Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/91 E. , 2022/3996 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/91
Karar No : 2022/3996
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- … 4- …
5- …
6- …
7- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacılar tarafından, maliki oldukları 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı niteliği taşıyan ve daha sonra cins değişikliği ile arsa vasfını kazanan Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi,… Ada, … Parselde kayıtlı taşınmazın satışı sırasında ödenen 210.000,00-TL tapu harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla;uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının tapu kaydında 12/07/2017 tarihli riskli yapı şerhi bulunduğu, riskli yapının davacılar tarafından yıktırılması üzerine söz konusu taşınmazın cinsinin 04/07/2018 tarihinde arsa olarak değiştirildiği, arsa niteliğindeki taşınmazın 07/08/2018 tarihinde satıldığı ve satış sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı; olayda, anılan taşınmazın satışı üzerinden tapu harcı tahsil edilmesinin vergilendirme hatası içerdiğinin iddia edildiği,dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünün söz konusu satışın 6306 sayılı Kanun kapsamında ilk satış işlemi olup olmadığı, satışa konu taşınmaz üzerinde bulunan riskli yapının yıkılması üzerine riskli yapı özelliğini kaybeden ve cins değişikliği ile arsa niteliği kazanan taşınmazın Kanun kapsamında olup olmadığı hususlarının belirlenmesine bağlı bulunduğu,bu belirlemenin ise anılan düzenlemelerin yorumlanmasını gerektirdiği,davada ileri sürülen hatanın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin aradığı anlamda vergi hatası olmadığı;bu durumda, vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek söz konusu iddianın, 213 sayılı Kanun’un 122 ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis ettirilen işleme karşı açılan idari davada incelenmesine olanak bulunmadığından düzeltme-şikayet yoluna gidilmesi sonucu tesis olunan ret işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının aynı gerekçe ve nedenlerle hukuka uygun bulunduğu,istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı belirtilerek davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacıların maliki oldukları riskli yapıyı ekonomik nedenlerle sattıkları,satış sırasında tapu harcından muaf olmalarına rağmen kendilerinden %2 oranında harç tahsil edildiği,olayda mevzuda hata bulunduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacıların maliki oldukları riskli yapı niteliği taşıyan ve daha sonra cins değişikliği ile arsa vasfını kazanan Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi,… Ada, … Parselde kayıtlı taşınmazın satışı sırasında ödenen 210.000,00-TL tapu harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanun’a bağlı (4) sayılı Tarife’de yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, (4) sayılı Tarife’nin 20 (a) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında, gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere, emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
16/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 7. maddesinin 9. fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan halinde ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı ifade edilmiştir.
Diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde vergi hatasının, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden, haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu belirtilmiş, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının, mevzuda hata olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının tapu harcına tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan müstesna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu taşınmazların satışına ilişkin ödenen tapu harcının istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda;dava konusu taşınmazın tapu kaydında 12/07/2017 tarihli riskli yapı şerhi bulunduğu, riskli yapının davacılar tarafından yıktırılması üzerine söz konusu taşınmazın cinsinin 04/07/2018 tarihinde arsa olarak değiştirildiği, arsa niteliğindeki taşınmazın ise 07/08/2018 tarihinde satıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, UYAP üzerinden temin edilen takbis kayıtlarının incelenmesinden, arsa niteliğindeki taşınmazın 07/08/2018 tarihinde satışı sonrasında da devir alan adına kayıtlı taşınmazın aktif mülk ayrıntısı şerh listesinde ” 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı” ibaresinin bulunduğu ve dava konusu satış işleminin 6306 sayılı Kanun uyarınca kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında yer aldığı anlaşılmıştır.Söz konusu taşınmazın riskli yapı niteliğinin devam ediyor olması, anılan Kanun’un “riskli yapıların bulunduğu alanlarda fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri teşkil etmek” olarak özetlenen amacı ve Kanun’un 7/9.maddesinde yer alan istisnanın sağlıklı kentleşme kapsamdaki tüm işlemleri kapsadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu satış işleminin anılan Kanun’un 7.maddesinin 9.fıkrası uyarınca vergi ve harçtan isitisna olması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcı istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden,”uyuşmazlığın çözümünün söz konusu satışın 6306 sayılı Kanun kapsamında ilk satış işlemi olup olmadığı, satışa konu taşınmaz üzerinde bulunan riskli yapının yıkılması üzerine riskli yapı özelliğini kaybeden ve cins değişikliği ile arsa niteliği kazanan taşınmazın Kanun kapsamında olup olmadığı hususlarının belirlenmesine bağlı bulunduğu,bu belirlemenin ise anılan düzenlemelerin yorumlanmasını gerektirdiği,davada ileri sürülen hatanın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin aradığı anlamda vergi hatası olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin… tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.