Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5526 E. 2022/3920 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5526 E.  ,  2022/3920 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5526
Karar No : 2022/3920

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten … adına velayeten … , …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından; …’in, göğsündeki kistin alınmasına yönelik yapılan ameliyatta davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle vücudunda gazlı bez unutulduğu ve vücut bütünlüğünün bozulduğu iddiasıyla, zararlarına karşılık … için 250.000,00 TL, … için 200.000,00 TL, … için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; meydana gelen zararın davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti amacıyla alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun … tarih ve … karar numaralı raporunda özetle, “kişide 07.02.2012 tarihinde uygulanan ameliyat sonrası deri fleplerinde oluşan nekrotik alanların bu tür işlemlerden sonra her türlü özene rağmen oluşabilen her hangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafe edilemeyen komplikasyon olarak nitelendirildiği, kişinin sağ memeye uygulan cerrahi alandan 15.03.2012 tarihinde gazlı bez çıkarıldığının hem davacı hem de davalı ifadelerinden anlaşıldığı, deri fleplerinde oluşan nekrozun iki taraflı geliştiği, unutulan spancın lokal bir enfeksiyona neden olduğu cihetle flep nekrozlarının oluşumu ile spanç unutulması arasında tıbben illiyet bağı kurulamadığı, bununla birlikte cerrahi operasyonlardan sonra, genel olarak yapılan, ameliyat bölgesini kapatmadan önce kullanılan malzemelerin sayımının öncelikle ameliyat hemşiresi tarafından yapılıp kayda alınması, ameliyat bitiminde ameliyatı yapan hekim ve ameliyat hemşiresi tarafından tutanağın imzalanması gerektiği, dosya kapsamında bu şekilde tutulmuş tutanağa rastlanmadığı, kişinin operasyon bölgesinde cerrahi spanç unutulması olayında cerrahi spanç sayımını düzgün yapmayan sorumlu ameliyat hemşiresinin ve ameliyat sahasını kapatmadan önce yeterli kontrolü yapmayan ameliyattan sorumlu cerrahın uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı” yönünde görüş belirtildiğinden; ameliyat sırasında vücut içerisinde yabancı cisim bırakılmasının tıp kurallarına uygun olmaması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu ve bu husus yönünden yaşanılan acı ve ıstırap dikkate alınarak davalı idarenin tazminat ile sorumlu olduğu, vücut bütünlüğünün bozulmasına yönelik meydana gelen zararın ise komplikasyon olması nedeniyle bu hususlar yönünden davacılara manevi tazminat ödenmesini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve … için 30.000,00 TL, … için 10.000,00 TL, … için 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat ve faiz istemleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu olayda, gazlı bezin çıkarıldığı bölgeye ilişkin şikayetlerin davacıya 07/02/2012 tarihinde uygulanan ilk ameliyat sonrasında başladığı ve 10/02/2012, 16/02/2012 ve 28/02/2012 tarihlerinde davacıya peş peşe uygulanan diğer 3 ameliyat öncesi ve sonrasında da devam ettiği, davacı geçirdiği 4. ameliyattan sonra taburcu edilmişse de, söz konusu şikayetlerin arttığı, gazlı bezin çıkarıldığı bölgede oluşan yaranın bir miktar açıldığı, açık kısımdan akıntı ve pis koku gelmesi aşamasına kadar şikayetler ile ilgili etkili tıbbi bir müdahelenin yapılmadığı, davacının davalı idare hastanesine 15/03/2012 tarihindeki müracaatında, akıntı ve pis kokunun geldiği bölgeden incelenmek için parça alımı sırasında, gazlı bezin tespit edilerek vücuttan tahliyesinin sağlandığı hususları dikkate alındığında, davacıya uygulanan ameliyatta ve sonrasında devam eden kontrollerde gerekli dikkat ve özenin gösterilmeyerek tezahür eden hizmet kusuruyla davacının vücut bütünlüğünün zarar gördüğünün sabit olduğu, manevi tazminatın, sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu verme ve buna ek olarak hizmet kusuruyla zarar veren idareyi gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkili biçimde uyarma özelliği ile olayın niteliği ve vehameti de göz önüne alınarak, davacı … lehine takdiren 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin reddine, davacıların istinaf isteminin kısmen kabulüne ve istinafa konu kararda davacılardan … için hükmedilen (30.000,00 TL) manevi tazminat miktarının artırılarak toplam 100.000,00 TL olarak hükmedilmesine, istinafa konu kararın kalan kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından davacıların istinaf isteminin kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen tazminat miktarının meydana gelen manevi zararları karşılamadığı; davalı idare tarafından, vücut bütünlüğünün bozulmasının ameliyatta unutulan yabancı cisimle illiyetli olmadığı, unutulan yabancı cismin çıkartılarak tedavinin yapıldığı, bu nedenle ağır hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.