahsis edilen imar parselinin davacı yönünden mağduriyet oluşturmayacağı, davalı idarenin yoldan ihdas suretiyle kendi adına parsel oluşturması sebebiyle düzenleme ortaklık payının olması gerekenden fazla hesaplanmasına neden olunduğu, geçirilen düzenleme sınırının yönetmelikte belirlenen esaslara uygun olmadığı yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür.
İdare Mahkemesince her ne kadar 1/1000 ölçekli uygulama imar planın iptal edilmesi halinde davacının aleyhine hüküm kurulacağı gerekçesiyle davanın buna ilişkin kısmının reddine karar verilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde dava konusu imar planında taşınmazının üzerinden geçen yolun 6 metre gösterilmesinin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istediği dolayısıyla davayı açmaktaki amacının öncelikle mevzuata uygun olarak belirlenmiş bir yola cepheli ve yapılaşmaya elverişli bir parselin uygulama neticesinde kendisine tahsis edilmesi olduğu anlaşıldığından, davacının dava konusu plana ilişkin itirazının mevzuat ve üst ölçekli nazım imar planı kararlarına uygun olup olmadığının gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak incelenmesi suretiyle dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hakkında yeniden karar verilmesi, ulaşılacak sonuca bağlı olarak dava konusu parselasyon işlemine ilişkin, bilirkişi raporunda yer alan özellikle parselasyon sınırına ilişkin tespitler de göz önünde bulundurularak, bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.