Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3351 E. , 2022/3193 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3351
Karar No:2022/3193
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü’nce 14/03/2022 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Avrupa Bölgesi Atıksu Arıtma Tesisleri İşletilmesi” ihalesinde ihale dokümanına ilişkin olarak davacı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin 13/04/2022 tarih ve 2022/UH.II-478 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Davacının 1. iddiası yönünden, ihale konusu işin İSKİ Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetinde bulunan, idare tarafından uygun görülen atıksu arıtma tesisleri ve terfi merkezlerinin, kara ve deniz deşarj yapılarının, SAİS (Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri) istasyonlarının, atıksu havzalarındaki endüstriyel atıksu ve kanalizasyon izleme istasyonlarının, koku giderim tesislerinin işletilmesi ve gerekli görülen bakım ve yenileme çalışmalarının yapılması işi olduğu, dava konusu ihalenin bir yapım işi değil hizmet alımı niteliğinde olduğu dikkate alındığında, hizmet alımı ihaleleri mevzuatı çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği, Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Tebliği’nin A-XI. Grup İşlerin benzer yapım teknolojisiyle yapılan işleri kapsadığı, dolayısıyla davaya konu ihalenin atıksu arıtma tesisleri işletilmesi hizmet alımı işine ilişkin olması nedeniyle hizmet alımı ihalelerinde benzer iş tanımı yapılırken yapım teknolojisi açısından benzerlik gösteren işlerin değil, ihale konusu iş ile benzerlik gösteren aynı veya benzer usullerle gerçekleştirilen hizmetlerin tanımlanması gerektiği, idarece benzer iş tanımı yapılırken Teknik Şartname’de düzenlenen işletme işinin kapsamı dikkate alınarak kanalizasyon arıtma tesisleri ve su arıtma tesislerinin yapımına benzer iş tanımında yer verilmediği, bu çerçevede ihale konusu işin atıksu arıtma tesisi işletilmesi hizmet alımı işi olduğu ve İdari Şartname’de yapılan benzer iş tanımının mevzuata uygun olduğu;
Davacının 2. iddiası yönünden, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddesinin (h) bendinin sadece ihalenin yapım olarak çıkılması durumunda uygulanması gereken bir kural niteliği taşıdığı, davaya konu ihalenin bir yapım işi değil, hizmet alımı işi olduğu göz önüne alındığında, benzer iş tanımında hangi mühendislik dallarının benzer iş tanımı kapsamında yer almasının belirtilmesinin gerekmediği;
Davacının 3. iddiası yönünden, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 53.3. maddesinde yer alan düzenleme ile, 4734 sayılı Kanun’un 40. maddesinde düzenlenen fiyat dışı unsurun, ihale konusu işin beklenen kaliteye uygun olarak gerçekleştirilmesini ve özellikle ihalelerde işin erken tasfiye edilmesi suretiyle kaynakların verimli kullanılması ilkesinin muhtemel ihlâllerini engelleyecek şekilde etkin kullanımını sağlamanın amaçlandığı, bu bağlamda, ihalelerde bazı isteklilerin birim fiyat üzerinden teklif alınan iş kalemlerinden özellikle işin niteliği itibarıyla miktarı işin devamı sırasında büyük değişkenlik gösterebilecek olan iş kalemlerinin birim fiyatını yaklaşık maliyete oranla çok yüksek, diğer iş kalemlerinin birim fiyatını ise çok düşük belirledikleri, bunun sonucunda ihalenin bu şekilde teklif veren isteklinin üzerinde kalması hâlinde, işin gerçekleştirilmesi aşamasında yüksek birim fiyat teklif edilen iş kalemlerindeki miktar artışı nedeniyle sözleşme bedelinin büyük kısmının bu iş kalemlerine karşılık olarak ödendiği, bu durumun sözleşme konusu iş kapsamındaki bazı kalemler gerçekleştirilmeden işin tasfiye edilmesi sonucunu doğurduğu ve bu suretle kamu hizmetlerinin gecikmesine ve kaynakların verimli kullanılamamasına neden olduğu görüldüğünden, söz konusu Tebliğ düzenlemesi ile yaklaşık maliyet içerisindeki idarece belirlenen her bir iş kaleminin yaklaşık maliyetteki oranı ile isteklinin teklifindeki aynı iş kalemlerinin her birinin isteklinin teklif fiyatına oranının karşılaştırılmasının amaçlandığı, bu durumda söz konusu ihalede ekonomik açıdan en avantajlı teklifi sadece fiyat esasına göre değil, fiyat ile birlikte fiyat dışı unsurları da içerecek şekilde belirlenmesi hususunun idarenin takdirinde olduğu ve belirlenen fiyat dışı unsur puanlamasının mevzuata uygun yapıldığı;
