Danıştay Kararı 9. Daire 2021/629 E. 2022/3957 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/629 E.  ,  2022/3957 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No : 2021/629

Karar No : 2022/3957

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ev Gereçleri San. ve Tic. A. Ş.

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…

(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: … Beyaz Eşya ve Elektrikli Ev Aletleri Pazarlama Ticaret Sanayi Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle, anılan şirketin davacı şirketten olan her türlü hak ve alacağına haciz konulması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen davacının, haciz bildirisine süresinde itiraz etmemesi üzerine, borç zimmetinde sayılarak adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; haciz bildirisinin tebliğ tarihi itibarıyla asıl kamu borçlusunun dava konusu ödeme emri ile takip edilen tutarda davacıdan alacağı olduğuna ilişkin şirket nezdinde bir tespit yapılmadığı ve yalnızca asıl borçlu şirketin Bs bildirim formundan hareketle alacağın tespit edildiği görüldüğünden, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinde öngörülen, ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek iddialardan “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilerek davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Haciz bildirisine konu borcun, ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğunun, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirme zorunluluğunun yerine getirilmemiş olması halinde borcun, adına haciz bildirisi düzenlenenin zimmetinde sayılarak ödeme emrine konu yapılması 6183 sayılı Yasanın sözü edilen düzenlemesinin gereği olduğu, davacının tebliğ edilen haciz bildirisine yasal süresi içinde itiraz etmediği açık olduğundan, haciz bildirisine konu borç davacının zimmetinde sayılmak suretiyle adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Elektronik tebligat sistemini yeni kullanmaya başladıklarından süresinde yanıt veremedikleri, asıl borçlu şirkete borçlarının olmadığı, idarenin asıl borçlu ile şirketleri arasındaki borç-alacak ilişkisini ve borç miktarını somut bir şekilde ortaya koyamadığı, bu haliyle düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

… Beyaz Eşya ve Elektrikli Ev Aletleri Pazarlama Ticaret Sanayi Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle, anılan şirketin davacı şirketten olan her türlü hak ve alacağına haciz konulması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen davacının, haciz bildirisine süresinde itiraz etmemesi üzerine, borç zimmetinde sayılarak adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Haciz” başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı ifade edilmiş, aynı Kanun’un “Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi” başlıklı 79. maddesinin 3. fıkrasında da; haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın, borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın, borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda metnine yer verilen madde hükümlerine göre amme borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine haciz uygulanabilmesi için, amme borçlusunun üçüncü şahıs nezdinde alacağının bulunduğunu bildirmiş olması veya idarece borçlu şirketin bu şahıslardan alacağı olduğunun tespit edilmesi ve tespit edilen tutar için haciz konulması gerekmektedir

Olayda, davacı şirketin emtia veya hizmet alımında bulunduğu …Beyaz Eşya ve Elektrikli Ev Aletleri Pazarlama Ticaret Sanayi Limited Şirketinin 206.396,41-TL tutarında vergi borcu olduğundan bahisle 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen 30/09/2019 tarihli haciz bildiriminin 06/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde haciz bildirimine itiraz edilmemesi üzerine borç davacının zimmetinde kabul edilmek suretiyle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar yukarıda açıklanan madde hükmü uyarınca davacı tarafından haciz bildiriminin tebliğinden itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı beyanda bulunulmamış ise de davacının borcu olduğuna ve borcun miktarına ilişkin somut bir tespitte bulunulmadığı, sadece Bs formunda davacının ismi yer aldığından bahisle 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesinin uygulanması yoluna gidildiği görülmektedir.

Bu durumda, yukarıda açıklanan 6183 sayılı Kanun’un 62. maddesinin 1. fıkrasında haciz için öngörülen koşul oluşmadığından, anılan Kanun’un 79. maddesinin 2. fıkrası hükmüne dayanılarak, davacının mal elinde, borç zimmetinde sayılmak suretiyle düzenlenen ödeme emrinde ve davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu kabul edip Vergi Mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.