Danıştay Kararı 10. Daire 2022/5414 E. 2022/3874 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/5414 E.  ,  2022/3874 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5414
Karar No : 2022/3874

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA

DAVANIN_ÖZETİ : İzmir 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacı tarafından, İzmir 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararı ile anılan kararın dayanağı olan 02/09/2012 tarih ve 28399 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 3. fıkrasının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gereğince anılan Kanun’un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller” başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, otuz gün içinde bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında da, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun’un, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemek, karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsadığı; “İnfaz Hakimliklerinin Görevleri” başlıklı 4. maddesinde, hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemenin ve karara bağlamanın infaz hakimliklerinin görevleri arasında olduğu; “İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü” başlıklı 5. maddesinde, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemek, karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere infaz hakimliği görevli kılınmıştır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; hükümlü olan davacı tarafından, 21/04/2022 tarihli dilekçe ile açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına karar verilmesinin talep edildiği, İzmir 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararıyla başvurusunun reddedilmesi üzerine, anılan karar ile kararın dayanağı olan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı tarafından açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına karar verilmesine ilişkin başvurunun reddine ilişkin İzmir 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararı yönünden uyuşmazlığın görüm ve çözümünde İnfaz hakimliğinin görevli olduğu; düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu Yönetmelik’in 6. maddesinin 3. fıkrasının iptaline yönelik uyuşmazlığın ise idari yargı yerinin görevinde olduğu açıktır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, adli yargı yerinde görülmesi gereken dava ile idari yargı yerinde görülmesi gereken yönetmeliğin ilgili hükümlerinin iptali istemli davanın ayrı ayrı dilekçelerle açılması gerekmektedir.
Öte yandan, hükümlü olan davacıya bir yıldan uzun süreli mahkumiyeti nedeniyle vasi atanması ve bakılan davanın da sulh hukuk mahkemesinden izin alınarak vasi tarafından veya davacının vasisinin tayin edeceği vekil tarafından açılması gerektiği halde, bakılan davanın, davacının vasisi tarafından tayin edilen vekil olan Av. … tarafından açıldığı, davacının vasisi veya vasi tarafından tayin edilen vekil tarafından sulh hukuk mahkemesinden izin alındığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı görülmekte olup; davanın yenilenmesi halinde davacının vasisi veya vasi tarafından tayin edilen vekili tarafından sulh hukuk mahkemesinden işbu davanın takibi hususunda alınacak izne ilişkin bilgi ve belgelerin de dosyaya sunulması gerekmektedir.
Ayrıca, davacı vekili tarafından, 07/09/2022 tarihli dilekçesinde … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ek kararıyla vasi …’a husumete izin verildiği belirtilmiş ise de; sulh hukuk mahkemesinden alınan iznin Dairemizin 2022/3343 esasına kayıtlı dava dosyası ile sınırlı olarak verildiği görülmüş olup; alınan izin iş bu dava dosyası yönünden husumete izin verildiği sonucunu doğurmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, istemi halinde …0 TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta avansından artan kısmının davacıya iadesine, 15/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.