Davacının 4. iddiası yönünden, dava konusu hizmet alımı işinin, arıtma tesisinde bulunan bütün elektromekanik ekipmanların düzenli bakımlarının yapılarak arızaların giderilmesi ve tesislerin sürekli tam kapasite işletilmesini içerdiği, bu sebeple birim fiyat teklif cetvelinde yer alan arıtma tesislerinin işletilmesi iş kalemlerine ait birim fiyat analizlerinde bakım ve arıza girdi maliyetleri hesaplanarak yaklaşık maliyet oluşturulduğu, dolayısıyla isteklilerin birim fiyat tarifinde belirtilen tüm maliyetleri dikkate alarak tekliflerini sunmaları gerektiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 17. maddesi uyarınca, yüklenicinin, malzemeleri veya tesisleri incelemek, ölçmek ve test etmek için gereken her türlü desteği, işçiliği, elektriği, yakıtı, cihazları ve aletleri temin etme ve işte kullanılmadan önce bütün malzeme numunelerini, kontrol teşkilatı tarafından seçilecek ve gerekli görülecek testlerin yapılması amacıyla idareye sunma sorumluluğu bulunduğu, bu durumda, basiretli bir tacir sıfatıyla isteklilerin ihale dokümanı kapsamında bölge ekipman listelerinde belirtilen ekipmanların durum tespiti yaptırabilecekleri hususunda yapılan düzenlemenin tekliflerin daha sağlıklı hazırlanmasına imkân tanımak adına yapıldığı;
Davacının 5. iddiası yönünden, yüklenici tarafından işletmesi yapılacak tesislerle, bu tesislere bağlı tüm birimlerde sarf edilecek aktif elektrik ve doğalgaz enerji bedellerinin idare tarafından karşılanacağı, ilgili kurumlarca yansıtılacak cezalardan kastedilenin, yüklenicinin kusurundan kaynaklı oluşabilecek cezalar olduğu, idareden kaynaklı cezaların kastedilmediği;
Davacının 6. iddiası yönünden, Teknik Şartname’nin 4.39. maddesinde, yükleniciye teslim edilecek İSKİ’ye ait resmî araç listesinde araçların plaka bilgisi, model yılı, özelliği ve bulunduğu yer gibi bilgilere yer verildiği;
Davacının 7. iddiası yönünden, ihale dokümanında ihalenin kısmi teklife açık olup olmayacağına ilişkin düzenleme yapılmasının zorunlu olduğu, ihalelerin kısmi teklife açılıp açılmayacağı konusunda idarelerin takdir yetkisinin bulunduğu, ihalenin kısmi teklife açık olarak gerçekleştirilmesi bakımından bir zorunluluk öngörülmediği, idarelerin 4734 sayılı Kanun’da belirtilen temel ilkeleri sağlamakla yükümlü olduğu ve bu temel ilkeler çerçevesinde düzenleme yapabileceği, idarece davaya konu ihalenin tamamı için teklif verileceğinin dokümanda düzenlendiği, söz konusu ilan ve doküman düzenlemelerinin idarenin takdir yetkisi dahilinde olduğu;
Davacının 8. iddiası yönünden, doküman düzenlemelerinden de anlaşılacağı üzere ihale konusu hizmetin parçalarının birbirini tamamlayıcı nitelikte olması ve aralarında kabul edilir doğal bir bağlantı olması ve hizmetin aksatılmadan yürütülebilmesi amacıyla bahse konu unsurların aynı ihaleye konu edildiği dikkate alındığında, bakım onarım ve malzeme temini işlerinin bir arada ihale edilmesinin 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesine aykırı olmadığı;
Davacının 9. iddiası yönünden, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.13. maddesinde, yemek ve yol için aylık gün sayısı belirlenmemiş ise 26 gün olarak hesaplama yapılacağı açıklamasına yer verildiği, yemek ve yol için aylık gün sayısı belirlenmeyen davaya konu ihalede 26 gün üzerinden hesaplama yapılacağının açık olduğu ve bu yönüyle ihale dokümanında bir eksiklik bulunmadığı;
