Danıştay Kararı 8. Daire 2021/7937 E. 2022/4892 K. 16.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/7937 E.  ,  2022/4892 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7937
Karar No : 2022/4892

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkari İli, … İlçesi, … Köyü’nde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, … Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile mali, özlük haklarının iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu davacının görevine son verilmesi işleminin kaldırılması, görevine iade edilmesi ve boşta kalmış olduğu süre zarfında ödenmeyen mali ve özlük haklarının ödenmesi istemine ilişkin işlemin, ilk olarak 03/04/2017 tarihinde yapılan göreve son verme işlemindeki “askerlik hizmetini yapmış olmak” şartını taşıdığına ilişkin hukuka aykırılık iddiasına dayanması nedeniyle, temelinde idari bir işlem olduğu, bu sebeple davanın 2577 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi kapsamında bulunduğu, Mahkemenin 07/01/2020 tarihli ara kararı ile “davacının görevine ne zaman son verildiği, göreve son verme işleminin davacıya tebliğ edilip edilmediği” hususlarının sorulduğu, davalı idare tarafından ara karar gereği gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının görevine 03/04/2017 tarihli Valilik oluru ile son verildiği, anılan işlemin davacıya 09/04/2017 tarihli tutanak ile tebliğ edildiği, bu durumda; göreve son verme işleminden, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemden 09/04/2017 tarihinde yapılan tebliğ işlemi ile haberdar olduğu, yine göreve son verme işleminden en geç 09/04/2017 tarihinden itibaren, 60 gün içerisinde 2577 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi uyarınca idareye başvuru yapmak veya dava açmak imkanına sahip iken bu tarihler geçirildikten çok sonra 14/07/2020 tarihinde davalı idare nezdinde yapılan başvuru üzerine 13/10/2020 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak görevine son verildiği, göreve son verme evrakının müvekkiline tebliğ edilmediği, tebliğ edildiği kabul edilse dahi usule ve hukuka uygun olmadığı, davanın süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin Dairemiz tarafından değerlendirilmesi gerektiği, davanın göreve iade başvurusuna ilişkin olsa da belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin temyize tabi olduğundan dava konusu başvurununda temyize tabi olduğu düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde; “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir…
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne, aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:” (c) bendinde; “Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.” hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin nitelikte olduğu görülmektedir.
Olayda, Hakkari İli, … İlçesi, … Köyü’nde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, 03/04/2017 tarihli Valilik Oluru ile görevine son verilmesi üzerine görevine iadesi talebiyle yaptığı 13/07/2020 tarihli, (Dava dilekçesindeki belirtilen tarih) 04/08/2020 tarihli (Dava konusu işlemde belirtilen tarih) başvurusunun reddine ilişkin … Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile mali, özlük haklarının iadesi istemiyle davanın açıldığı, iptali istenen dava konusu işlem, davacının belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılması sonucunu doğurmayacağından, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamına girmeyeceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3- Davacının adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kesin olarak 16/09/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava; Hakkari İli, … İlçesi, … Köyü’nde geçici köy korucusu olarak görev yapmaktayken, “askerlik hizmetini yapmış olmak” şartını taşımadığı gerekçesiyle 03/04/2017 tarihli Valilik Oluru ile görevine son verilmesi üzerine, köy koruculuğu görevine yeniden başlatılması istemi ile davacı tarafından yapılan göreve iade başvurusunun reddine yönelik tesis edilen … Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile mali, özlük haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:…c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, …” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün incelenmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, Kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte bu sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşılmaktadır. Olayda, Hakkari İli, … İlçesi, … Köyü’nde geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken görevine son verilen davacının, görevine iade edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamında kamu görevinden çıkarılması sonucunu doğuran nitelikte olduğu açık olduğundan, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin esası görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.