Danıştay Kararı 4. Daire 2021/5680 E. 2022/4723 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/5680 E.  ,  2022/4723 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/5680
Karar No : 2022/4723

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; davacının 25/03/2011 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, yönetim kurulu üyelerinden … isimli şahsın yönetim kurulu başkanlığına seçilerek tek başına şirketi temsile yetkili kılındığı, davacının ise yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçildiği bu hususun ise 02/06/2011 tarih ve 7828 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, 25/07/2013 tarih ve 8371 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilana göre yönetim kurulu üyelerinden …’nın istifa ettiği ve istifanın 12/07/2013 tarihli yönetim kurulu kararıyla kabul edildiği, şirketin 13/08/2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve davacının yönetim kurulu üyeliğine seçilmediği, davacının 25/03/2011 tarihinde anılan şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçilmekle birlikte şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, diğer taraftan yeni yönetim kurulu üyelerinin 13/08/2013 tarihinde seçildiği ve davacının bu tarihler arasındaki dönemde kanuni temsilci olarak sorumluluğu bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2013 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin ve gecikme faizinin asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden şirketin 2012 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde 753.032,54-TL zarar beyan edilmesi nedeniyle 2013 kurumlar vergisinin yeniden düzenlenmesi neticesinde şirket hakkında 213 sayılı VUK’un 30/4 ve 6. maddeleri gereğince 150.606,51-TL kurumlar vergisinin re’sen tarh edilmesinden kaynaklandığı, bu tarihte davacının şirketin vergi ödevlerinin yerine getirilmesi hususunda yetki ve sorumluluğunun bulunmadığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul ve yasaya uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Yasa’nın 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “Ödeme Emrine İtiraz” başlıklı 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi mahkemesi nezdinde itirazda bulunabilecekleri kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevlerini yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin vergi veya sorumlularının malvarlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin malvarlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca kanuni temsilci için öngörülen sorumluluk, kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan, dayanağı vergi borcu olan kamu alacağının, kanuni temsilcinin yasa ile kendisine yüklenen ödevleri yerine getirmemesinden doğmuş bulunması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 365. maddesinde; anonim şirketin, yönetim kurulu tarafından yönetilip temsil olunacağı, kanundaki istisnai hükümlerin saklı olduğu, 367. maddesinde; yönetim kurulunun esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabileceği, yönetimin, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine ait olacağı, 370. maddesinde; esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olacağı, yönetim kurulunun, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebileceği, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, …. Dış Tic. A.Ş.’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, davacının 02/06/2011 tarih ve 7828 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilana göre anılan şirketin 25/03/2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında üç yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, aynı gün yapılan yönetim kurulu toplantısında yönetim kurulu üyelerinden …’nın yönetim kurulu başkanlığına, davacının ise yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçildiği ve şirketin temsil, ilzam ve idaresinde yönetim kurulu başkanının tek başına yetkili kılındığı, 25/07/2013 tarih ve 8371 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilana göre, yönetim kurulu üyelerinden …’nın istifa ettiği ve istifanın 12/07/2013 tarihli yönetim kurulu kararıyla kabul edildiği, şirketin 13/08/2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve davacının yönetim kurulu üyeliğine seçilmediği görülmektedir.
Olayda, davacının 25/03/2011 tarihinde … Dış Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ancak şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, şirketi temsil yetkisi bulunan …’nın istifa etmesi üzerine yönetim kurulu üyelerinden herhangi birine yönetim ve temsil yetkisi devredilmediğinden, …’nın istifa ettiği 12/07/2013 tarihiyle yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği 13/08/2013 tarihi arasında, şirketi temsile yönetim kurulu yetkili olduğundan, davacının bu tarihler arasındaki dönem için kanuni temsilci olarak sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin …’nın istifa ettiği 12/07/2013 tarihi ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği 13/08/2013 tarihi arasında şirketi temsile yönetim kurulu yetkili olduğundan davacının da bu tarihler arasındaki dönem için kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından dava konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin sorumlu olduğu dönemler dikkate alınarak yeniden karar verilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.