Danıştay Kararı 8. Daire 2021/250 E. 2022/4890 K. 16.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/250 E.  ,  2022/4890 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/250
Karar No : 2022/4890

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bitlis ili, … İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde Geçici Köy Korucusu olarak görev yapan davacı tarafından görevine son verilmesine ilişkin Bitlis Valiliğinin 11/04/2018 tarih Olur’lu işleminin iptali ile mahrum kalınan mali ve özlük haklarının işlem tarihi itibariyle tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin 13/04/2018 tarihinde davacıya bizzat tebliğ edildiğinin tebliğ-tebellüğ belgesi ile görüldüğü, dava konusu işlemin tebliğini izleyen günden itibaren işleyecek altmış günlük dava açma süresinin son günü olan 12/06/2018 tarihine kadar davanın açılması gerekirken bu süre geçirildikten çok sonra 14/10/2019 tarihinde davanın açıldığı, işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, öte yandan; davacı tarafından tebliğ-tebellüğ belgesi imzalatılmasına karşın işlemin bir örneğinin tarafına verilmediği beyan edilmiş ise de, tebliğ-tebellüğ belgesinde davacının görevine son verildiğinin belirtildiği ve bu belgenin davacı tarafından imzalandığı, davacının görevine son verildiğini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkiline yapılan tebliğ tebellüğ belgelerinin usul ve yasaya uygun olmadığı, dava konusu işlemin soruşturma aşamasının da usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. Kesin olarak, 16/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.