Davacının 10. iddiası yönünden, ihale dokümanlarında (EK-1) tesislerin geçmiş yıllarına ait 4 yıllık işletme verilerine yer verilmiş olduğu, isteklilerin teklif fiyatlarını bu veriler doğrultusunda oluşturabileceği, biyolojik-ileri biyolojik arıtma ünitelerinin işletilme faaliyetlerinin ihale dokümanında belirtilen hizmet kalitesinin deşarj standartlarını sağladığı takdirde yerine getirilmiş sayılacağı, sağlanabilen parametre üzerinden ödeme yapılmasına yönelik performans kriteri getirildiği, giriş atıksu kirlilik yükü değerlerinin olumsuz etkileri de dikkate alınarak performans değerlendirmesi yapılacağının Teknik Şartname’nin 7 no’lu maddesinde düzenlendiği, ayrıca Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği’nin ilgili maddesinde su kalitesi için, yoğun yağış gibi olağanüstü şartlar sonucu aşırı değerler oluştuğu zaman bu değerlerin dikkate alınmayacağının kural altına alındığı;
Davacının 11. iddiası yönünden, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 6. maddesi uyarınca, işin yürütülmesi aşamasında mütebbir bir tüccarın işleri gereken özen ve ihtimamı göstererek planlaması, yürütmesi, tamamlaması, stok takibi yaparak iş emri sürelerini yurt dışı gümrük, nakliye, resmî tatiller gibi dolaylı nedenlerle aksatmaması hususunda sorumluluğunun bulunduğu, ihale dokümanında yer alan EK-8 Birim Fiyat Tanımları’nda iş emrinin ilk 30 günlük kapatılma süresini geçmesi durumunda, sonraki ayın herhangi bir gününde kapatılması hâlinde ikinci kez iş emri süresi geçmiş olarak değerlendirilmeyeceğinin düzenlendiği, buradan ikinci 30 günü geçmesi durumunda tekrar bir kesinti yapılacağının anlaşılması gerektiği, ayrıca ilgili pozlarda yer alan formüller uyarınca SG (Süresi geçen iş emri sayıları) parametresi esas alınarak ödemelerde kesinti yapılacağı;
Davacının 12. iddiası yönünden, Sözleşme Tasarısı’nın 36. maddesinde işin yürütülmesi aşamasında her türlü önleyici bakım, müdahale, iş programı, iş programının takibi, verimlilik analizleri, performans takipleri vb. iş ve işlemlerin yüklenici tarafından yapılacağı, yüklenicinin işbu ihale kapsamında yürüteceği hizmetleri “İSKİ Genel Müdürlüğü adına, aynı hizmet kalitesinde sunacağını ve kesintisiz hizmet vereceğini” bilerek personel organizasyon çalışmalarını, raporlamalarını ve faaliyetlerini planlayacağı ve uygulayacağı belirtilmiş olup, işin yürütülmesi aşamasında yüklenicinin tesis işletmesi açısından İSKİ Genel Müdürlüğü adına yetkili taraf olması nedeniyle yüklenicinin kendinden kaynaklanan bir kusuru durumunda başka kurum kuruluşlar tarafından uygulanacak cezaları ödeme sorumluluğu bulunduğundan yapılan düzenlemede bir aykırılık bulunmadığı;
Davacının 13. iddiası yönünden, Sözleşme Tasarısı’nın 36. maddesindeki düzenlemelerin ileride yapılması gündeme gelebilecek olası işler için öngörülmüş bir açıklama niteliğinde olduğu, idarece bu durumda uygulanacak ceza ve işlemlere ilişkin düzenleme yapılmamasında herhangi bir eksiklik bulunmadığı;
Davacının 14. iddiası yönünden, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi gereğince, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanun’dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu, personel çalıştırılmasına dayalı olmayan bir hizmet alımı olan davaya konu ihalede 4857 sayılı Kanun’un 112. maddesinde yer alan ve kıdem tazminatının idarelerce ödenmesi hususuna ilişkin kuralların söz konusu ihalede uygulanamayacağı ve personel çalıştırmasına dayalı olmayan hizmet alımı ihalelerinde kıdem tazminatının ödenmesinde öncelikli muhatabın ilgili kamu kurum ve kuruluşları olmadığı, öte yandan, söz konusu hususta asıl işveren olan ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının alt işveren olan yükleniciler ile birlikte sorumlu olduğunun açık olduğu, 4857 sayılı Kanun’un kıdem tazminatına ilişkin kuralları karşısında sözleşmenin uygulanması aşamasında herhangi bir boşluk doğmayacağı, idarelerin de yükleniciler gibi ihale