Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2875 E. , 2022/3158 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2875
Karar No:2022/3158
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hacettepe Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’nca 16/02/2022 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle yapılan Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi … ada, … parselde kayıtlı olan Beytepe Alışveriş Merkezi içinde bulunan … kapı numaralı alanın kiralanmasına ilişkin ihalenin Taşınmaz Mal Kira Şartnamesi’nde aranan yeterlik şartının sağlanmadığından bahisle iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı bildirim yazısı ile tebliğ edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davalı idarece yapılan ön mali incelemede, dava konusu ihale üzerinde bırakılan davacı şirketin, bu ihaleye ilişkin Taşınmaz Mal Kiralama Şartnamesi’nin 10. maddesinde yer alan; “İhaleye katılabilmek için isteklilerden aşağıdaki şartlar aranır: … Teklifte bulunacak firmanın aktif olarak faaliyette bulunan ve aynı ismi taşıyan en az 3 şubesinin olduğuna dair kanıtlayıcı belge sunması (yeterlilik belgesi)” şartını sağlamadığı tespit edildiğinden bahisle ihalenin iptaline karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; davacı tarafından yeterlilik belgesi olarak … adlı markaya ait Ankara ilinde bulunan tüm şubelerin isminin yer aldığı bir belge sunulduğu, söz konusu belgede Şartname’de belirtildiği üzere teklifte bulunan davacı şirket tarafından aktif olarak işletilen ve aynı ismi taşıyan üç şubeye ilişkin bilginin yer almadığı, davacı şirket tarafından da aynı isimde işletilen başka şubelerin bulunduğuna ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği, söz konusu markanın franchising sözleşmesi ile işletilmesi ve bu sözleşme kapsamında aynı marka adı altında başka şirketler tarafından işletilen yerlerin bulunması, Şartname ile aranan şartın gerçekleştiği sonucunu doğurmayacağı, bu durumda davacının Şartname’nin 10. maddesinde yer alan yeterlik kriterini sağlamadığı ve anılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, davacı tarafından, ihalenin iptalinden 4 gün sonra çıkılan ihalede “Teklifte bulunacak firmanın aktif olarak faaliyette bulunan ve aynı ismi taşıyan en az 3 şubesinin olduğuna dair kanıtlayıcı belge (yeterlilik belgesi)” şartının aranmadığı iddia edilmiş ise de dava konusu ihalenin iptali işleminden sonra tesis edilen yeni ihaleye ilişkin söz konusu iddianın işbu davada dikkate alınamayacağı, davacı tarafından yapılan ikinci ihaleye ilişkin açılmış/açılacak davada ileri sürülebileceği de belirtilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yeterlik kriterinin net bir şekilde belirlenmediği, yoruma ve değerlendirmeye açık olduğu, “Teklifte bulunacak firmanın aktif olarak faaliyette bulunan ve aynı ismi taşıyan en az 3 şubesinin olduğuna dair kanıtlayıcı belge (yeterlilik belgesi)” şartının değerlendirilmesi sırasında franchise sistemindeki tüm şubelerin bir bütün olarak değerlendirilmesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığı, ihale dokümanında tescilli markalara ait franchising sözleşmesinin kabul edilmeyeceğine dair bir istisnaya da yer verilmediği, sunulan yeterlilik belgesinin Şartname’ye uygun uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu ihaleye ilişkin Taşınmaz Mal Kiralama Şartnamesi’nin 10. maddesinde yer alan şartın açık ve net olduğu, bu şart ile kiralanacak yerin ve elde edilecek kira gelirinin kalıcılığının sağlanmasının amaçlandığı, davacı tarafından sunulan yeterlilik belgesinde ise … markasıyla faaliyette bulunan firmanın tüm şubelerinin isimlerine yer verildiği ancak bu belgeden bu şubelerin teklifte bulunan davacı şirketin şubeleri olduğuna dair bir sonuç çıkarılamadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.