Danıştay Kararı 6. Daire 2019/644 E. 2022/7739 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/644 E.  ,  2022/7739 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/644
Karar No : 2022/7739

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): … Gayrimenkul ve Emlak A.Ş.
VEKİLİ : Av. …, Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin dayanağı olan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline karar verildiği görüldüğünden dayanağı bulunmayan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı tarafından; Dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; Dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, sosyal donatı alanları için hesaplanan büyüklüklerin bu alanlar için gerekli asgari birim alan büyüklüklerini sağlamadığı için ayrılamadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
20.01.1997 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında “konut dışı kentsel çalışma alanı”, 28.01.1998 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “E:1.50, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında kentsel çalışma alanı” kullanımlarında kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesi üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile taşınmaza “E:1.50, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında kentsel servis alanı” kullanımı getirilmiştir. Daha sonra taşınmazın maliki olan … Gayrimenkul ve Emlak A.Ş.’nin teklifi doğrultusunda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmazın 6.407 m2’lik kısmı “E:2.00, hmaks:serbest yapılaşma koşulunda konut+ticaret alanı” işlevine, 3.456 m2’lik kısmı “park alanı” işlevine çevrilmiş, plan notlarında; inşaat alanının %10’unun ticaret, %90’ının konut olarak kullanılacağı, maksimum konut sayısının 108 olduğu, 0.00 kotunun parselin en yüksek kotu olduğu, bloklar arasında H/2 mesafe şartı aranmayacağı, TAKS sınırlaması bulunmadığı, birinci bodrum katın ticari kullanım olarak iskan edilebileceği ve emsal harici olduğu şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu imar planı değişikliklerine davacı belediye tarafından askı süresi içerisinde yapılan itirazlar ise reddedilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
İdare mahkemesi kararına dayanak oluşturan; uyuşmazlık konusu Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı ile davalı yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 25.12.2020 tarih ve E:2019/112, K:2020/13786 sayılı kararı ile bozulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozmaya uyularak, istinaf başvurularının kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesi’nin 19.09.2022 tarih ve E:2021/11230, K:2022/7738 sayılı kararı ile onandığı görülmüştür.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararına dayanak oluşturan 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı açılan davada verilen karar ile davalı idarenin davada süre aşımı bulunduğuna dair itirazı göz önünde bulundurularak dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davalı yanında müdahilin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” hükmüne; aynı Kanunun 48.maddesinin 7. fıkrasında da, “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümesile tebligat” başlıklı 11. maddesinde, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı yanında müdahil vekili Av….’ın çalışanı …’ye 11.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu karara karşı yukarıda belirtilen kanun hükmü uyarınca 30 gün içinde en son 10.01.2019 tarihinde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 13.02.2019 tarihinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderilen dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, davalı yanında müdahilin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı yanında müdahilin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.