ve sözleşme sürecinin her aşamasında kanun hükümlerine uymak zorunda oldukları, öte yandan, ihale konusu iş süresince kaç personelin iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ereceğinin idare tarafından da net olarak belirlenemeyeceği, bu bağlamda hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, anılan belirsizliğin bu tür hizmet alımlarının tümü için geçerli olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, çalıştırılacak personele ilişkin olarak iş mevzuatından kaynaklanan yükümlülükler konusunda ihale dokümanında yer alan düzenlemenin hukuka aykırı olmadığı, isteklilerin tekliflerini sunmasına da engel teşkil etmediği;
Davacının 15. iddiası yönünden, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Hakediş Ödemeleri” başlıklı 42. maddesinde hakediş raporunun, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa otuz gün içinde tahakkuka bağlanacağı, bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılacağı düzenlemesine yer verildiği, idarece söz konusu düzenleme çerçevesinde 60 gün içinde tahakkuka bağlanacağı ve bu tarihten başlamak üzere 30 gün içinde ödeme yapılacağı belirtildiğinden, söz konusu hususun mevzuata aykırı olmadığı;
Davacının 16. iddiası yönünden, ihale dokümanında yer alan EK-1 Özel Teknik Şartnameler’deki EK-1I Avrupa Atıksu Arıtma Tesisleri Personel Listesi belgesinin “Avrupa Bölgesi Atıksu Arıtma Tesisleri Personel Sayıları ve Ücretlendirme Tablosu”nda bölge ayrımına gidilmeksizin tesislerde çalışacak toplam personel sayısına ve niteliklerine yer verildiği, personel dağılımının yüklenicinin tesislerin teknoloji ve kapasitelerine göre personel organizasyonlarını yaparak ihtiyaçları belirleyeceği ve idarenin onayına sunacağının açıklandığı, bu durumda, ihale dokümanında yapılan düzenlemeler çerçevesinde ayni olarak yemek ödemeleri yapılacak olan personelin de toplam personel sayısı içerisinde yer aldığı, söz konusu tesislerin planlamasının yüklenici tarafından yapılacağı ve bu tesislerde çalışan personele yemeğin ayni olarak ödeneceği;
Davacının 17. iddiası yönünden, ihale dokümanında kullanılacak araçların ve idare tarafından kullanılacak GSM hatlı telefon sayılarının belirtildiği, söz konusu sayıların işin yürütülmesi aşamasında idarece kullanılacak olan optimum sayılar olduğu, yüklenicinin kendi kullanacağı GSM ve haberleşme araçlarını ise işin uzmanı olarak belirleyerek teklif fiyata dahil etmesinde herhangi bir engel bulunmadığı;
Davacının 18. iddiası yönünden, ödemeye ilişkin yapılan düzenlemelerin işletmenin kalitesini artırmaya yönelik olduğu, istekli tarafından ihale dokümanında bölge bazında 4 yıllık verilen katı atık verileri esas alınarak optimum düzeyde bir teklif verilebileceği, ayrıca idarece de iş kalemi bazında performans alt ve üst limitleri belirlenirken geçmiş dönemdeki katı atık verilerinin baz alındığı, bunun dışında kum, elek üstü, köpük oranının fiili gerçekleşme miktarının işin yürütülmesi aşamasında net olarak belirlenebileceği, bu hususun da isteklinin teklif maliyetini oluşturmasına engel teşkil etmediği;
Davacının 19. iddiası yönünden, davaya konu ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet niteliğinde olmadığı ve çalıştırılacak minimum sayıda personelin niteliklerinin ve sayılarının Özel Teknik Şartname ekinde yer verildiği, ayrıca her bir kategorideki personel için “Her bir personelin brüt maaşı (BM) = [Maaş Katsayısı (MK) X 2022 yılı asgari ücreti] + [Prim Katsayısı (PK) X 2022 yılı asgari ücreti” şeklinde belirleme yapıldığı, diğer yandan engelli personel için Sözleşme Tasarısı’nın 7.1. maddesinde, engelli personel minimum brüt ücretlerinin personel ücretlendirme tablosuna göre çalıştırıldıkları sıra no’lu unvan için belirtilen MK ve PK katsayıları toplamı üzerinden hesaplanacağının belirtildiği, 2022, 2023, 2024 yılları için ücret zamlarının personel ücretlendirme tablosunda belirtildiği şekilde uygulanacağı, mevzuat uyarınca çalıştırılması zorunlu engelli personel hangi kategoride yer alıyor ise o kategori üzerinden ödeme yapılması noktasında bir belirsizlik bulunmadığı, diğer yandan anahtar teknik personel için ise nitelik ve sayılarına yer vermekle birlikte ücretlendirmesinin yüklenicinin inisiyatifine bırakıldığı ve yüklenicin belirlediği rakam üzerinden teklif bedelinin oluşturulmasında herhangi bir engel bulunmadığı;
