Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1025 E. 2022/2536 K. 19.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1025 E.  ,  2022/2536 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1025
Karar No : 2022/2536

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2019/9406, K:2021/5285 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasına tescilli “Bursa Jeoloji Mühendislik ve Sondaj Uygulamaları” adlı davacıya ait büronun, “Büro Tescil Belgesinin” 1 (bir) ay süreyle askıya alınmasına ilişkin davalı Oda Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Serbest Jeoloji Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Uygulama, Büro Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği’nin 18/ç maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2019/9406, K:2021/5285 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2019 tarih ve E:2018/2668, K:2019/2991 sayılı bozma kararına uyularak;
Anayasa’nın 124. ve 135. maddeleri, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. ve 39. maddeleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeoloji Mühendisleri Odası Serbest Jeoloji Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Uygulama, Büro Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 17. maddesi, 18. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile 20. maddesinin 2. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak,
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinin (b) fıkrası uyarınca, meslek odalarının, meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin yerel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü birtakım kuralları koyabileceği,
Bu bağlamda, meslek odasınca meslek mensuplarına yönelik mesleki denetim yetkisinin sınırlarının belirlenmesi gerektiği, Oda tarafından yapılacak denetimin meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi yahut meslek mensubunun yeterliliğinin denetlenmesi niteliğinde olmaması, meslek mensubunca bulundurulması gerekli bazı belge ve bilgilerin bulundurulup bulundurulmadığı, meslek mensubunun Oda üyelik kaydının bulunup bulunmadığı, kısıtlılığının olup olmadığı, bürosunun tescilini yaptırıp yaptırmadığı gibi mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olması gerektiği,
Bu itibarla, dava konusu TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Serbest Jeoloji Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Uygulama, Büro Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği’nin “mesleki denetim” kavramına ilişkin hükümlerine bakıldığında, söz konusu hükümlerin mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olmadığı, meslek mensubunun yeterliliğinin ve meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı,
Bu durumda, serbest jeoloji mühendislik ve müşavirlik hizmetleri kuruluşlarının, bu Yönetmelik kapsamına giren tüm serbest jeoloji mühendislik ve müşavirlik hizmetleri ürünlerini, işveren, ilgili idare veya onay makamınca istensin veya istenmesin mesleki denetimden geçireceği ve onaylatacağı yolundaki dava konusu Yönetmeliğin 18/ç maddesinde ve davacıya ait büro tarafından hazırlanan zemin ve temel etüt raporlarının, Odanın mesleki denetimine ve onayına tabi tutulmaksızın, ilgili idarelere sunulduğundan bahisle tesis edilen dava konusu bireysel işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmelik’te öngörülen mesleki denetim kavramının mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olduğu, bunu aşacak tarzda bir mesleki denetim yapılmasına olanak tanıyan düzenleme içermediği, aynı şekilde davacıya ait büro tarafından hazırlanan zemin ve temel etüd raporlarının Odanın onayına tabi tutulmadan ilgili idarelere sunulması ve uyarıya rağmen bu işlemlere devam edilmesi nedeniyle tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2019 tarih ve E:2018/2668, K:2019/2991 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 11/11/2021 tarih ve E:2019/9406, K:2021/5285 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 19/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.