Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5134 E. 2022/3972 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5134 E.  ,  2022/3972 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5134
Karar No : 2022/3972

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu … Ürn. San. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin şirkete 05/05/2019 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edilmesine rağmen dava konusu edilmemesi ve kamu alacağının şirketçe ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket tüzel kişiliğinden borcun tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edildiği, buna göre davacının şirket kanuni temsilcisi olduğu döneme ait olan ve tüm aşamaları usule uygun şekilde kesinleştirilen vergi borcunun şirket tüzel kişiliğince ödenmemesi ve şirket mal varlığından tahsil imkanı kalmamış olması nedenleriyle davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Borcun zamanaşımına uğradığı, asıl borçlu şirket hakkında hukuken mevcut tüm takip yolları tüketilmeden ve borcun şirketten tahsil edilemeyeceği somut bir şekilde ortaya konulmadan adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
…. Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; 2. fıkrasında ise yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
6736 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı bendinde; Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dahil); vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının; vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, tahsilinden vazgeçileceği, maddenin (10) numaralı bendinde, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmalarının şart olduğu kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı bendinde; bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği; devamı bentlerde, tek başına dava konusu edilen vergi cezaları, tarh edilen vergi ile birlikte vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları, beyannameler için kesilen vergi cezaları ile uzlaşmaya konu alacaklar düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının asıl borçlu şirkete 24/06/2010 tarihinde 5 yıl süreliğine kanuni temsilci seçildiği, 06/08/2012 tarihinde hisselerini …’ye devredip ortaklıktan ayrıldığı, adı geçen şahsın kanuni temsilci olarak belirlendiği, asıl borçlu … Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, vadesinde ödenmeyen vergi borçları için 22/09/2016 ve 15/11/2016 tarihlerinde, 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak suretiyle yapılandırma talep edildiği, yapılandırılan borçlara ilişkin beşinci taksitin ödenmemesi üzerine yapılandırmaya ait tecilin iptal edildiği, davalı idare tarafından şirkete ait borçların tahsili amacıyla cebri takibata geçilerek 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Asıl borçlu şirket tarafından, 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanılarak vergi borçlarının taksitlendirilmesi talebinde bulunulduğu, bu işlemin alacağın kesinleşmesi, zamanaşımının kesilmesi, mevcut borcun vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirme tarihleri itibari ile vadesi olması gibi hukuki sonuçlar doğurduğu, bu yeni duruma göre borcun takibinin yapılması gerektiği ve yapılandırmanın ihlal edilmesi nedeniyle iptal edilmiş olmasının değişikliğe yol açmayacağı dikkate alındığında, yapılandırma sonucu ortaya çıkan yeni hukuki durum çerçevesinde asıl borçlu şirketten tahsil imkanının bulunmadığı ortaya konulduktan sonra, sözü edilen Kanun’dan yararlanılması sırasında şirketi temsile yetkili olan kanuni temsilciye gidilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, asıl borçlu şirket tarafından borcun yapılandırılması ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulmasında ve davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.