Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10802 E. , 2022/4196 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10802
Karar No : 2022/4196
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
1- (DAVACI) : … Vakfı
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, … Mahallesi, … ada, … nolu (2371/2400 hissesi) 34.600,63 m²’si Hazineye ait 35.023,83 m² yüzölçümlü taşınmazın 6.223,88 m²’si üzerinde bahçe ve 4 katlı bina yapılmak suretiyle davacı vakıf tarafından işgal edildiğinden bahisle 27/12/2002-12/05/2008 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen … günlü, … sayılı 54.479,09 TL tutarındaki ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin, Danıştay Onuncu Dairesinin 24/09/2014 günlü, E:2010/658, K:2014/5454 sayılı bozma kararına uyarak verdiği temyize konu kararıyla; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 35.915,21 TL’lik kısmı yönünden işlemin iptaline, 18.563,88 TL’lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazda hissesinin ve fiili paylaşım olmadığından taşınmazı kullanma haklarının bulunduğu, işgalci olmadıkları ve ecrimisil bedelinin fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, ecrimisil belirlenirken hukuka ve usule uyulduğu, değer tespiti yapılırken bilirkişilerin hataya düştüğü ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN CEVABI : Cevap veilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; 2371/2400 hissesinin Hazineye, 29/2400 hissesinin ise davacı vakfa ait, İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, … Mahallesi … ada, … parsel nolu taşınmazın bahçe ve 4 katlı betonarme bina yapılmak suretiyle işgal edildiğinin tespiti üzerine düzenlenen ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin … günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali için bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13. maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisil isteneceği; ecrimisil talep edilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı; ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunacağı, kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi hâlinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi hâlde ecrimisil alınacağı, işgal edilen taşınmaz malın idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç on beş gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 74. maddesine dayanmak suretiyle hazırlanan ve 19/06/2007 günlü, 26557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik”in “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; fuzuli şagil (işgalci), “Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler” olarak tanımlanmış, 85. maddesinin 4. bendinde ise; “Hazinenin paydaşı olduğu taşınmazların işgali halinde, Hazine payına tekabül eden miktar esas alınarak ecrimisil takip ve tahsilatı yapılır.” kuralı yer almıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 688 ila 703. maddelerinde paylı mülkiyete ve elbirliği ile mülkiyete ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Anılan Yasa maddeleri uyarınca paydaşlardan her birinin, paydaşlık giderilmediği sürece taşınmazın her noktası üzerinde payı oranında hak sahibi olduğu, davacının taşınmazda işgal ettiği belirlenen kısımda taşınmazda pay sahibi olan herkesin hissesi oranında hak sahibi olduğu anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; ecrimisil düzeltme ihbarnamesine konu 2371/2400 hissesi Hazineye, 29/2400 hissesi ise davacı vakfa ait taşınmazın, davalı idarece 27/07/2007 tarihinde düzenlenen taşınmaz tespit tutanağı 6.300.00 m²’lik kısmının davacı vakıf tarafından 1994 yılından beri 4 katlı betonarme bina ve bahçe olarak işgal edildiğinin belirlendiği, davacı tarafından yapılan itiraz üzerine 04/09/2008 tarihinde düzenlenen taşınmaz tespit tutanağı ile davacı vakfın taşınmazın 6.300.00 m²’lik kısmını 1994’ten itibaren 20/07/2008 tarihine kadar kullandığı, bu tarihten sonra işgalin 3.760,00 m²’ye düşürüldüğü ancak işgaldeki bu azalmanın ecrimisil dönemi dışında gerçekleşmesi sebebiyle dikkate alınmadığı belirtilerek, … günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, ecrimisile ilişkin düzenlemeler ile Medeni Kanun’da yer alan paylı mülkiyete ve elbirliği ile mülkiyete ilişkin esaslar birlikte değerlendirildiğinde, paylı mülkiyet sahibinin payı oranında taşınmazdan yararlanabileceği, paydaşlık giderilmediği sürece taşınmazın her noktası üzerinde hak sahibi olduğu, kullandığı alan itibariyle kendisine ait hisse oranını aşmadığı sürece fuzuli şagil olarak kabul edilemeyeceği, kendisine ait hisse oranını aşan bir kullanımının tespiti halinde fuzuli şagil kabul edilip, hissesini aşan kısım için ecrimisil alabileceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Danıştay Onuncu Dairesinin 24/09/2014 günlü, E:2010/658, K:2014/5454 sayılı bozma kararına uymak suretiyle Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda, yapılan ölçümler sonucu işgalli alanın 3.760,00 m² olduğu tespitine yer verilmekle birlikte bu belirlenen alandan, tapu kayıtlarına göre davacıya ait olan 29/2400 oranındaki hissenin düşülmediği görülmüştür.
Bu durumda, anılan karara esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler hukuka uygun bulunmakla birlikte, işgalli alandan davacının payının düşümü sonucu bulunan 3.336,81 m² alan için ecrimisil bedelinin hesaplanması, bu çerçevede idare mahkemesince gerekirse ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, idare mahkemesi kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. …İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE
4. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.