Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2724 E. 2022/3985 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2724 E.  ,  2022/3985 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2724
Karar No : 2022/3985

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, …’in vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; davacının, anılan mükellefin 2017/Mayıs-Eylül dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannamelerini elektronik ortamda verdiği, mevcut veriler ışığında davacının, sahte belge düzenleme fiiline doğrudan ya da dolaylı iştirakinin olmadığı, mali müşavirlik hizmeti verdiği mükellefin Ba/Bs formlarının bariz bir şekilde uyumsuz olmasına karşın bildirimlerini yapması, davacının mükellefin iş yerini görmemesi, davacı hakkında düzenlenmiş olan çok sayıda sorumluluk raporunun bulunması, davacının sorumluluğu çerçevesinde gerekli araştırmayı yapmaması, sorumluluklarını yerine getirmede ihmâlkâr davranarak vergi dairesine herhangi bir bildirimde bulunmaması hususlarına yer verilmekle birlikte; davacının, mükellefçe kendisine verilen bilgi ve belgelerden farklı olarak muhasebe kurallarına aykırı biçimde kanuni defterlere kaydettiği, imzaladığı beyannamelerde veya düzenlediği tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmadığı, kendisine verilen bilgi ve belgeleri kaydetmediği, mali tablolara yansıtmadığı yönünde somut tespitlerin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının üzerine düşen sorumlulukları tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeyerek vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet verdiğinden bahisle ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporunda; davacının 2017/Mayıs-Eylül dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini elektronik ortamda verdiği Selahattin Demir adlı mükellefin beş aylık katma değer vergisi matrahı 19 milyon TL civarında iken, karşıt Ba’ların 65 milyon TL civarında olduğu, Bs formunun ise sıfır olduğu, Ba/Bs formları bariz bir şekilde uyumsuz olmasına karşın bildirimlerini yaptığı, mükellefin iş yerini görmediği, davacı hakkında düzenlenmiş olan çok sayıda sorumluluk raporunun bulunduğu, davacının sorumluluğu çerçevesinde gerekli araştırma yapmadığı, sorumluluklarını yerine getirmede ihmâlkâr davranarak vergi dairesine herhangi bir bildirimde bulunmadığı hususlarının açıkça tespit edildiği görüldüğünden, beyannamelerini imzaladığı mükellefin sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediğini bildiği anlaşılan, dolayısıyla muhasebe işlemlerini yaptığı mükellefle ilgili mesleki özen ve sorumluluğu göstermediği açık olan davacının ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezalar nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla bu borçlar nedeniyle ödeme emri ile takip edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda kendisi ile ilgili sadece ilgili dönem beyannamelerinin kendisi tarafından verilmiş olmasının eleştiri konusu yapıldığı, başka bir tespit ya da değerlendirmeye yer verilmediği, sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğine dair somut bir tespitte bulunulmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ….’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, …’in vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 1. maddesinde kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, aynı Kanun’un 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir.
3568 sayılı Kanun’un serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki düzenlemelerin değerlendirilmesinden, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirlerin sadece imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesinden; … Vergi Dairesi mükellefi olan davacının muhasebecilik faaliyetinde bulunduğu, … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda, söz konusu mükellefin gerçek bir faaliyetinin olmadığı, komisyon karşılığı sahte belge düzenlediği, işe başladığı tarihten itibaren düzenlediği faturaların tamamının sahte olduğu sonucuna varıldığı, davacının, mükellefin beyanlarını verdiği beş aylık sürede mükellefin iş yerini görmediği, Ba-Bs formlarında bariz bir şekilde uyumsuzluk olmasına rağmen bildirimleri yapmaya devam ettiği, davacının sahte belge düzenleme fiiline doğrudan ya da dolaylı iştiraki bulunmadığı, ancak sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlenen mükellef hakkındaki olumsuz tespitlere rağmen sözleşme gereği muhasebesini tuttuğu ve beyannamelerini vermeye devam ettiği, bu durumun meslek mensubunun mesleki sorumluluğuyla bağdaşmadığı, dolayısıyla ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı salınacak vergi, ceza ve gecikme faizinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda anılan hükümler uyarınca, serbest muhasebecilerin müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilebilmesi için çalışma konuları içinde yaptığı ve yapması gereken işler dolayısıyla, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması ve bunun neticesinde vergi kaybı meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Olayda, davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda, dava konusu ödeme emirleri içeriği borcun, beyannamelerde yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönünde bir tespit yapılmadığı, davacının sorumluğunu doğuracak hususların açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı, mükellefçe kendisine verilen bilgi ve belgelerden farklı olarak muhasebe kayıtlarına aykırı biçimde kayıt yaptığına veya kayıtları mali tablolara yansıtmadığına yönelik tespitlere yer verilmediği görüldüğünden, serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerekirken davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu kabul ederek Mahkeme kararını kaldırıp davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.