Davacının 20. iddiası yönünden, çalıştırılacak olan personelin sadece fiili olarak çalıştığı günlerde ayni veya nakdi yemek ve yol hakkı kazanacağı, personelin fiili olarak tesiste bulunmadığı günler için nakdi yemek ve yol ücreti ödenmeyeceği, yüklenici hakedişinden kesileceği, personel servis ulaşım hizmeti verilen tesislerde herhangi bir duruma bakılmaksızın yol bedeli yüklenicinin hakedişinden kesilmeyeceği hususlarının düzenlendiği, personelin fiili olarak çalışmadığı ve söz konusu giderlerin ayni olarak karşılanması durumunda herhangi bir kesinti yapılacağına ilişkin düzenleme bulunmadığı;
Davacının 21. iddiası yönünden, ihale dokümanında yer alan düzenlemeler incelendiğinde, birim fiyat teklif cetvelinde yer alan iş kalemlerinden Baltalimanı BAAT tesisine ilişkin iş kalemlerinin yapım işlerinin devam ettiği ve proje bütünü için öngörülen 30 ay işletme süresinin bu kısım için 20 ay olduğu, söz konusu bölümün işletmesinin yapım işi tamamlandıktan sonra başlayacağının belirtildiği, dolayısıyla Baltalimanı BAAT tesisine ilişkin iş kalemlerinde çamur miktarı hesaplamaları yapılırken 20 ayın esas alınması gerektiği, bu şekilde “20 ay x 30 gün x 90 ton = 54000 ton” çamur miktarına ulaşıldığı, Ambarlı İBAAT için ise “30 ay x 30 gün x 110 = 99000 ton” çamur miktarına ulaşıldığı, hesaplanan çamur miktarlarının, birim fiyat teklif cetvellerinde verilen miktarlarla örtüştüğü;
Davacının 22. iddiası yönünden, Özel Teknik Şartname’lerin ilgili düzenlemeleri incelendiğinde, anılan tesislerde biyolojik faaliyetler sonucu oluşan %1’lik çamurun, susuzlaştırma işlemi sonucu minimum %20 kuruluk düzeyine ulaşması gerektiği, idarece bu konuda herhangi bir performans kriteri öngörülmediği, minimum olması gereken değerin belirtildiği, bu kriter çerçevesinde yüklenicinin teklif maliyetini oluşturması ve işin yürütülmesi aşamasında minimum %20 kuruluk düzeyi olan çamur üretimini yapması gerektiği;
Davacının 23. iddiası yönünden, Hizmet İşleri Tip Sözleşmesi’nde 21.1. madde gereğince sigorta yaptırma gerekliliği bulunması durumunda sigorta kapsam ve limitlerinin belirtilmesinin zorunlu olduğu, gerekli olmaması durumunda ise söz konusu maddenin boş bırakılacağı ifade edilmiş olup, davaya konu ihalede sigorta yaptırma gerekliliği bulunmadığı; bu hâliyle ihalede sigorta kapsam ve limitlerine yer verilmesinin zorunlu olmadığı anlaşıldığından, davacının itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilk derece mahkemesince verilen kararın çelişkili ve hukuka aykırı olduğu, itirazen şikâyet başvurusunda yer alan iddialarla ihale dokümanındaki düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu, itirazen şikâyet ve dava dilekçelerinde ileri sürülen ihalede rekabetin oluşmadığına ilişkin iddiasının Kurul ve Mahkeme tarafından incelenmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından incelenmediği ileri sürülen hususun farklı ve yeni bir iddia niteliğinde olmayıp, ihale dokümanına yönelik hukuka aykırı olduğu ileri sürülen nedenlerden dolayı ihalede rekabetin oluşmadığına ilişkin bir beyan olduğu, ihale dokümanına yönelik söz konusu iddiaların ise hem Kurul hem de İdare Mahkemesi tarafından 23 başlık altında incelendiği anlaşıldığından, davacının eksik inceleme iddiası yerinde değildir. Davacının ihale dokümanına yönelik iddialarının da yerinde olmadığı ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 19/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.