Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2094 E. , 2022/4794 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2094
Karar No : 2022/4794
DAVACI : … Gıda Tarım Nak. Teks. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … İl Özel İdaresi
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN ÖZETİ : Burdur ili Merkez ilçesinde doğal mineralli su işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından İl Özel idaresine 17.02.2022 tarihinde yapılan başvuru ile dava dışı mücavir alanda yer alan doğal mineralli su işletme ruhsatına sahip şirketin, deşarj faaliyetlerinin durdurulması, teminatının irat kaydı ile anılan şirkete idari para cezası verilmesi ve izinsiz yapılan deşarj faaliyetlerinin engellenmesi ile yapılabilecek deşarjların tespiti için ilgili firmanın kuyularına sayaç takılması zorunluluğu getirilmesi istemlerinin reddine ilişkin Burdur İl Özel İdaresi … tarihli … sayılı işlemi ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 23. maddesinin 6. fıkrasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
HUKUKİ SÜREÇ:
Dava; Burdur ili Merkez ilçesinde doğal mineralli su işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından İl Özel idaresine 17.02.2022 tarihinde yapılan başvuru ile dava dışı mücavir alanda yer alan doğal mineralli su işletme ruhsatına sahip şirketin, deşarj faaliyetlerinin durdurulması, teminatının irat kaydı ile anılan şirkete idari para cezası verilmesi ve izinsiz yapılan deşarj faaliyetlerinin engellenmesi ile yapılabilecek deşarjların tespiti için ilgili firmanın kuyularına sayaç takılması zorunluluğu getirilmesi istemlerinin reddine ilişkin Burdur İl Özel İdaresi … tarihli … sayılı işlemi ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 23. maddesinin 6. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ” Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller” başlığını taşıyan 5. maddesinde; “(1) Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir. (2) Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir.” hükmüne; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği kurala bağlanmıştır.
İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Olayda dava konusu başvuruda davacı tarafından mücavirinde faaliyette bulunan şirkete davalı idarece bir takım idari yaptırımların uygulanması ile ilgili şirketin kuyularına sayaç takılması zorunluluğu getirilmesi taleplerinin reddine yönelik bireysel işlem ile Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 23. maddesinin 6. fıkrasının iptali istemiyle dava açıldığı belirtilmişse de; yapılan incelemede, davacının başvurusunun reddine yönelik dava konusu bireysel işlem ile dava konusu edilen Yönetmeliğin 23. maddesinin 6. fıkrasının bağlantısının kurulamadığı, keza davacının dava konusu başvurusunda, dava dışı bir şirket hakkında idari yaptırım uygulanmasını içeren taleplerinin 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunun 11. maddesinin ilk fıkrası ile ilişkilendirilerek idareden istemde bulunduğu görülmüştür.
Dava konusu edilen Burdur İl Özel İdaresi … tarihli … sayılı işleminin, davacının talebine cevap verilen kısmında 5686 sayılı Kanunun 11. maddesindeki şartların mevcut durumla ilgili oluşmaması nedeniyle dava dışı şirket hakkında idari yaptırım uygulanması talebi reddedildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanunun 5. maddesinde aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller düzenlenmiştir. Maddeye göre aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunan ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı birlikte dava açılabileceğinin düzenlendiği görülmüştür.
5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin “Kaynak rezervuarının korunması” başlıklı 23. maddesinin 6. fıkrası ile arama ve işletme ruhsatı sahiplerinin açacakları kuyular ile ilgili bir takım mesafe kurallarına yer veren düzenlemesi ile dava konusu bireysel işlem arasında bağlantının bulunmadığı, Yönetmelik maddesinin, dava konusu bireysel işlem ile bağlantısı olduğu iddiası var ise bunların açıkça belirtilerek Yönetmelik maddesinin bireysel işlem ile birlikte neden iptalinin istendiğinin açıklanması gerektiği, anılan bağlantının kurulamaması halinde dava konusu edilen işlemlere karşı ayrı ayrı görevli mahkemelerde dava açılabileceği hususu hatırlatılarak bu haliyle dava dilekçesinde 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Aynı Kanun’un 15/5 maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya tebliğine,
3. Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmasına, … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.