Danıştay Kararı 9. Daire 2020/2108 E. 2022/3965 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/2108 E.  ,  2022/3965 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2108
Karar No : 2022/3965

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Emlak Otomotiv İhtiyaç Maddeleri Kuyumculuk Tic. Paz. Ltd. Şti.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016/Mart,Haziran-Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile 2016/Kasım ve Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat diğer dönemler için üç kat, kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; davacının gerçek satışlara dayanmayan sahte belgeler düzenlediği yönünde kuvvetli emareler mevcut olmakla birlikte, inceleme elemanınca, davacının alış faturaları hakkında somut bir tespitte bulunulmadığı halde bu faturaları düzenleyen firmalar hakkında düzenlenen raporlara istinaden davacı şirkete düzenlenen faturaların da sahte olduğunun kabul edildiği, şirket nezdinde düzenlenen yoklama fişlerinin hemen hemen tamamında şirketin faaliyette olduğunun defalarca tespit edildiği, bunun dışında iş yerinde herhangi bir olumsuz tespit yapılmadığı, şirketin gerçekte alım satım yapmadığını gösterecek şekilde iş yeri ve faaliyetine ilişkin somut verilere dayalı tespitlerde bulunulmadığı, yoklama tutanakları ile şirketin faaliyetine devam ettiğinin, işçi çalıştırdığının, iş yerinde demirbaş ve ticari mallarının bulunduğunun tespit edildiği, bu tespitlerin davacı şirketin sahte fatura ticareti yaptığını kanıtlamaktan uzak olduğu, öte yandan davacının satış faturaları ile ilgili olarak bu satışların gerçek olup olmadığı konusunda davacıdan alım yapan şahıs ve firmalar nezdinde yeterli araştırma yapılmadığı, davacının satış yaptığı firmalar nezdinde yapılan karşıt incelemede olumsuz bir tespitte bulunulmadığı, davacının faturasız alışlarını belgelendirmek amacıyla sahte fatura kullanabileceği hususunun değerlendirilmediği, söz konusu tespitlerin davacının komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığını kanıtlamaktan uzak olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların tekrar edildiği belirtilerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016/Mart,Haziran-Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile 2016/Kasım ve Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat, diğer dönemler için üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde, ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un 30. maddesinin 1. fıkrasında re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt, belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun biçimlendirilen muamelelerin, bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitlerdir.
Davacı hakkında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle 2014-2017 yıllarına ilişkin tanzim edilen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; otomobillerin ve hafif motorlu kara taşıtlarının belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda perakende ticareti (ambulans ve minibüs benzeri motorlu yolcu taşıtları dahil 3,5 tondan daha az) faaliyetiyle iştigal etmek üzere 08/09/2014 tarihinde mükellefiyet tesis edildiği, 09/08/2016 tarihli yoklamada; belirtilen adresin apartman dairesi olduğu, iş yeri adresinde faaliyetin olmadığı, adresin sürekli kapalı olduğu, 26/08/2016 tarihli yoklamada; şirket yetkilisi …’nın ikâmet adresinde bulunmadığı, aynı adreste …’nın ikâmet ettiği, 06/09/2016 tarihli yoklamada; iş yeri büyüklüğünün 55 m² olduğu, iş yerinin kiralık olduğu, kira tutarının yıllık 5.000-TL olduğu, son muhtasar beyannameye göre asgari ücretli çalışan sayısının 3, ücretli çalışan sayısının 1 olduğu, tespit edilen çalışan işçinin olmadığı, satışa hazır 35.000-TL’lik emtia olduğu, kayıtlı pos cihazı sayısının 9, fakat tespit edilen pos cihası sayısının 0 ( sıfır) olduğu, ödevli şirketin faaliyetine iş yeri adresinde devam ettiği, yapılan yoklama ile şirket yetkilisi …’nın beyan ve ifadesi ile tespit edildiği, 28/10/2016 tarihli yoklamada; son muhtasar beyannamesinde asgari ücretli çalışan sayısının 3, ücretli çalışan sayısının 1 olduğu, tespit edilen asagari ücretli sayısı 2, diğer ücretli çalışan sayısının 0 (sıfır) olduğu, 1 adet büro takımı, 1 adet klima, 1 adet masa, 1 adet yazıcı, 1 adet bilgisayar tespit edildiği, şirketin belirtilen adreste ofis olarak faaliyetine devam ettiği, şirketin