Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2567 E. , 2022/4718 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2567
Karar No : 2022/4718
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirketin tasfiyesinin 16/03/2015 tarihinde tamamlanarak 20/03/2015 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, tasfiyeden önce asıl borçlu şirket adına ödeme emri tanzim ve tebliği söz konusu olmadığı, tasfiyeden sonra ise ilanen tebliğ yoluna gidildiği, bu haliyle tebliğ edilen şirkete ait ödeme emirlerinin hüküm ve sonuç doğurması mümkün olmadığından, tasfiyesini tamamlamış şirket hakkında takip yapılması mümkün olmadığından ve kamu alacağı tasfiyeden önce usulüne uygun olarak kesinleştirilmediğinden kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının 07/09/2007 tarihli hisse devri sözleşmesi ile şirketteki hisselerinin tamamını devrettiği, davacının bu tarih itibariyle asıl borçlu şirketle bir bağı kalmadığının anlaşıldı, davacının vadesi ve dönemi hisselerini devrettiği tarih sonrasına ilişkin olan 2007 ila 2012 yıllarına ait amme alacaklarından sorumlu tutulamayacağından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ve hukuka uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni Temsilcilerin Ödevi” başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden tüzel kişiden tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu … Mobilya Hediyelik Eşya San. Tic. Ltd. Şti.’nin tasfiyesinin 16/03/2015 tarihinde tamamlanarak 20/03/2015 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği, asıl borçlu şirketten tahsil imkanı kalmayan amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, … nolu ödeme emirlerinin iptalii istemiyle açılan davada verilen kabul kararının; Vergi Dava Dairesince davacının … Noterliği’nin 07/09/2007 tarihli hisse devri sözleşmesi ile şirketteki hisselerinin tamamını devrettiği, davacının bu tarih itibariyle asıl borçlu şirketle bir bağı kalmadığı, davacının, vadesi ve dönemi, hisselerini devrettiği tarih sonrasına ilişkin olan 2007 ila 2012 yıllarına ait amme alacaklarından sorumlu tutulamayacağından dolayı dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının … Noterliği’nin … tarih, … yevmiye nolu limited şirket hisse devri sözleşmesi ile şirketteki hisselerinin tamamını devrettiği, … tarih ve … sayılı ortaklar kurulu kararı ile 5 yıl süre ile şirket müdürü seçildiğine ilişkin kararın 23/05/2007 tarih ve 6814 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, şirket hisselerini devretmesiyle ortaklık sıfatının sona erdiği ancak şirketi temsil yetkisinin sona erdiğine ilişkin ayrıca bir karar alınmadığı açık olup, dosyada şirkete yeni bir müdür seçildiğine ilişkin bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, aksine bir karar alınmadığı ve davacı tarafından aksi ispat edilmediği sürece asıl borçlu şirketi 5 yıl süreyle temsil yetkisi devam ettiğinden, kanuni temsilci sıfatı devam eden davacının sorumluluğuna gidilebileceği amme alacağının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılan işlemlerinin incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken hisse devir sözleşmesi ile hisselerinin tamamını devreden davacının asıl borçlu şirketle bir bağı kalmadığından, vadesi ve dönemi hisselerini devrettiği tarih sonrasına ilişkin olan olan amme alacaklarından dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle verilen Vergi Dava Dairesi kararında yasal isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.