Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1837 E. , 2022/4001 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1837
Karar No : 2022/4001
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Şehircilik Tekstil ve Turizm Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından,6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında inşa edilen İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mah., … Pafta, … Parselde kayıtlı muhtelif bağımsız bölümlerin satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, 6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin satış işlemleri nedeniyle ödenen tapu harçlarının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı; olayda,davacı şirket tarafından ödenen tapu harçlarının iadesi talebiyle yapılan başvurunun davalı idarece işin esasına girilmeden dava konusu işlemle reddedildiğinin görüldüğü, işin esasına girilmeksizin reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı;tapu harçlarının yasal faiziyle iadesi istemine gelince, davacının iade talebinin esası hususunda davalı idarece herhangi bir işlem tesis edilmediği, idare yerine geçilerek, idari işlem tesisi mahiyetinde karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, iade talebinin esası incelenerek tesis edilecek olumsuz işleme karşı açılacak davada iade ve faiz hususunda hüküm kurulabileceği, bu haliyle davacının iadesi yapılmayan tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin iş bu davada incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından ödenen tapu harçlarının yasal faizi ile birlikte iadesi isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 57. maddesi ve 6306 sayılı Kanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan 7. maddesinin 9. fıkrasının değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin tapu harcından istisna olduğu, Kanun kapsamında inşaası tamamlanan taşınmazların, ilk satış işlemlerinin de bu istisna kapsamında bulunduğu sonucuna varıldığı;uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, 6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin satış işlemleri nedeniyle ödenen tapu harçlarının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı; dava konusu işlemin davacının kendi adına tahakkuk eden ve ödenen satıcı tapu harçlarına ilişkin kısmı yönünden; olayda, dava konusu bağımsız bölümlerin 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı niteliğindeki taşınmazın yıkılmasıyla yeniden inşa edildiği hususunun ihtilafsız olduğu, bu durumda söz konusu taşınmazın, Kanun’un 7/9. maddesi kapsamında bulunduğu, tapuda gerçekleştirilen devir ve tescil işlemleri nedeniyle tapu harcı istenilmesinin vergilendirme hatası olduğu, dava konusu işlemin davacının kendi adına tahakkuk eden ve ödenen tapu harçlarına isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlemin alıcılar adına tahakkuk eden ve davacı tarafından ödenen alıcı tapu harçlarına ilişkin kısmı yönünden; 2577 sayılı Kanun’un aradığı anlamda menfaati ihlal edilmeyen davacının alıcı tapu harçları yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı; Mahkeme kararının, ödenen tapu harçlarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrası yönünden; olayda, davacı tarafından satışı yapılan taşınmazlara ilişkin tapu harçlarının muhtelif tarihlerde ödendiği, iadesi talebiyle düzeltme şikayet başvurusunda bulunulduğu,davalı idarece iade isteminin reddedildiği görüldüğünden davanın esası hakkında da karar verilmesi gerektiği,uyuşmazlıkta tahsili hukuka aykırı bulunan ve kullanımından mahrum kalınan tutarın 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesinin gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davanın kısmen kabulüne, kısmen ehliyet yönünden reddine, dava konusu işlemin, satıcı tapu harçlarının iadesi isteminin reddine ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine, alıcı tapu harçlarının iadesi isteminin reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddine, satıcı tapu harçlarının ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin kabulü ile dava konusu her bir taşınmaza ilişkin olarak ödenen satıcı tapu harcının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satış işlemlerinin kentsel dönüşümün bir parçası olarak kabul edilemeyeceği,dava konusu satış işlemlerinin Kanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan 7/9.maddesi uyarınca istisna kapsamında bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen ehliyet yönünden reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.