sipariş üzerine tedarik usulü inşaat malzememelerinin (demir, çimento, parke, çelik kapı, boya, fayans) toptan satışı işiyle uğraştığı, depo ve ardiye gibi başka yerinin olmadığı, iş yeri adresinde deterjan ve aydınlatma faaliyeti işi yaptığı, 2000 kg deterjan olduğunun görüldüğü, adınlatma işini de sipariş üzerine, tedarikçi usulü toptan satışı yapıldığı, 19/01/2017 tarihli yoklamada; adresin kapalı olduğu, yapılan araştırmada şirketin tanınmadığı, bilinmediği, 12/05/2017 tarihli yoklamada ise; şirket adresin kapalı olduğu, muhatabın bulunamadığı, kapı zili üzerinde … adının yazılı olduğu, cevap veren kimsenin olmadığı, …’nın %100 hisse ile aynı zamanda şirketi 10 yıl süre ile temsile yetkili müdür olduğu, Gib-İntranet’ten yapılan sorgulamalar neticesinde şirketin 2014 ve 2016 yıllarına ilişkin envanter ve yevmiye defterlerinin noter tasdik bilgilerinin olduğu, 2017 yılına ait defterlerin tasdik bilgilerinin olmadığı, defter ve belge isteme yazılarının tebliğ edilemediği, şirketin 2016 ve 2017 yılı kurumlar vergisi, 2017 yılı kurumlar geçici vergisi ve katma değer vergisi ile 2017 muhtasar beyannamelerini vermediği, 2014 ve 2016 yılında verdiği muhtasar beyannamesinde çalışanın olduğu, 32.254,94-TL vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken vergi aslı borcu olduğu, kesinleşen gecikme zammı borcunun ise 7.611,4-TL olduğu dolayısıyla toplam 39.866,40-TL borcunun bulunduğu, bugüne kadar ödenen vergi aslının sadece 11,58-TL olduğu, kayıtlı aracının olmadığı, 2016 yılında katma değer vergisi matrahının 19.484.816,52-TL olduğu, 2016 yılında 28 belge karşılığı 15.204.602,00-TL tutarında mal ve hizmet satın alındığına ilişkin Ba bildiriminde bulunulmasına rağmen sadece 2 firma tarafından 2 belge karşılığı 111.292,00-TL tutarında mal satışı yapıldığının bildirildiği, diğer mükelleflerce davacıya mal ve hizmet satıldığına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, aynı yıla ilişkin Ba-Bs analizinin tetkikinden, mükellef tarafından ilgili yılda çeşitli firmalara 109 adet belge karşılığı 15.160.641,00-TL tutarında mal ve hizmet satışı bildiriminde bulunulmasına rağmen diğer mükelleflerce 124 belge ile 17.975.544,00-TL tutarında mal ve hizmet alışına ilişkin bildirimde bulunulduğu, mükellef kurumun 2016 hesap döneminde satışlarının %58,71’sini sahte belge kullanmaktan özel esaslar kapsamına alınan firmalara yaptığı, ayrıca sahte belge düzenlemekten 1 mükellef hakkında incelemenin devam ettiği, 01/01/2016 tarihinden itibaren düzenlenen faturaların tamamının gerçek bir faaliyete dayanmayan ve komisyon karşılığı düzenlenen sahte belgeler olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; şirketin iş hacmine uygun tutarda katma değer vergisi ödemediği, yapılan yoklamalarda iş yerinin çoğu zaman kapalı olduğunun tespit edildiği, mal satışlarının çoğunun sahte belge düzenleme raporu bulunan veya hakkında sahte belge düzenleme sebebiyle vergi incelemesi devam eden mükelleflerden yapıldığı, davacı şirketin satış yaptığı işletme ve şahıslar nezdinde yapılan karşıt tespitlerde nakliye işinin davacı şirket tarafından gerçekleştirildiği beyan edilmesine karşın şirketin malların nakliyesini yapacak vasıtaya sahip olmadığı, şirketin 21/12/2016 tarihinde re’sen terk ettirilmesine rağmen 2017/Mayıs dönemine kadar fatura düzenlenmeye devam ettiği, katma değer vergisi beyanları ile Ba-Bs bildirimleri arasında uyumsuzluk bulunduğu, şirketten mal satın alan işletme ve şahıslar nezdinde yapılan karşıt tespitlerde, anılan firmaların ifadelerinde ödemelerin çek keşide etmek ve havale suretiyle yapıldığı belirtilmiş olmasına karşın ilgili bankalar ile yapılan yazışmalarda ödemelerin havale/eft ve ya çek tahsilatı yoluyla ödenmediğinin belirtildiği, vadesi geçmiş toplam 39.866,40-TL borcunun 14,52-TL’lik kısmının ödendiği, 2016 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi, 2016 yılının 2 ve 3. dönemlerine ait geçici vergi beyannameleri ile 2016/Temmuz-Aralık dönemlerine ilişkin muhtasar beyannamelerin verilmediği, yeterli düzeyde işçi, depo, şube ve nakil vasıtaları olmadan, beyan edilen yüksek cirolara ulaşılamayacağı dikkate alındığında, davacının ekonomik, ticari ve teknik kapasitesinin düzenlenen fatura içeriği teslimleri gerçekleştirmeye yetmeyeceği, dolayısıyla bu faturaların gerçek mal ve hizmet hareketini yansıtmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.