Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/1325 E. , 2022/7758 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1325
Karar No : 2022/7758
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay ili, Belen İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ile … parsel sayılı taşınmazın imar planı onama sınırı içine alınarak ayrık nizam 6 kat yapılaşma koşullu ticaret+konut alanı olarak planlanmasına ilişkin Belen Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin reddine dair Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığının .. tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; her ne kadar davalı idarece dava konusu işlemin gerekçesi olarak … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında “müellif açıklama raporu olmadan yapılan imar plan değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki kararın planın bütününü ilgilendirdiği, bu haliyle verilen iptal kararının … tarih ve … sayılı belediye meclis kararı ile kabul edilen belen ilçesine yönelik 1/5000 ölçekli revizyon nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının tümüne yönelik olduğu ileri sürülmekte ise de, davacı idare tarafından … tarihinde … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dava dosyasının kaydına giren dava dilekçesi ile müellifçe hazırlanmış raporun olmadığı yönünde yazılı değerlendirme yapmak suretiyle idareyi ve Mahkemeyi yanıltanlar hakkında idari soruşturmanın başlatıldığı, yapılan incelemeler neticesinde müellif raporunun varlığının ortaya çıkarıldığı, savunma hakkının süresinde yapılmasına engel olan ve plan müellif raporunun olmadığını belirterek mercileri yanıltan sorumlular hakkında soruşturma izni verilerek hukuki sürecin başlatıldığı gerekçeleriyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının a bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesininin istenildiği, buna karşılık yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak olarak gösterilen müellif açıklama raporunun, … İdare Mahkemesinde görülmekte olan E:… sayılı dava dosyasına … tarihinde, E:… sayılı dava dosyasına 08.01.2016 tarihinde, E:… sayılı dava dosyasına ise 15.12.2015 tarihinde sunulduğunun görülmesi karşısında, iptal kararına dayanak olarak gösterilen müellif raporunun yokluğunun salt E:… sayılı dava dosyasında geçerli olduğunun kabulü gerektiğinden, davalı idarece davacı belediye tarafından sunulan plan değişikliği teklifinin 5216 sayılı Kanunun 7. ve 14. maddeleri uyarınca değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmekte iken, Belen İlçesi’nde geçerli olan imar planlarının tümünün iptal edildiği şeklinde yorumlanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti : İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı idarenin kendi kusuru nedeniyle davanın açılmasına sebep olduğu, müellif açıklama raporundan haberdar olmadıkları belirtilerek temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmazlar, Belen Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında “kısmen gelişme konut alanı kısmen de konut+ticaret alanı , aynı tarihli 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında ise … ada … parsel sayılı taşınmaz ayrık nizam 6 kat yapılaşma koşullu konut+ticaret alanı olarak belirlenmiş, … parsel sayılı taşınmaz plan onama sınırı dışında bırakılmıştır.
Bunun üzerine …parsel sayılı taşınmazın malikleri tarfından … parsel sayılı taşınmazın imar planı onama sınırı içine alınarak … ada … parsel sayılı taşınmaz ile uyumlu olacak şekilde ayrık nizam 6 kat ticaret+konut alanı olarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvuru Belen Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilmiş, bu karar Belen Belediyesinin 04.01.2017 tarihli yazısı ile 3194 sayılı İmar Kanunun 8. maddesi ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7. ve 14. maddeleri uyarında gerekli kararın alınması istemiyle Hatay Büyükşehir Belediyesine sunulmuştur. Ancak Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile yürülükteki imar planlarının mahkeme kararıyla iptaline karar verildiği bu nedenle imar planı teklifinin öncelikle 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında taraflarına sunulması gerektiği gerekçesiyle reddedilmiş, bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
” hükmüne, 40.maddesinde de, “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.” hükmüne ve 123. maddesinde ise, “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama imar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi, onbeş gün içinde incelenerek kesin karara bağlar.” hükmü yer almaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında, belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 14.maddesinin son fıkrasında, “Büyükşehir kapsamındaki ilçe belediye meclisleri tarafından alınan imara ilişkin kararlar, kararın gelişinden itibaren üç ay içinde büyükşehir belediye meclisi tarafından nazım imar plânına uygunluğu yönünden incelenerek aynen veya değiştirilerek kabul edildikten sonra büyükşehir belediye başkanına gönderilir. Üç ay içinde büyükşehir belediye meclisinde görüşülmeyen kararlar onaylanmış sayılır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Belirli ölçütlere göre hazırlanan imar planlarının, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı şekilde ve kanundaki usullere uygun olarak değiştirilmesi mümkündür. Bu değişikliklerin de ilgili idarelerin hangi organ ve mercilerince karara bağlanacağının kanunla belirlenmesi gerekir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre imar planı, imar planı revizyonu ve imar planı değişlikliklerini onaylama yetkisi belediye meclisine ait olduğundan, belediyelere yapılan imar planı değişikliği tekliflerinin karara bağlanmak üzere belediye meclisine sunulması gerekmektedir.
Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile Anayasal güvenceye bağlanan hak arama hürriyeti, temel hak kategorisinde yer almasının yanında, diğer temel hak ve hürriyetlerin korunması ve kullanılmasında üstlendiği görev nedeniyle de hukukun temel ilkelerinden birini teşkil etmektedir.
İdari faaliyetlerin gerçekleştirilmesi sırasında güçsüz durumda olan bireylerin hak ve menfaatlerinin korunması demokratik yönetimin gereğidir. Ülkemizde; bireylerin, en yoğun hak ve menfaat ihlalleri yaşadıkları konulardan biri olan idare ile ilişkiler alanında cereyan eden sorunlar karşısında yeni sayılabilecek bazı haklara sahip oldukları kabul edilmektedir. Bu hakların doğumunda meşruiyetin en temel kaynağı, bireyin idare karşısında güçsüz oluşudur. Bu dezavantajlı durumun, bireye ancak bazı hakların verilmesi ile giderilebileceği realitesi göz önünde bulundurulduğunda, idare karşısında, yeni bireysel hakların doğmasının yanı sıra mevcut hakların kapsam bakımından re’sen genişlemeleri de meşru bir zemine dayanmaktadır. İdari faaliyetlerin, iyi idare ilkeleri olarak adlandırılan birtakım ilkeler doğrultusunda gerçekleşmesi, hukuk devleti olgusuna da önemli kazanımlar sağlayabilme potansiyeline sahiptir. (Zeyrek, İlker Birey- İdare İlişkisi Bağlamında İyi İdare Hakkı ve Türk Pozitif Hukukunda Görünümü, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Temmuz-Ağustos 2021, syf.295-297).
Bireylerin idarelere yaptıkları başvuruları hızlandırmak ve başvuru usullerini kolaylaştırmak iyi idare hakkının gereğidir. İyi idare hakkının sağlanması durumunda hak arama özgürlüğüne ilişkin engellerin bir kısmının da ortadan kalkacağı açıktır.
İptal davasının öze ilişkin koşulları arasında idari işlemin yetki yönünden hukuka uyarlılığı da yer almaktadır. İdare hukukunda “yetki”, idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade eder ve idari işlemlerin en temel öğesini oluşturur. Bir kamu düzeni sorunu olan yetki, yasa koyucu tarafından hangi makam veya merciye verilmiş ise, ancak o makam veya merci tarafından kullanılabilir. Bu bakımdan, yasanın açık izni olmadıkça yetkili makam veya mercinin yetkisini devretmesi olanaklı değildir. Aktarılan nitelikleri gereği, idare hukukunda yetkisizlik kural, yetkili olmak istisnadır. Bu itibarla, yetki hükümlerinin sınır ve çerçevesinin yasayla açıkça çizilmesi gerekir ve genişletici yoruma tabi tutulamaz.
İmar planı değişikliğinin yapılması için öncelikle değerlendirilmesi gereken hususun, böyle bir değişiklik isteminin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygunluğunun bulunup bulunmadığıdır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığın özelinde değerlendirme yapıldığında ise davacının mülkiyetindeki taşınmaza yönelik imar planı değişikliğiyle ilgili talebin, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden uygun olup olmadığı konusunda yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince bu konuda karar verme yetkisine haiz belediye meclisince değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken, bu usul izlenmeden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığınca, davacının talebinin belediye meclisine sunulmadan yanıtlanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı imar ve şehircilik daire başkanlığı işleminin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyiz istemine konu edilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.