Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1205 E. 2022/4022 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1205 E.  ,  2022/4022 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1205
Karar No : 2022/4022

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım alışlarının sahte faturalar ile belgelendiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen; 2018 yılı kurumlar vergisi ve 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden, 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemleri için üç kat, diğer dönemler için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; her ne kadar davacı adına, aynı mükelleften aldığı faturaların sahte olması nedeniyle 2018 yılının muhtelif dönemleri için salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine karşı açılan dava neticesinde Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla söz konusu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedildiği görüldüğünden, davalı idarece re’sen takdir nedeninin varlığı ortaya konulmuşsa da gelir vergisi ve geçici vergi yönünden matrahın gerçeğe en yakın haliyle tespitinin gerekmesi karşısında, davacının yaptığı iş dikkate alındığında, fatura içeriği emtianın alınıp alınmadığı, beyan edilen hasılatın elde edilip edilemeyeceği araştırılmadan, envanter incelemesi yapılmadan ve yürütülen işin niteliğine ve büyüklüğüne göre yapılması normal ve zorunlu olan giderler ile sektördeki kârlılık oranları araştırılmadan sahte faturalara isabet eden maliyetlerin reddedilerek davacı adına salınan tekerrür hükümleri uygulanan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen tekerrür hükümleri uygulanan üç kat vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu geçici vergi asıllarının kaldırılması istemi yönünden ise; dava konusu ihbarnamelerde açıkça mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, ancak normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığının belirtildiği ve ortada davacı adına tarh edilmiş geçici vergi aslı bulunmadığı, dolayısıyla konusu bulunmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, davacı adına salınan tekerrür hükümleri uygulanan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen tekerrür hükümleri uygulanan üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar vermiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının ilgili dönemde fatura aldığı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, adı geçen mükellefin sahte fatura düzenlediği hususunu ispatladığı ve yapılan cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Fatura içeriği emtianın gerçekten alındığı, vergi inceleme raporunun somut tespit ve delillere dayanmadığı, yapılan normal ve zorunlu giderler ile sektördeki kârlılık oranına uygun beyan edilen hasılatın ticari teamüllere uygun olduğu iddialarıyla temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.