Danıştay Kararı 7. Daire 2019/3538 E. 2022/3321 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/3538 E.  ,  2022/3321 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3538
Karar No : 2022/3321

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İkrazatçılık yaptığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, davacı adına, 2010 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen salınan banka ve sigorta muameleleri vergisi ile Mayıs döneminden itibaren tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine yapılan incelemede, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelemesi neticesinde, yasal defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, bildirim formlarıyla beyan edilen alım satım tutarlarının mükellefçe incelemeye ibraz edilen belgelerle uyuşmadığı, herhangi bir GSM şirketinin distribütörü veya ana satış bayisi olmamasına rağmen, kredi kartlarıyla yaptığı işlemlerin neredeyse tamamına yakınının kontör satışı işlemlerinden oluştuğu, nihai tüketiciler gibi kontör aldığı ve aynı işi yapan başka mükelleflere kontör satıp, bu mükelleflerin bir kısmından tekrar kontör aldığı, beyanına başvurulabilen kredi kartı sahiplerinin tamamının, nakit para ihtiyaçlarını veya finansman ihtiyaçlarını karşılamak için %1,5-%3 oranlarında komisyon karşılığında işlem yaptıklarını ifade ettikleri, bu kişilerden bazılarının davacıdan kontör aldıklarını belirtmelerine rağmen, davacı tarafından bu kişiler adına kontör satış faturası düzenlenmediği, beyanına başvurulan kişilerden bir kısmına ait kredi kartı sliplerinin başkaları adına tanzim edilen faturalarla ilişkilendirilmeye çalışıldığı, bu kişilerin faturalarda ismi geçen kişi veya mükellefleri tanımadıklarını, bu kişilerle akrabalık bağının veya ticari ilişkilerinin bulunmadığını bildirdiği, davacı tarafından düzenlenen faturalara eklenen kredi kartı slipleri ile faturalar arasında illiyet bağının bulunmadığı, hakkında sahte belge düzenleme konusunda rapor bulunan veya vergi mükellefiyeti sonlandırılan mükelleflere kontör satış faturalarının düzenlendiği, 2010 yılındaki kontör alım ve satımlarının büyük çoğunluğunun aynı firmalardan yapıldığı, alım ve satımları tevsik edecek ödeme belgelerinin bulunmadığı, pos cihazlarından yapılan satışlar arasında, adına fatura tanzim edilen alıcıların olmadığı, yüklü alım satım işlemlerinin devamlı suretle başkalarına ait kredi kartlarıyla yapılmasının hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun olmadığı, faturalardaki kontör birim fiyatlarının birbiriyle aynı olmasının ticari faaliyetin amacına uygun düşmediğinin tespit edildiği, davacının, bankalardan aldığı pos cihazlarını kullanmak suretiyle, yetkili mercilerden izin almaksızın, mutat meslek halinde ve devamlı bir şekilde ivaz karşılığında ödünç para vermek ve ödünç para verme işlerine aracılık etmek suretiyle ilgili döneminde tefecilik faaliyetinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından vergi inceleme raporuyla tespit edilen matrah üzerinden, davacı adına yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı banka sigorta muameleleri vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği; vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımlara gelince, Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında verilen ara kararına cevaben davalı idarece sunulan ve bir örneği işbu dava dosyasına dahil edilen belgeden, tekerrüre esas alınan ilk cezanın 2009 yılının Ocak ilâ Aralık dönemine ait gelir vergisine ilişkin olup, 04/05/2010 tarihinde kesinleşen vergi ziyaı cezasından kaynaklandığının anlaşılması ve tekerrür hükümlerinin, ilk cezanın kesinleştiği 2010 yılını takip eden yıldan itibaren 5 yıl içerisinde uygulanabilecek olması karşısında, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle artırılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi tarhiyatı yönünden davanın reddine, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımların ise iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.